"Onlar ayakta dururken, otururken, yatarken hep Allah’ı anarlar; göklerin ve yerin yaratılışını düşünürler (ve şöyle derler:) “Rabbimiz! Sen bunu boş yere yaratmadın, seni tenzih ve takdis ederiz. Bizi cehennem azabından koru!"
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Ey ölüm!
Ey firak-ı cisim!
Göremiyorum seni henüz
bir düğün gecesi olarak.
Dolu dolu gözlersin bende
boş bir salıncak.
Yarım kalmışlıksın hâlâ
çayı bitmemiş bir bardak.
Ey ölüm!
Ey firak-ı cisim!
Sen ne kadar uzak
sen ne kadar yakınsın.
Ensemdeyken nefesin
hiç yoksun sayıyorum.
Soğuğunla üşüyen ellerimi
nefesimle ısıtamıyorum.
Gece inmiş şehre
Sadece şiir merhem olur gönlümün karasına şimdi.
Birbirine kırgın duvarlar, insanlar ve gölgeler
Şimdi ne yazsam da geçse kalbimin küsü?
Erdem Bayazıt
Kabuğuma çekilmek istedim
Çekilecek bir kabuğum olsun istedim
Göğe tek kişilik bir sandalye çekmek
Yağmurun içime yağışını hissetmek istedim
Anlaşılmak istedim şairin dediği gibi
Üşüdüğümde bedenimin titreyişinin
İçimde yanan kor ateşe faydası olmayışını
Haykırmak istedim kelimeler olmadan
Kulak veren olmazsa diye korkup vazgeçtim
Bugün de...