JULİET CAPULET

JULİET CAPULET
@romeonunpremsesi
・・・ "Küçücüktü daha; belki üç, belki dört yaşındaydı. Yine böyle bir mevsimdi, havalar da aynı böyle. Çok rüzgar vardı o gün. Ömer' in bir elini ben, bir elini de babası tutuyordu. Misafirliğe gidiyorduk herhalde. Ben de sıkı sıkı giydirmişim bunu, montu da büyük geliyordu Ömer'e. Birde atkıyı dolamışım, hepten içinde kaybolmuştu. Neyse işte. Biz çıkmadan önce de komşunun kızı bize gelmişti, Ömer' le oynayabilir miyiz diye. Ömer' in kaşlarını çatması da hoşumuza gidiyor ya, yolda dalga geçiyoruz onunla ilgili. O yaşta çocuk ne anlar diyoruz bir yandan da. Babası da ben de Ömer' le dalga geçince bu bize bir bozuldu... Astı suratını, çekti ellerini elimizden, önümüze geçip sinirli sinirli yürümeye başladı. Biz şaşkın şaşkın arkasından bakıyoruz. Hava zaten rüzgarlıydı, zor yürüyordu. Elimizi bırakınca hepten zorlandı bu ama belli etmiyor lafta bize. Dediğim gibi, küçücüktü ama koca adam gibi kızar, sinirlenirdi. Neyse, o önde biz arkada yürüyoruz. Birden bir rüzgar esti, bu arkaya doğru uçtu." "Bacak kadar boyuyla bize sinirlenirken, rüzgar gel sen uçur bunu..."
1000Kitap
Reklam
"Giyecek bir şeyim kalmamış," dedim ona olan gıcıklığımı bir kenara bırakarak. "Yani var ama temiz değiller. Bana giyecek bir şey verebilir misin?" Kapının önünde dikilmeye devam ederek hafifçe yüzünü ekşitti. "Evleneceğin adama yazık demek isterdim ama..." Kenara bıraktığım gıcıklığımı tekrar üstüme alıp gözlerimi devirerek, "Kıyafetlerimi yıkayacağım, onlar kuruyana kadar istiyorum sadece," dedim. Omuzlarını silkip, "Neyse, getiriyorum," dedikten sonra kapının önünden dönüyordu ki gözü valizime takıldığı için durakladı. Kaşlarını çatıp birkaç adım yaklaştı ve valize daha dikkatli bir şekilde bakmaya başladı. Merak edip onun gibi bakışlarımı valize çevirdiğimde, "Neye bakıyorsun?" diye sormayı ihmal etmemiştim. "O garip şey..." dedi burnuyla valizi işaret ederken. "Onu cidden giymeyi düşünerek mi aldın yanına?" Hala anlamadığım için isyan edecekken valize daha dikkatli baktım. Valizin kenarında, yarısı eşofmanın altına girmiş kot şort gözüme takıldı. "O öylesine... Yanlışlıkla koymuşum galiba," diye geçiştirmeye çalışırken şortu eşofmanın altına ittim. Ömer hala kaşlarını çatmış bir vaziyette şorta bakıyordu. Sonunda derin bir nefes alıp başını çevirdi ve arkasını dönüp odadan çıkmak için hareketlendi. Giderken, "Bir de yanlışlıkla giymezsin inşallah!" dediğini zar zor duyabilmiştim.
1000Kitap
NUR SURESİ 30.-31. AYET
"Mümin erkeklere söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar ve iffetlerini korusunlar. Bu onlar için daha arındırıcıdır. Allah onların bütün yaptıklarından haberdardır." "Mümin kadınlara da söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar ve iffetlerini korusunlar. "
KİTAPTAN BİR KESİT
"Uyumayacak mısın?" "Hayır!" Başka bir şey söylemesini beklerken duyduğum şey yalnızca merdivenlerin gıcırtısı olmuştu. Başımı arkaya çevirip baktığımda merdivenleri çıktığını görmüştüm. Benimle inatlaştıktan sonra öylece gidiyor muydu? Belki de dediğim gibi yatmaya gitmişti. Eğer öyleyse bunu ona yaptırmayı başardığım için kendimi tebrik edebilirdim... Yerimden kalkıp yan koltuktaki kumandayı aldım ve oturduğum yere geri döndüm... Televizyonu açıp birkaç kanal dolaştıktan sonra bir filme rastladım. Filmi izlemeye başlayınca merdivenlerden gelen gıcırtıları tekrar duymuştum. Gıcırtılar çok geçmeden tekrar duyulduğunda başımı çevirip merdivenlere baktım, Ömer elinde iki battaniyeyle merdivenlerden iniyordu. Oturduğum koltuğun yanına geldiğinde battaniyelerden birini bana uzattı... "Bu ne?" diye sorarken uzattığı battaniyeyi istemsizce almıştım. "Seni yukarı çıkaramadığımı düşünme Betül, sadece şuan seninle uğraşmak istemiyorum," dedi ve bakışlarıma aldırmadan elimde tuttuğum battaniyeyi üstüme örtmemi işaret etti, sonra da yanıma oturdu.. Sonrasında da hiç beklemediğim bir şekilde bedenini kaydırıp başını bacaklarımın üstüne bıraktı.. Televizyona sırtını dönüp kollarını bağdaş kurdu ve gözlerini kapattı... Gözleri kapalı bir şekilde, "Rahatla Betül,haklıydın. Gerçekten uykuya ihtiyacım var ve buraya yatıyorum, çünkü en büyük koltuk burası.. Beklediğin cevabı aldığını düşünüyorum." Yanaklarım kızarmaya başlamışken bunu görebilecekmiş gibi başımı salladım ve koltuktan kalkmaya yeltendim. Ömer sıkılmış bir şekilde inleyip gözlerini açtı. "Ne yapıyorsun Betül?" "Sen uykuya ihtiyacın olduğunu söyledin, ben de buraya oturup seni rahatsız etmek istemedim.." "Otur Betül," "Ama sen dedin ki..." "Ben dedim ki en büyük koltuk bu olduğu için burada yatıyorum. Eğer rahatsız
Sayfa 114·Kitabı okudu
1000Kitap
KİTAPTAN BİR KESİT
"Ya sabır!" Gözlerini kapatıp derin bir nefes aldı. "Kız değil, imtihan sanki..." Elimdeki eldivenleri alıp birini sağ eline giydi. Ben içten içe onu ikna edebildiğim için sevinirken uzanıp sol elimi tuttu ve kendine çekip elindeki diğer eldiveni giydirdi. Kaşlarımı çatıp onu izlediğim sırada sağ elimi aldı ve yürümem için beni çekiştirdikten sonra kendi eliyle birlikte kapüşonlunun cebine soktu. Ağzım açık bir vaziyette onu izliyorken Ömer hala beni çekiştiriyordu. "Rahatladın mı?"
Sayfa -123·Kitabı okudu
1000Kitap
Reklam