R.K.

R.K.
@rmznkync06
"Uçmayı öğrenmeden göçmeye mecbur kalmış bir kuş gibi kalbimiz."
Tek Adamliga Karsi muhalafet
Yukarıda bahsettiğimiz gibi Temmuz 1923 seçimlerinde yalnızca Mustafa Kemal’in onayladığı adaylar seçildi. Ama yılın ikinci yarısında yeni bir muhalefet ortaya çıktı. İlgili kişilerin gene İttihatçı bir geçmişleri vardı, ama asıl önemleri Kurtuluş Savaşı’ndaki rollerinden kaynaklanmaktadır. Ulusal hareketin ilk liderleri, Anadolu’ya, Mustafa Kemal’le ya da ondan önce gitmiş olan [Refet (Bele) (1881-1963),91 Rauf (Orbay), Ali Fuat (Cebesoy), Kâzım (Karabekir) gibi] kişiler, Mustafa Kemal’i körü körüne izlemeye hazır olan ve onunla eski arkadaşlarının arasını açmaya çalışan Anadolu’ya görece geç gelenler tarafından gitgide geriye itildiklerini hissettiler. Bu grubun başını Kılıç Ali (1888-1971),92 Ali (Çetinkaya) (1878-1949),93 Recep (Peker) (1888-1950),94 İsmet (İnönü), Yunus Nadi (Abalıoğlu) gibi kişiler çekiyordu. Eski liderler, temel siyasal kararlarda kendilerine danışılmasının hakları olduğunu, ama çoğu zaman dışlandıklarını düşünüyorlardı.
Reklam
Tek Adamlığa Giden Yolda
1921’de ulusal hareketin radikal kanadı Mustafa Kemal’in İtilaf Devletleriyle anlaşmak istediğinden şüphelendi ve onun yerine Enver’i getirmeye çalıştı. Enver Türk sınırlarına geldi ve onun tarafına geçen Trabzon’daki Milliyetçi örgütün yardımıyla ülkeye girmeye çalıştı. Ama yurtiçindeki İttihatçılarla yurtdışındakilerin çalışmalarının kötü koordinasyonu Kemalistlere etkili karşı önlemler alma imkânını verdi ve Sakarya zaferi, liderliği kaybetme tehlikesini ortadan kaldırdı.
Tek Güç Adamı Haline Gelen Mustafa Kemal
Ancak, birkaç yıllık bir süre içinde Mustafa Kemal herkesten çok kendisinin eseri olan yeni devletin rakipsiz lideri olmuştur. Daha sonra ona Atatürk soyadı verilmiş ve ‘Kemalizm’ ve ‘Atatürkçülük’ terimleri ortaya çıkmıştır. Mustafa Kemal, belirli hedefler için siyasal manevra yapma yeteneğiyle, büyük askerî başarılarıyla ve son olarak -ama önem açısından sonuncu değil- hareket içindeki bütün rakip iktidar odaklarını bertaraf etmekteki başarısıyla bu yere ulaşmıştır.
Mustafa Kemal'in Milli Mücadeleye Katılışı
Mustafa Kemal Anadolu’ya geçme kararını, başkentte etkili bir siyasal mevki elde etmek için altı ay uğraştıktan sonra, görece geç bir tarihte, 1919 Nisan’ının ortasında vermiştir. Bu kararı verirken, Anadolu’da bulunan subay arkadaşlarının baskısından veya Ferit Paşa hükümeti tarafından eski İttihatçı subayların tutuklanmalarının devam etmesinden ve bazı İtilafçı gazetelerin kendisinin de tutuklanmasını istemelerinden etkilenmiş olması güçlü bir ihtimaldir. Öte yandan, Karakol Cemiyeti’nin önerisiyle direniş hareketinin başına geçmek üzere Anadolu’ya gitmiş olduğu iddiası da doğru olabilir. 1919 başlarında hem Mustafa Kemal’in hem de İsmet’in Karakol Cemiyeti liderleriyle bağlantı halinde oldukları ve bu bağlantıların ulusal direniş konusunda olduğu kesindir.
Mustafa Kemal'den Önce Planlanan Milli Mücadele
Bugüne kadar İttihatçılara ait hiçbir ulusal direniş planı ortaya çıkarılmamıştır, ama 1918 yılında hem Enver hem de Talât direnişi hazırlamak için çalışmalar yapmışlardı. Enver 1918’de Kafkaslardan mücadeleyi sürdürmeyi planlamış, ama ani ve ciddi bir rahatsızlıktan ötürü bu planını gerçekleştirememişti. Ne var ki, bu amaçla daha önce kuvvetlerini doğuda toplamıştı. Anadolu’da ulusal çetelerle mücadeleyi sürdürme planı 1918’de yeni değildi, 1915’e uzanıyordu. Bu tarihte İTC, İtilaf kuvvetlerinin Çanakkale Boğazı’nı yarmasından endişe etmiş ve başkenti terk edip Eskişehir veya Konya’da bir üs kurma yolunda çalışmalar yapmıştı. Bu planlar 1918-1919’daki direnişin temelini oluşturmuş olabilir
Tarih
Reklam