Kurtuluş savaşı yıllarında halkın milli mücadeleye bakışını ve mücadele sürecini, köydeki insan ilişkileri üzerinden biraz da zorlama da olsa aşk öyküsü de katarak çok güzel anlatmış. Kurtuluş savaşı dönemini tarih kitapları dışında o dönemde yaşamış bir romancı gözüyle dinlemek de oldukça iyi. Yalnızca Anadolu insanının o günden bu yana neredeyse hiç değişmediğini anlamak için bile okunur.
Oldukça sürükleyici bir roman. Büyük beklenti içinde olunmazsa keyifle okunur. Konu yönüyle olmasa da karakterler boyutuyla İnferis romanının devamı gibi olmuş. Yerli bir Sherlock Holmes'e doğru gidecek ve bir seri roman olacak gibi görünüyor.
İki bölümden oluşan kitabın birinci bölümünde La Boetie nin hükümet ya da özelinde Tiran dediği kişi ve toplum arasındaki ilişkinin psikolojik ve sosyolojik çözümlemesi yapılıyor. İkinci bölümünde de çevirmen birinci bölümde yazılanlara ilişkin bir nevi şerh formatında açıklama yapmış. Akademik bir dille yazılmış olduğundan yavaş ilerleyen bir kitap. İyi okumalar.
Semerkanttan sonra maalesef hafif kaldı. Belki ondan önce okusaydım keyif verebilirdi ama olmadı. Kötü diyemem ama bir semerkant da değil. Biraz zorlandım o yüzden.
Osmanlı’nın son dönemlerini en iyi tarih kitaplarından daha iyi anlatan bir kitap. Ben kedin adıma çok beğendimi söyleyebilirim. Sıkılmadan zevkle okunuyor.