"Yeterince uzağa gidersem gerçekten bir şey görebileceğimi, gezdikçe dünyamın renklenip büyüyeceğini sanırdım. Ama öyle olmadı. Daha çok aradığımı bulamamanın verdiği hüzünle, bir çeşit bir hayal kırıklığıyla dönüyordum yollardan."
"Aslında hiçbir zaman büyük maceralara atılmadım. Sınırlarım belirliydi benim hep. Ama birdenbire her şeye arkamı dönecek kadar cesaretli oldum daima. Buna korkaklık da diyebiliriz elbet. Her fırsatta uzaklara gitmeye, yeni yerler görmeye çalıştım. Aradığım her neyse uzaklarda bir yerlerde rastlarım umuduyla belki de."
"Tante Rosa, bir hayat boyu, acılardan, sevinçlerden, buruk ve bayıltıcı tatlardan, çok yorularak ve yaşlanarak, çirkinleşerek edinebildiği bu son toprak örtüsünün çıplak bir betona dönüştüğünü gördü. Haykırdı, haykırdı, elbet..."