Funda'dan...
Puan vermedi·384 syf.··
2026 14. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 11:20
​Eğer kafanı boşaltmak, yüzünde kocaman bir gülümsemeyle keyifli vakit geçirmek ve biraz da pembe diziler tadında şehvetli bir fantastik-romans okumak istiyorsan, bu kitap tam bir biçilmiş kaftan! ​P.C. Cast’in bu serideki tarzını sevdim; antik mitolojiyi alıp günümüzün popüler kültürüyle öyle bir çarpıştırıyor ki ortaya inanılmaz eğlenceli diyaloglar çıkıyor. Hele Venüs’ün modern dünyaya, arabalara, kıyafetlere ve tabii ki modern erkeklere verdiği tepkiler gerçekten kahkaha attıracak cinsten. Tanrıça’nın antik tanrılara ettikleri o renkli ve bol "argolu" yeminler kitabı çok canlı kılıyor. ​Beni en çok etkileyen ne oldu dersen: Kitap ilk bakışta sadece çerezlik, seksi bir romantik komedi gibi duruyor ama derinlerinde kadınlara dair çok güzel bir mesaj barındırıyor. Pea karakteri üzerinden bize şunu fısıldıyor: Bir kadının bir erkeği etkilemesi ya da mutlu olması için kusursuz bir bedene ihtiyacı yoktur; asıl büyü, kadının kendi içindeki özgüveni, yani "içindeki tanrıçayı" keşfetmesidir. Sevgi, insanı değiştirmek değil, onun örtülü kalmış güzelliğini ortaya çıkarmaktır. Kendine güvenen bir kadının karşısında hiçbir erkeğin (ve hatta tanrının) duramayacağını çok tatlı bir dille anlatıyor.
Aşk TanrıçasıP. C. Cast · Pegasus Yayınları · 2012582 okunma
Puan vermedi·360 syf.·
2026 28. kitabı
Herkese merhaba. Bu ayki historical romans kitabım The Rokesbys Serisi'nin ikinci kitabı Hayali Evlilik Gerçek Aşk. Cecilia Harcourt, Kolonilerde savaşta olan kardeşi Thomas'ın cephede yaralandığına dair mektup alır. O sırada babası da vefat eder. Ailesinden tek kardeşi kalmıştır. Cecilia'nın bir karar vermesi gerekir. Ya hiç evlenmemiş yaşlı teyzesinin yanına gidecek ya sinsi kuzeniyle evlenecek ya da... Üçüncü seçeneğe karar verir. Kardeşini bulup iyileştirmek için Atlantik'i aşıp New York'a gider. Ama araştımaları sonucunda karşısına kardeşi yerine, kardeşinin silah arkadaşı Edward Rokesby'yi çıkar. Edward, ağır yaralı ve bakıma muhtaç bir hahaldedir. Bilinci yerinde değildir. Cecilia, hem kardeşini bulabilmek hem de Edward'a yardım edebilmek için onun eşi olduğunu söyler. Edward kendine geldiğinde kafası hayli karışıktır. Bazı şeyleri hatırlamamaktadır. Özellikle de Cecilia ile evlendiğini. Ama onun karısı olduğunu kanıksamaz. Çünkü onu mektuplardan tanımaktadır. Öncelikle bölüm başlarındaki mektuplara bayıldım. Çok naif ve hoştu. Julia Quinn'in kitapları benim için iki gruba ayrılıyor. Birinci grup gayet akıcı, espirili ve romantizm dolu, ikinci grup ise durağan ilerleyen, romantizmin az olduğu kitaplar. Bu kitap ikinci gruba giriyor. Kitabın yaklaşık üçte biri durağan ilerledi. Edward'ın kendine gelmesi, iyileşme süreci ve asıl merak ettiğim Thomas için pek bir adım atılmaması. Karakterleri sevdim. İkisinin de derinliği vardı. Ama işte tempo ve olay örgüsü yetersizdi. İkinci yarısı daha iyiydi. Edward'ın hafızası yerine geliyor, Thomas'ın gizemi çözülüyor. Son ise güzeldi. Üçüncü kitabı hemen okumak istiyorsunuz. Kardeşlerden Andrew en merak ettiğim bu arada. Elizabeth Hoyt ve Gaelen Foley'den sonra bu kitabı okumaktan biraz çekiniyordum açıkçası. Aksiyon ve
Roman
Hayali Evlilik Gerçek AşkJulia Quinn · Epsilon yayınevi · 2023139 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Bir telde ahenk içinde iki şair
Puan vermedi·128 syf.··
2026 22. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2026 05:12
"Ama kanatlanıp çekip gittiyse Bir gecede ya da bir günde Bir hayal uğruna, bir hiç uğruna; Büsbütün kayboldu denir mi buna? Gördüğümüz, göründüğümüz veya Her şey rüya içindeki bir rüya." E.A. Poe - Rüya İçinde Rüya "Gözlerden uzaklaşınca dünyâ Binbir geceden birinde gûyâ Başlar rü'yâ içinde rü'yâ" Yahya Kemal- Akşam Mûsıkîsi Poe kıyıdadır şiirinde, dalgaların vurduğu ve suların uğuldayıp durduğu; Yahya Kemal Kandilli'de, artık ne gelenin ne de beklenenin olmadığı yerde... İhtimal ki Yahya Kemal bu şiiri Mallarmé çevirsinden okumuştur, kesinlik ki muhakkak okumuştur. Öyle ki "Rüya İçinde Rüya"nın her dizesinde bir Yahya Kemal izleği bulmak mümkün görünüyor bana. Bin ikinci gecede ne olduğunu ne olunduğunu bilecek kadar, dalgalardan bir tanesini bile olsun kurtarmaya çalışacak kadar... *** "Kanatları daha durgun bir saat Ruhuma tüyünü yaydığı zaman- Bu sınırlı vakti lir'le, ezgiyle (Yasak olan şeylerle) geçirmeye Yanaşmaz yüreğim, bunu suç sayar! Teller uyum içinde titreşmedikçe." E.A. Poe - Romans Yine de hemen öncesinde gelen beş dizeyi eklemek lazım sanki: " O ölümsüz Akbaba yılları, bak, Gürültü ile şimşek çakıyor gibi Sarsıyorlar göğün tepelerini
Şiirler - Annabel LeeEdgar Allan Poe · Varlık Yayınları · 20121,473 okunma
8/10
·336 syf.··
Beğendi
·
2026 90. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 29 Mayıs 2026 19:24
Briar’ın Canavarları serisinin ilk kitabı olan Dikenlerle Bağlı, daha ilk sayfalardan itibaren beni o karanlık ve büyülü atmosferin içine çekmeyi başardı. Güzel ve Çirkin havasını hissettiren ama bunu dört lanetli peri prensiyle çok daha karmaşık ve çekici bir hale getiren bir hikâyeydi. Özellikle masalsı anlatımı, gizemlerle örülü dünyası ve sürekli diken üstünde hissettiren havası kitabın en sevdiğim yanlarından biri oldu. Rosalina karakterini gerçekten sevdim. Kitaplara sığınan, dışlanan ama buna rağmen cesaretini kaybetmeyen bir karakterdi. Babasını kurtarmak uğruna kendini feda etmesiyle birlikte hikâye tamamen başka bir noktaya taşındı. Castletree’ye adım attığı andan itibaren olaylar hem daha karanlık hem de daha sürükleyici bir hale geliyor. Dört farklı mevsim krallığı fikri zaten başlı başına çok etkileyiciydi ama her prensin karakterinin kendi krallığını yansıtması bence hikâyeyi daha da özel yapmış. Dayton’ın sıcak tavırları, Farron’un gizemli tarafı, Ezryn’in daha yumuşak halleri derken benim de açık ara favorim Keldarian oldu. O soğuk, mesafeli ve sert tavırlarının altında sakladığı şeyler o kadar merak uyandırıyordu ki sahnelerinde ayrı bir heyecan hissettim. Özellikle Rosalina ile arasındaki gerilim ve sürekli birbirlerine karşı gardlarını korumaları kitabın en güçlü taraflarından biriydi. Birbirlerine yaklaşırken bile aralarında hep görünmez bir duvar vardı ve bu durum romantizmi çok daha etkileyici hale getirmiş. Kitabın en sevdiğim yönlerinden biri de lanet kısmı oldu. Geceleri canavara dönüşen prensler fikri zaten oldukça ilgi çekiciydi ama olay sadece bundan ibaret değildi. Her karakterin sakladığı sırlar, geçmişte yaşananlar ve Castletree’nin giderek çürüyen büyüsü hikâyeye sürekli bir gerilim katıyordu. Tam bazı şeyleri çözdüğümü düşündüğüm anda
Dikenlerle BağlıElizabeth Helen · Sonsuz Kitap · 202596 okunma
Fantastiğin Temellerinden Biri Ama Bana Geçmeyen Bir Hikâye
6/10
·184 syf.·
2026 16. kitabı
Selam. Uyuşmadığım bir başka kitaplayız bu gün.. Dünyanın ötesindeki orman uzun zamandır merak ettiğim kitaplardan biriydi. Bunun en büyük sebebi de elbette William Morris 'in J. R. R. Tolkien ve C. S. Lewis üzerinde büyük etkisi olan yazarlardan biri kabul edilmesi. Tolkien’i bu kadar seven biri olarak onun ilham kaynaklarını görmek, fantastik edebiyatın köklerine biraz yaklaşmak istemiştim. Ama dürüst olmak gerekirse kitap benim için ciddi bir hayal kırıklığı oldu. Öncelikle şunu söylemek gerekiyor: Kitabın yazıldığı dönem düşünülünce yaptığı şeyin önemli olduğu inkâr edilemez. Morris gerçekten kendi dönemi için farklı bir dünya kurmaya çalışan, bugün modern fantastik dediğimiz türün yapı taşlarından bazılarını atan yazarlardan biri. Ancak bir eserin öncü olması onu otomatik olarak iyi yapmıyor. Kitabı okurken en çok hissettiğim şey, yazarın dünyayı gerçekten yaşatmak yerine sadece anlatıyor olmasıydı. Sanki olaylar, karakterler ve mekânlar derin bir hisle değil de “şöyle bir şey olsun” düşüncesiyle yazılmış gibiydi. Ortada büyük bir hayal gücü var ama o hayal gücünün içine ruh işlenmemiş gibi hissettim. En büyük problemim atmosferdi. Çünkü fantastik edebiyatın temel taşı bence atmosferdir. Yeni bir dünya anlatıyorsanız okuyucunun oraya girebilmesi gerekir. O dünyanın kokusunu, ışığını, ağırlığını hissetmesi gerekir. Ama burada hiçbir şey zihnimde tam anlamıyla oluşmadı. Mesela kitapta bir cüceden bahsediliyor ama o cücenin neye benzediğine dair kafamda net hiçbir görüntü oluşmadı. Fantastik edebiyatta cüce dediğiniz anda okuyucunun aklına yüzlerce farklı ihtimal gelebilir. Ama Morris’in anlatımı o kadar yüzeysel kalıyor ki karakterlerin fiziksel varlığı bile hissedilmiyor. Aynı durum orman için de geçerliydi. “Dünyanın ötesindeki orman” gibi inanılmaz güçlü bir isim var ortada ama
Duygu ve Düşünce
Dünyanın Ötesindeki OrmanWilliam Morris · İthaki Yayınları · 2019497 okunma
9/10
·528 syf.··
2026 89. kitabı
CEYLİN PETRİKOR~BİR NERGİS TUFANI~NEFRET~ Selam.Bugün sizlere ceylinpetrikor ‘un kaleminden #birnergistufanı kitabı ile geldim.Bu kitap benim yazarın kalemi ile tanışma kitabım oldu.Açıkçası yazarın kalemini çok sevdim.Akıcı bir yazım dili ve duyguları okura geçirebilen başarılı bir anlatımı vardı.Ve gelelim kitaba.Kitabımız bir mafya-dark romans.Ve bu kitapta ki erkek karakterimiz tamda bir kötü adam.Yazarın karakteri asla yumuşatmamış olması ve ponçik bir aşk adamına çevirmemiş olmasını ben sevdim.Tam mafya gibi mafyaydı.Ayrıca kendisine ben filozof da diyorum.Çünkü baya baya bilgi dağarcığı fazlaydı.Nergis kızımızında kardeşi için verdiği mücadeleyi çok sevdim.Sivri diliyle de Tufan’a kök söktürmesi çok hoşuma gitti.Özellikle korkuyor olmasına rağmen Tufan’ın söylediği her şeye cevap vermesi ve ikili arasındaki o sözlü atışmalar da hoşuma gitti.Kitap da Tufan’ın sağ kolu olan bir Çetin var ki evlere şenlik onu da pek bir sevdim.Nergis’in arkadaşları Şahin ve Mürekkebe,onların arasındaki o kardeş gibi olan dostluk bağına bayıldım.Kitapta aşırı smut yoktu ama tetikleyici unsurlar ve argo konuşmalar çokça olduğu için yetişkin bir içerikti.Bu kitap herkese hitap etmeyebilir ama bu türü seveler bu kitabı mutlaka okumalısınız diyorum. Nergis;anne ve babasını acı bir şekilde kaybedince kardeşiyle birlikte yetimhanede büyümek zorunda kalır.Yıllar sonra kardeşiyle yetimhaneden ayrılıp kardeşini de yanına alıp kardeşim dediği Şahin ve Mürekkeple yaşamaya başlar ama kardeşi hastalanır ve tedavisi içince çok paraya ihtiyaç vardır.Bunun için de Nergis her yolu dener hatta kodoman zenginleri bile dolandırırlar ama parayı bir araya getiremezler ve bir plan yaparlar.Parayı tefeciden alacak ve yurtdışına kaçacaklardır. Yolları mafya dünyasının en büyük tefecisi olan Tufan Ali
Bir Nergis Tufanı: NefretCeylin Petrikor · Martı Yayınları · 202674 okunma