Puan vermedi·576 syf.··
2026 200. kitabı
Dan Brown, Robert Langdon’ı bu kez Dante’nin İlahi Komedya’sından ilham alan, Floransa sokaklarında başlayıp İstanbul’un dehlizlerine uzanan küresel bir krizin ortasına bırakıyor. Nüfus patlaması ve insanlığın geleceği gibi dehşet verici bir tezi merkezine alan roman, sanat tarihiyle örülü labirentleri ve ters köşeleriyle soluk soluğa bir yarış sunuyor.
CehennemDan Brown · Altın Kitaplar · 201329,8bin okunma
10/10
·120 syf.··
2026 41. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 01:53
O kadarrr beğendim kii!! Dili, kurgusu, olay örgüsü mükemmeldi! Bazı cümleler vardı, yüzümüze acımasızca çarpan. Atları da vururlar adı öyle bir noktadan çıkıyor zaten. Robert'in geçmişten gelen travmasının hikâyeye ad vermesi ve kitabın sonu beni çok etkiledi. Kısa ama çok etkileyici. Ayrıca tersine kitap'ın "kör nokta" misyonuna ve bu kitabın kapak tasarımına da bir parantez açmak isterim. Ellerine ve zihinlerine sağlık, olağanüstü!
Atları Da VururlarHorace McCoy · Tersine Kitap · 2026653 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
10/10
·472 syf.··
Beğendi
·
2026 31. kitabı
Bir zamanlar Bulikov kentinde altı ilah vardı; Olvos, Kolkan, Voortya, Ahanas, Jukov, Taalhavras. Altısı da Kıta’da hayat bulmuş, kendi bölgelerini kurmuş ve 500 yıl sürdüğü tahmin edilen kavgalarla birbirbirleriyle savaşıp durmuşlar ancak sonrasında savaşmayı bırakıp birlik olup, genişlemeyi seçmişler. Ancak Kaj, elindeki güçlü bir silah sayesinde, ilahları yok etmiş.O günden sonra mucizelerin kenti olan bu yer, artık sansürlü ve yasaklı bir tarihe sahip olmuş. Tarih bilimci Dr. Efrem Pangyui ise ilahları araştırmak amacıyla Bulikov kentindeydi ancak bu araştırması ölümüne sebep oldu.Bunun bir cinayet olduğu ise su götürmez bir gerçekti.Birileri onun ilahları araştırmasına karşıydı.Bu olayın ve ilahların ardındaki gizemi çözmek ise Shara Komayd ve biricik tehlikeli sekreteri Sigrud’a kalmıştı. Shara olayların içine daldıkça çook daha derinlere, eskilere, mucizelere gitmesi gerektiğini anlayacaktı.Tabi ki tehlikelerin içine dalacak, ölümlerden dönecek olmaları işin tuzu biberiydi.İlahlar öldüğünden beri gerçekleşmeyen mucizelerin yeniden vuku bulmaları ise Shara için bambaşka kapılar açacaktı. Vay be diyorum.Oldukça ilginç ve aşırı akıcı bir seriye giriş yaptım.Shara ve Sigrud favori karakterlerim oldu.Ama Votrov…üzümlü kekim, o son sana hiç yakışmadı…Neyse yine güzel bir fantastik seriye başladığımı düşünüyorum ki çok heyecanlı bir maceraya giriş yapacakmışız gibi bitti.
Merdivenler KentiRobert Jackson Bennett · İthaki Yayınları · 2018127 okunma
6/10
·592 syf.··
2026 23. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 01:10
Yazar Azra Kohen’in ‘Gör Beni’ kitabını yeni bitirdim sayılır ve kapağını kapadığımdan beri ne kitabın türünü ne de hangi mesajı vermek istediğini tam olarak algılayabildim. Kitabın başındaki “Öykü akışı kronolojik değildir. Şekilde kusur aramak yerine, içerikteki anlamı fark etmeye odaklanmanız dileğiyle..” ifadesinden öyküde zaten oturmayan bir şeyler var olduğunu çıtlatmış yazar. Benim hikayedeki derinliği bulamamanın asıl nedeni olayların kronolojik olup olmadığıyla ilgili değil bu arada. Bundan daha fazla göze çarpan şey; noktalama işaretlerinin kullanımıyla ilgili bazı bariz hatalar, karakterlerin davranışı, üslubu ve inandırıcılığıyla ilgili eksiklikler, olaylar arası kopukluk ve de arka plandaki olay örgüsünün eksik aktarımı. Yazarın, hem bazı tarihsel gerçekler vererek didaktik bir amaç sergilemek hem de bunları bir aşk hikayesiyle harmanlayarak okuma zevkini diri tutmak istediği çıkarımında bulunabiliyorum. Sunduğu bilgilerin bazısını ufuk açıcı da buldum; fakat, bu bilgi aktarımının belli bir noktadan sonra aniden kesilip yerini aşk hikayesine bırakması bende ucuz aşk romanı okuyorum hissi yarattı ne yazık ki. İki aşığın aşk kokan cümleleri, bir türlü birbirine kavuşamaması, sergiledikleri tripsel tavırlar vs. bir süre sonra can sıkıcı hale geldi. Tarihsel romanları severim, Cumhuriyet dönemini işleyen tarihsel ve kurgusal metinleri ayrı bir severim, içerisinde bir tutam aşkı barındırıyor olmasına da ses etmem. Aşk ve sevda öyküleri barındırmayan bir tarih anlatımı istiyor olsam, geçmişi bütün keskinlikleriyle ve gerçeklikleriyle anlatan tarih kitaplarına yönlenirim zaten. Lafım, bu kitaptaki aşk hikayesinin yapay kalmışlığına ve tarihsel olay örgüsüne tam olarak yedirilememesine. Bunların dışında beni rahatsız eden diğer detayları şöyle
Gör BeniAkilah Azra Kohen · Everest Yayınları · 202019,3bin okunma
Puan vermedi·128 syf.··
2026 44. kitabı
Horace McCoy'un 1935 tarihli kült romanı "Atları da Vururlar" büyük buhran döneminde film yıldızı olarak yırtmaya çalışan gençlerin hikayesini anlatır. Eserin 1969 yılında Sydney Pollack tarafından filmi de çekilmiş. Türkçedeki adı "Son Gerçek". 1930'ların Büyük Buhran (Great Depression) yıllarında Amerika'da geçen hikaye, Hollywood'da hayallerini gerçekleştiremeyen Gloria ve Robert adlı iki çaresiz gencin katıldığı acımasız bir "dans maratonunu" anlatır. İnsanların günlerce uyumadan,çok az dinlenerek ,çok az yiyerek sadece para ödülü için birbirlerinin sınırlarını zorladığı bu yarışma, kapitalizmin ve sistemin insanı nasıl birer birer tükettiğini gözler önüne serer. Tıpkı arenadaki savaşçılar gibidirler. Gloria yaşadığı hayattan, acılardan ve yarışmadan o kadar tükenmiştir ki tıpkı bacağı kırılan yarış atlarının acılarının son bulması için vurulması gibi, Robert'tan kendisini öldürmesini ister. Yine çok hüzünlü , çok sert bir novella. Yaşananların tümü gerçek. Büyük buhran dönemi ile ilgili okuma yapmak isteyenlere John Steinbeck'in Gazap Üzümleri'ni kesinlikle tavsiye ederim. O romanda da sistemin ezilenleri nasıl dışarı fırlattığını tıpkı Atları da Vururlar romanında olduğu gibi çok etkileyici bir biçimde anlatır. Yarım günde okuyup bitirdiğim kitabı(zira okulda öğrenci yok:))) mutlaka okuyun. Filmi de çok güzel. Onu da tavsiye ederim.
Atları da VururlarHorace McCoy · Dedalus Kitap · 2026653 okunma
Mazideki kalan okumalarımdan
10/10
·584 syf.··
Beğendi
·
2026 18. kitabı
TANRI CLAUDIUS ROBERT GRAVES Tanrı Claudius, Robert Graves’in Ben, Claudius romanının devamıdır. Roma İmparatorluğu’nun en çalkantılı dönemlerini, bizzat Claudius’un ağzından dinleriz. Çocukken geçirdiği hastalıklar nedeniyle kekeme, topal ve içine kapanık bir çocuk olan Claudius, ailesi tarafından hor görülür. Herkes onun akılsız ve önemsiz biri olduğunu düşünür. Ancak bu dışlanmışlık aslında onun en büyük koruyucusu olur; çünkü Roma sarayındaki iktidar mücadelelerinde dikkat çekmez ve hayatta kalmayı başarır. Claudius aslında bir budala değildir; aksine tarih bilen, düşünen, insanları iyi gözlemleyen biridir. Kitaplara, tarihe ve öğrenmeye tutkuyla bağlıdır. Roma sarayında herkes onu küçümserken o çevresindeki insanların gerçek yüzlerini görür. En büyük avantajı ise kimsenin onu ciddiye almamasıdır; böylece zekâsını gizleyerek hayatta kalır. Roman boyunca Claudius bize Roma’nın büyük isimlerini anlatır. İlk imparator Augustus, güçlü ve siyasi zekâsıyla öne çıkan Livia, kuşkucu ve acımasız Tiberius, deliliğiyle Roma’yı dehşete düşüren Caligula ve diğer birçok tarihî kişilik Claudius’un gözünden hayat bulur. Özellikle Caligula dönemi, sınırsız gücün bir insanı nasıl değiştirebileceğini gösterir. Roma’nın korku, suskunluk ve çıkar ilişkileriyle nasıl çürüdüğünü Claudius’un gözlerinden görürüz. İktidar için yapılan entrikalar, cinayetler ve ihanetler arasında Claudius hiç istemediği halde Roma tahtına yükselir. Herkesin küçümsediği bu adam artık imparator olmuştur. İmparator olduktan sonra halkın sorunlarını gören, devlet işleriyle ilgilenen ve bazı önemli reformlar yapan bir hükümdar olur. Britanya’nın fethi onun döneminin en önemli olaylarından biridir. Ancak içinde taşıdığı eski Roma Cumhuriyeti sevgisi ile sahip olduğu imparatorluk makamı arasında büyük bir
Tarihi Roman
Tanrı ClaudiusRobert Graves · Türkiye iş Bankası Kültür Yayınları · 2022271 okunma