2/10
·210 syf.··
2026 7. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 11:39
Yaşamak kitabımın belli bir kitle tarafından şişirilmiş olduğunu düşünüyorum beklentimi asla karşılamadı o kadar çıtası yukarda tutulduki cesaret edememiştim başlamaya okudum iki günde bitirdim bitsin di çünkü duygusal geçişlerin içi boş sadece baba figürünün robotik sistemli anlatımıyla başlayıp bitirdik annenin o kadar yaşadıklarına karşı kızı gbi dilsiz kalıp sadece gülümsüyo oluşları olayların akışına aykırı oğlunun ölümü ayrı entresan kısacası kitap boyunca rejimlere elestiri ve yokluk anlatiliyo insanların duygu dusunce ve acılarına girilmeden kitap bitiriliyor
YaşamakYu Hua · Jaguar Kitap · 202670,6bin okunma
Puan vermedi·349 syf.··
2026 50. kitabı
"Fazla mı ütopik?" "Hadi canım, o kadar da olmaz!" Okurken bu cümleleri sıklıkla kurup, üzerine biraz düşünüp olmaz denilen nice şeyin oldurulduğunu fark ettiğiniz zaman buz kesileceğinizi biliyorum. Tasarlanan gelecek tam da bu kitapta anlatılanlardan oluşuyor. Ya hissetmeyi seçen bir insan olarak kalmak için mücadele eden tarafta olacaksınız, ya da teslim olup gönüllü robotik kölelere dönüşeceksiniz... Tarafınızı seçin!
Edebiyat & Roman
Cesur Yeni DünyaAldous Huxley · İthaki Yayınları · 201273,3bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
7/10
·360 syf.··
2026 16. kitabı
İklim krizleri ve ekonomik çöküşlerin yaşandığı , siber-biyolojik bir yaşam düzeninin olduğu, insanların yarı organik yarı geliştirilmiş robotik organlarla yaşadığı bir dünya hayal edin. Bu hayali dünyada , sadece kıyafetleriniz veya eviniz değil; ciğeriniz, gözünüz, gen haritanız ve hatta hastalıklarınız bile ilaç şirketlerin patentli mülkü. İnsanların, daha iyi görebilmek, daha hızlı koşabilmek ya da sadece hayatta kalabilmek için bedenini ilaç firmalarına kiralaması ve ya yüksek maliyetlerle borçlanması gerekmektedir. Hikayemizin kahramanı Kobo, küçük yaşta geçirdiği kazalar nedeniyle vücudunun yarısı siber-organik protezlerden oluşan biridir. Kobo, bir "Beden İzcisi" yani görevi devasa ilaç firmalarının finansa ettiği beyzbol ligleri için genetik olarak modifiye edilmiş insanüstü yeteneklere sahip sporcuları keşfetmek.. Birgün Kobo’nun hem evlatlık kardeşi hem de ligin en büyük genetik mucizesi olan yıldız beyzbolcu J.J. Zunz, maç esnasında sahada, dehşet verici bir şekilde vefat eder. Kobo, kardeşinin ölümünün ardındaki sırrı çözmek için New York’un yeraltı dünyasına, illegal organ laboratuvarlarına ve kurumsal gökdelenlerin zirvesine uzanan tehlikeli bir soruşturmaya girişir. Bu yolda hiç beklenmedik sırlarla da karşılaşır. Bilimkurgu-polisiye distopyası türündeki bu roman aynı zamanda bize, "Bedenimiz kime ait?", "Teknoloji bizi özgürleştiriyor mu yoksa köleleştiriyor mu?" ve "İnsan kalmanın sınırı nedir?" gibi soruları da soruyor. Sayfaları çevirirken hem yüksek tempolu bir cinayet gizemini merak edecek hemde geleceğin dünyasında bunları yaşama ihtimali mümkün mü diye kendinize soracaksınız. Yazarın kalemi için kısaca akıcı , sıradışı diyebilirim .Hikaye örüntüsündeki tasvirler o kadar iyi yazılmış ki, bana bilim kurgu filmi izliyorum
Beden İzcisiLincoln Michel · The Kitap · 202217 okunma
Puan vermedi·172 syf.··
2026 74. kitabı
Kitabın herkese yönelik olmadığını düşünüyorum. Kitap başlarda çok rahatsız edici sahneler barındırıyor. Bana göre akıcı, sürükleyici bir kitaptı. Kitabın baş karakteri Alex'ten hiç hoşlanmadım. Yaptıklarından öte, sürekli kendini mağdur gibi gösterme çabası, her zaman kendini haklı görüşü, pişmanlık duygusu yaşamaması, "kardeşlerim" hitapları falan beni rahatsız etti. Gelelim kitaptaki yönteme; Ludovico. Suçluları topluma kazandırma yöntemi mi diyeyim, yoksa sen mi gerçek adını söylersin, robotik sistem (otomatik portakal)? Suç, iradenin ortadan kalkmasıyla yok olur mu? Sadece bastırılır, insan da insan olarak kalmaz. Asıl iyilik, kötülüğü yapabilme yetisi varken yapmamaktır. Deneyle Alex'in görüntülere ve müziğe karşı koşullanması ve rahatsız olması da bana Pavlov'un koşullanma deneyini hatırlattı. Yazar sistemi sadece karakterlere uygulamıyor sanki, bize de uyguluyor. Baştaki rahatsız edici sahnelerin detaylı verilişinden dolayı alışmamız ve gençlerin kendi aralarında kullandığı, bilmediğimiz garip dili otomatik olarak farketmeden hemen öğrenmemiz... Yani belki de asıl Ludovico suçlular için değil, toplum için tasarlanmıştır.
Otomatik PortakalAnthony Burgess · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2009113,1bin okunma
İki Tane Kafayı Takmış Adama Bakar
10/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2026 13. kitabı
Batman hikayelerinin başlangıcı…. Nolan’ın batman üçlemesinde de bu çizgi romandan referanslar ve ilintiler görmek mümkün. Çizgi romanı bir akşam hiç göz kırpmadan bitirdikten sonra tekrar filmleri izlemeye karar verdim, çünkü en başta dediğim gibi batman için temel oluşturan bi hikaye bu. O yüzden filmleri tekrar bu gözle izleme isteği oluştu içimde. (Güldüren şakayı da hemen üstüne okudum tabii) Hikaye’de amatör bir batman, bolca komiser gordon ve tabii ahlaksız gotham city büyüklerini görüyoruz. Mazzuccheli’nin robotik durmayan doğal, temiz çizgileri ve Frank Miller’ın hikaye anlatıcılığı birleşince ortaya asla eskimeyecek bir çizgi roman çıkmış.
Batman - İlk YılFrank Miller · JBC Yayıncılık · 2019468 okunma
Sözde Adam - Norah Vincent
9/10
·284 syf.··
2026 188. kitabı
Modern dünya, bizi iki karşıt kutba ayırıp birbirimizi düşmanlaştırmaya programlanmış devasa bir simülasyondur. Kadınlar kendi yankı odalarında erkeklerin konforunu ve tiranlığını tartışırken, erkekler kendi zırhlarının arkasında sessizce çürür. Amerikalı gazeteci Norah Vincent, bu iki odanın da duvarlarını yıkan ve gerçeği çıplak etiyle tecrübe eden nadir bir zihin. Katı bir feminist olarak başladığı 18 aylık "Ned" (erkek) simülasyonu, onu bir ideoloğun konforlu alanından çıkarıp, insan doğasının o çiğ ve deterministik mekanizmasıyla yüzleştirdi. Kitaptan altını çizdiğimiz bu sarsıcı satırlar, bilincin ve toplumsal rollerin insanı nasıl bir robota dönüştürdüğünün en net vesikasıdır. Kadın Dünyasının Sosyal Beceriksizliği ve "Lobotomi" Arzusu Vincent, Ned kimliğiyle heteroseksüel kadınlarla randevulara çıktığında, hemcinslerinin dışarıdan görünmeyen o iç yüzüyle çarpışıyor. Karşısındaki kadınların o bitmek bilmeyen taktiklerini, sürekli ilk adımı karşıdan bekleyen pasif-agresif hallerini ve o muazzam sosyal beceriksizliklerini gördükçe zihinsel bir cinnet eşiğine geliyor. İnsan o sahneleri okurken, bu manipülatif yapaylığa katlanmaktansa "içimden beynime lobotomi yapmak istiyordum" diyecek kadar ağır bir zihinsel yorgunluk hissediyor. Kadın dünyasındaki o sürekli birbirini süzen, gizliden gizliye yarışan ve şüpheyle yaklaşan "sahte nezaket" maskelerini gördükten sonra, erkeklerin o ham ve hesapsız şeffaflığını "masum ve temiz" bulması kaçınılmaz hale geliyor. Çünkü erkeklerin dünyasında kurallar düzdür; kimse kimsenin beynine lobotomi yapma ihtiyacı hissettirecek sinsi oyunlar oynamaz. Büyük Erkek Sırrı: İnsan Değil, Robot Gibi Kullanılan Erkekler Vincent’ın erkek dünyasından çıkardığı en büyük koz, belki de hiçbir erkeğin kendi hemcinsine bile itiraf edemediği o
Sosyoloji
Sözde AdamNorah Vincent · Fihrist Yayınları · 202351 okunma