Akın

İnce Memed
Puan vermedi·438 syf.··
2024 4. kitabı
·
100 günde okudu
·
Okunma: 08 Ekim 2024 09:08
İsyanın, İtirazın, Başkaldırışın Romanı: İnce Memed! İnsanın hiçbir şeyi yoksa bile cesareti olmalıdır. Zulmün, haklsızlığın karşısında insan onuruna yakışır bir dünya ümidiyle eşkiya olur mu insan? Hakları gasp edilmiş, hürriyeti elinden alınmış, emeğini, alın terini kanun bilmez köy ağalarına veren, insanca yaşama hakkına sahip olduğunu bile bilmeyen, dağlarda eşkiyaların zulmünü, köylerde ağaların sömürüsünü kader olarak gören garip Anadolu’nun hikayesidir İnce Memed! Kanunların değil, törelerin hüküm sürdüğü, bir avuç askere karşı her dağı bir eşkiyanın tuttuğu; köylerinden başka bir memleket bilmeyen, sahipsiz Anadolu’nun hikayesidir İnce Memed! Bütünüyle bir karekter dönüşümüdür İnce Memed. Cılız, korkak, çaresiz bir insan profilinden, adı dağlara, destanı şehirlere yayılan bir eşkıya türküsüdür. Güçlüyle güçsüzün değil, iyi ile kötünün ayrımıdır İnce Memed. Bir yanda zulmeden Abdi Ağa, Bir yanda zulme direnen, 5 köyün umudu İnce Memed. Cesaretin, güçten, paradan, puldan, her şeyden güçlü olduğunun bir vesikasıdır. Zalimin cesareti, İnce Memed’lerin olduğu yere kadardır. Zulmedenin zulmü yanına kalmaz. Doğru er ya da geç kendi eksenini bulur. Zulümden doğan cesaret gün gelir, senin celladın olur.
İnce Memed 1Yaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202374,4bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Yaban
Puan vermedi·214 syf.··
2024 2. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 26 Ocak 2024 09:35
Kitabı elime ilk aldığım andan itibaren o da beni kendi içine aldı. Yakup Kadri'nin kitabın ikinci baskısına özel yazdığı önsöz, romanın derdini de özetler gibiydi. "Türk aydını gene, sensin! Bu viran ülke ve bu yoksul insan kitlesi için ne yaptın? Yıllarca onun kanını emdikten ve onu bir posa halinde katı toprak üstüne attıktan sonra, şimdi de gelip ondan tiksinmek hakkını kendinde buluyorsun. Anadolu halkının bir ruhu vardı; nüfuz edemedin. Bir kafası vardı; aydınlatamadın. Bir vücudu vardı; besleyemedin. Üstünde yaşadığı bir toprak vardı; işletemedin. Onu, hayvani duyguların, cehaletin, yoksulluğun ve kıtlığın elinde bıraktın. O, katı toprakla kuru göğün arasında bir yabani ot gibi bitti. Şimdi elinde orak, buraya hasada gelmişsin! Ne ektin ki, ne biçeceksin?.. Eğer bilmiyorlarsa kabahat kimin? Kabahat benimdir. Kabahat, ey bu satırları heyecanla okuyacak arkadaş, senindir. Sen ve ben onları, yüzyıllardan beri bu yalçın tabiatın göbeğinde, herkesten, her şeyden ve her türlü yaşamak şevkinden yoksun bir avuç kazazede halinde bırakmışız. Açlık, hastalık ve kimsesizlik bunların etrafını çevirmiştir. Ve cehalet denilen zifiri karanlık içinde, ruhları her yanından örtülü bir zindanda gibi mahpus kalmıştır." Aslında bu sözler sınıf ayrımları arasındaki nesnel gerçekliği anlatmanın yanı sıra salt bir öz eleştiri. Yalın bir yüzleşme biçimi. Karakterin yaşadığı köye yabancı olması, bölge halkı tarafından yaban olarak telafuz edilmesi de anlamlı bir ironi. Aydın kesim, sadece köye değil; köylü ve alt kesimi temsil eden insanlara da yabancılığını ifade ediyor. Ek not: Yakup Kadri'nin bu sözlerini neden birebir olduğu gibi buraya kopyaladım? Tekrar tekrar okuyabilmek için... Her okuyucuya da iyi okumalar dilerim.
Yakup Kadri Karaosmanoğlu
YabanYakup Kadri Karaosmanoğlu · İletişim Yayınları · 202154,6bin okunma
Bir Acıya Kiracı
Puan vermedi·444 syf.··
2023 5. kitabı
·
28 günde okudu
·
Okunma: 31 Ocak 2023 15:27
Hepimiz kiracısı değil miyiz bu konar göçer dünyanın? Her sözü her dizesiyle yüreğimizin pasını silen, bizi bir kez daha acılarımızla yüzleştiren Metin Altıok’u biraz daha yakından tanıyorsunuz bu eserinde. Aslında birçok insanla aynı olduğunu, onunla aynı duyguların ırmağında yıkandığınızı anlıyorsunuz. Altını çizmekten kendimi alamadığım bu kitap; kelimeleri gökkuşağı gibi birbirine yakıştıran, bir şiirden öte anlam dünyası yaratan başyapıt. “Ağıtlardan geçti yıllardır sesim; Onu gözyaşlarıyla silip temizledim, Yeni bir ses edindim kendime Ölüme küçük adıyla seslenmek için.” Hayata, kadere ve varoluşa cesurca başkaldırının nihai sonucudur mağlup olmak. Acının törpülediği bu ömür, hepimizi kendi istediği gibi yontuyor, belki bize de kabullenmek kalıyor değil mi? Zaman hepimizi kendi cehenneminde boğuyor. “Oysa ben kaç yıldır Kaç acı eskittim. Unuttum Kaç ölüm gördüğümü. Bir omuzumun Alçaklığı ondandır; Taşıdım kaç kişinin Kanayan tabutunu” Acılar eskir de izi yara kalır. Sen unuttum desen de ardında bıraktığın yaralar kendini hep hatırlatır. Omzumuza bir yük gibi sarılan hayat, resmini en çok da yüzümüze çizer. Kimi alın yazısı der, kimi de yaş çizgisi. Ne olursa olsun hayat umursamazdır, acımızı her defasında bir utanç gibi yüzümüze çarpar. “Ödedim fazlasıyla; borcum yok kimseye. İncitemez artık kanayan yüreğimi Geçmişin inatçı çalar saati.” Ödedi borcunu bu dünyaya Metin Altıok. Acılarla ödedi, dostlukla ödedi, şiirle ödedi, kanla ödedi ve ölümle ödedi. Bize bıraktığı her sözü, her birimizin hesabına yattı. İyi bir kiracıydı Metin Altıok, göçtü gitti bu dünyadan yüreğimize nakışladığı derin bir anlamla.
Şiir
Bir Acıya KiracıMetin Altıok · Kırmızı Kedi Yayınevi · 20223,341 okunma