"... vedalaşmadan ayrıldıklarım listesine bir kişi daha eklediğimi düşünüp kederlendim. Çünkü vedalaşılmadığında, ayrılık eksik kalıyor. Ayrılmaktan çok koparılmaya benziyor. Yırtılmaya. Sancılı ve huzursuz bir şeye. Galiba insan sadece eşiyle dostuyla değil, indiği otobüsün şöförüyle bile vedalaşmalı. Huzurlu ayrılıkların yolu, ılık vedalardan geçiyor..."
"Hayat dediğimiz sadece kimyadan ibaret. Periyodik tabloyu ezberlesek yeter. evrendeki en bol iki elementin, hidrojen ile helyumun, aynı zamanda en hafif iki element olması her şeyi açıklıyor zaten. Böyle hafif bir evrende anlam ne arasın? Anlam ağırdır... Dibe çöker. Falcılar bu nedenle kahvenin telvesine bakarlar..."
"... Gerçi şaşırmamak lazımdı. Biliyordum aslında. Hayat öyle bir yerdi ki kendimizi güzel hissetmek için çirkinlere, iyi hissetmek için kötülere, erdemli hissetmek için ahlaksızlara ihtiyacımız vardı. Şubedekiler benim hırsız olma ihtimalimi değil, kendilerinin dürüst olma ihtimalini sevinçle karşılıyorlardı."