7/10
·156 syf.··
2025 24. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 11 Aralık 2025 14:34
Desiderius Erasmus (28 Ekim 1466, Rotterdam - 12 Temmuz 1536, Basel), Kuzey Avrupa Rönesansı'nın önemli Felemenk katolik Augustinian rahibi, felsefeci, klasik edebiyat araştırmacısı, hümanist bilgin ve ilahiyatçı. YAZIM TARİHİ 1509 . Deliliğe Övgü - Akıllı Olmaktan Yorulmuş Bir Ruhun Gülümsemesi Bu kitabı okurken sürekli gülümsedim... Ama öyle dıştan değil, içten, hafif alaycı ama bir o kadar da kendine dönük bir gülümseme. Çünkü Deliliğe Övgü, sadece başkalarının deliliğini değil, en çok da bizim o "akıllı" maskelerimizin altındaki saçmalıkları yüzümüze çarpıyor. Ve işin tuhafı, bunu yaparken asla sertleşmiyor. Tam tersine; tatlı tatlı iğneliyor, ama canını yakmadan. Erasmus'un bu kadar eski bir dönemde, böyle cesur, ironik ve özgür bir metin yazmış olması beni şaşırttı. Kitabın anlatıcısı "Delilik" adlı bir karakter ve o kadar kendinden emin konuşuyor ki... Hani bazen biri çıkar ve "Ben deli olduğum için daha mutluyum" der ya, bu kitap tam olarak onun manifestosu gibi. Ama işin güzelliği şu: Kitap deliliği överken aslında toplumu, dini, eğitimi, entelektüel kibri, sözde bilge tavırları, yani sistemin tüm ciddiyetini yerle bir ediyor. Bu yüzden yer yer rahatsız ediyor insanı, çünkü fark ettirmeden aynayı yüzüne tutuyor. Belki de bu yüzden çok sevdim. Bir yandan da şöyle düşündüm: Acaba biz o kadar "akıllı" olmaya çalışırken, içimizdeki o saf ve çocuksu deliliği bastırıyor muyuz? Hep mantıklı olmanın, hep düzgün görünmenin, hep onay almanın peşinde koşarken... İçten içe kuruyup gitmiyor muyuz? ( 246.Sy P 7 ) ️Xwendin ronahî ye , Her roj bîst rûpel xwendin 
Deliliğe ÖvgüDesiderius Erasmus · Olympia Yayınları · 202415,2bin okunma
Puan vermedi·336 syf.··
2025 23. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 02 Aralık 2025 09:06
Varolmanın dayanılmaz hafifliği , yazarın bilinen en değerli eserlerinden, yayımlanır yayınlanmaz çağdaş klasikler arasına girmiş geçen yüzyılın en güçlü anlatılardan biri . 1900 altmışlı yıllarda Rusların Çekoslovakya işgali döneminde geçen çoğu betimlemelerden oluşan ve Dönemin ruhuna uyumlu TEREZA ve TOMAS’ın karmaşık ruhsal boyuttaki sevgi kokan hikayeleri . Kitap hikayesi itibari ile insanların karmaşık iç dünyaları gelgitli duygu dünyaları bununla birlikte sevmenin aynı zamanda acı çekmenin fedakarlık olduğunu fikrini aşılamakta . Bazen sıkıcı bazen alıp götüren bazen okumakta yorulacağınız bazen akışıyla dalıp gideceğiniz okunması gereken nitelikli bir eser . ️ Di navber a xwendin û ne xwendinê de Gerdûnek cîyawazî heye , Jîyan go ji dû gerdûn a were holê Yek Gerdûn tarî yek jî Ronahî ye . Xwendin bêgûman RONAHÎ ye . Ji bo Gerdûne ka Ronahî her roj bîsrt rûpel xwendin ( 334 S P ; 7 )
Varolmanın Dayanılmaz HafifliğiMilan Kundera · Can Yayınları · 202413,2bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Puan vermedi·308 syf.··
2025 104. kitabı
·
36 saatte okudu
·
Okunma: 14 Kasım 2025 00:38
Tam bir peri masalı… Doğrusu bu kitabın pekte orjinal olduğunu düşünmüyorum. Güzel ve Çirkin masalının kopyası. Yazar sağolsun sadece karakterlerin adlarını değiştirmiş o kadar. Xoxo
The Curse and the Silver RoseEvie Finn · Sirenstone Press · 20241 okunma
Kuyunun Kederli ve Derin Yankısı
Puan vermedi·350 syf.··
2025 1. kitabı
Freudyen bir imge kuyu.. Doğum, ölüm, hüzün, neşe, şehvet, çaresizliğin dili olan kuyu.. Kuyu etrafinda şekillenen bir hayat.. Öyle bir kuyu ki 57 yilık yaşamını hüzünlü Kürt tarihinin damlaları ile olgunlaştıran kuyunun fotoğrafları. Celadet Ali Bedirxan'ın kederli entelektüel yolculuğu.. Kuyudan yankılanan seslerin renkli kişilikleri: Nursi'nin talebesi Müküslü Hamza, Cemil Meriç'in hocası Memduh Selim Bey, Cemilpaşazadeler, Ciwan Haco'nun dedelerinden Haco Axa, Seyyid Abdülkadir, Mevlanzade Rıfat, Ahmed Ramiz ve diğerleri.. Kuyunun karanlık dilinin yankısı olan Hawar dergisi ve bu karanlığa bir aydınlık niyetiyle Ronahî dergisinin umudu.. Heta mirov xwe nas dikît Mirov e'mre xwe xelas dikît.. (Celadet Ali Bedirxan)
Edebiyat
Kader KuyusuMehmed Uzun · Sel Yayıncılık · 20203,989 okunma
Puan vermedi·160 syf.··
2025 8. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 11 Ocak 2025 00:17
80'li yıllar. Darbeyle gelen yönetimin ülkeyi hapishaneye ve işkencehaneye çevirdiği yıllar. Herkesin potansiyel hain, herkesin muhbir olduğu; zorunlu askeri disiplin ile halkın baskılandığı yıllar. Ölüm bir asfalt yüzeyinde faili meçhul ya da bir hücrede kendisini astı bahanesinde. Devletin erkanı, gücünü benimsetmek için içindeki vahşi güçleri devreye sokuyor. İnsanın içindeki yakıcı, yıkıcı ve yok edici güç her yaştan kesimin üzerine yığılıyor. Bu vahşetten zevk alan bir güç ile bu güce karşı dimdik durmaya çalışan hürriyet sevdalıları. Kısa kısa öykülerden oluşan ve çoğunlukla acı dolu bir kitap. Çoğunlukla diyorum ama öyküleri düşününce çoğunlukla kelimesinin fazla olduğunu fark ediyorum. (Sîdar Ronahî) SİZİN HİÇ BABANIZ ÖLDÜ MÜ Feride Çiçekoğlu Can Yayınları 162 sayfa 5'inci Basım (Kasım 1994) Kitaplığımda köşelerde kalmış bir eseri daha bitirdim... Feride Çiçekoğlu; 1951 yılında Ankara'da doğdu. Maarif Koleji ve Orta Doğu Teknik Üniversitesi'nde okudu. Mimar olarak Fullbright bursu ile, Pennsylvania Üniversitesi'nde doktora tezini yazdı. İstanbul Bilgi Üniversitesi'nde öğretim üyesi olarak görev yapan Çiçekoğlu, 12 Eylül askerî darbesinin ardından dört yıl cezaevinde kaldı. 1980-90 dönemini kapsayan on bir öyküden oluşan kitabı Sizin Hiç Babanız Öldü mü ile 1992 yılında Lebon Kültür Merkezi / Edebiyat Ödülünü kazandı. Eser 11 adet öyküden oluşuyor. Daha çok, 12 Eylül sonrası cezaevi sürecinin olgusu içeriyor... Öykülerde zaman olgusu, bir yeni zaman, bir eski zamanlamayı güzel işlemiş. 11'inci öykü hikayeye ismini vermiş, 10'uncu bölüm ile beraber kitabında can alıcı noktası olmuş... Güzel okumalar... (Yasin Çalışkan) 1980-90 döneminin sorunlarını akıcı bir dille anlatan öykü kitabı. Yazarın kendisi de 80 askeri darbesinin ardından doktora tezini yazarken ilgi
Öykü
Sizin Hiç Babanız Öldü mü?Feride Çiçekoğlu · Can Yayınları · 2021572 okunma
Heyveron ( dolunay) Mir Celadet
10/10
·389 syf.··
Beğendi
·
2024 24. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 18 Aralık 2024 00:02
— Ben zamanın, devranın, iki Dünya Savaşı'nın, bolşevizmin, nasyonel sosyalizmin, faşizmin şahidi, gecelerin dostu, yaralı dilin işçisi, ustası - - - İstanbul Kadıköy'de, zengin bir kültürel ortamda dünyaya gelip büyüyen, yüreğini bir Boşnak kızına kaptıran, hayatını, dedesi Mir Bedirhan, babası Emin Ali Bedirhan gibi Kürt davasına adayan ve onlar gibi kırık bir kalple öleceği günü bekleyen Mir Celadet... Avrupa'da yaşayan , Almanya ve Fransız kültürü ile gelişen, Bismarch, Goethe, Nietzsche okuyan öte yandan günde bir iki patatesle karnını doyuran, prens Celadet... Diz boyu karışıklığın hüküm sürdüğü Lübnan ve Suriye'de, ortadoğunun belirsizlikleri içinde büyük yokluklarla cebelleşerek Sinem ve Cemşid'in babası yaşlı ihtiyar Celadet... Savaşların gölgesinde yeni bir rejim düzeni içinde bir halkın var olma mücadelesi dili koruma ve yaşatma çabasının insanıdır Mir Celadet. Kürt dili ve kültürünün devam etmesi, Avrupa'nın da Kürt edebiyatından kültüründen haberdar olmaları için kitaplar yazmak isteyen Mir Celadet ,1930'lu yıllarda Kürt dili ve Kürtçeye ait her şeyi yasaklayan siyaseti, inkar ve imha politikası ile değil hukukla çözülmesi gerektiğinin altını çizmiştir. Hatta bu uğurda doğup büyüdüğü İstanbul'u bir daha asla görmeyecek ihtimalini göze alarak yapmıştır. Dergiler ve ronahi isminde bir gazete çıkarmış olsa da onun asıl isteği Kürtçe bir roman yazmaktı. Ona göre roman dillerin coşkun zenginliği toplumların tadı ve kokularıydı. Romana ulaşmış roman dili yaratmış diller kefeni yırtmış dillerdi. Mehmet Uzun'da bu şiarla Kürt dili ve edebiyatının ilk romancısı olmuştur.. Sanki Mir Celadet' in vasiyeti gibi bu kitabı ona ithafen yazdığını görüyoruz. Bu kitap Mir Celadet'e adanmış bir kitaptır... Kitabın yazım tekniği bildiklerimden çok farklı. Okurken
Duygu ve Düşünce
Kader KuyusuMehmed Uzun · İthaki Yayınları · 20173,989 okunma