Severim batmaktan başka bir yaşam bilmeyenleri, çünkü öte tarafa geçenlerdir onlar ... Severim idrak etmek için yaşayanı ve gelecekte Üstinsan yaşasın diye idrak etmek isteyeni. Böylece kendi batışını izler o.
Mutlu değildi, hiçbir zaman olmamıştı. Bu yaşama yetersizliği, dayandığı şeylerin böyle çabucak çürüyüverişleri nedendi?.. Ama bir yerlerde güçlü ve güzel biri, hem coşkunluk, hem incelikle dolu değerli bir insan, bir melek görünüşü altında bir ozan yüreği, şiirleri göklere kadar yükselen tunç telli bir saz varsa, niçin rastlantıyla gelip de kendisini bulmuyordu? Hiçbir şey aramak çabasına değmezdi zaten, her şey yalandı. Her gülümseme bir sıkıntı esnemesi, her sevinç bir lanet saklardı, her zevkin altında bir tiksinti gizliydi; en iyi öpüşler bile daha yüce, ama gerçekleştirilemez bir şehvet arzusundan başka bir şey bırakmazdı dudaklarınızda.
Ona göre, aşk birdenbire, büyük gürültülerle, ışıklarla, şimşeklerle gelirdi herhalde - yaşamın üstüne düşüp onu altüst eden, istemleri yapraklar gibi koparan, her yüreği uçuruma sürükleyen bir gök kasırgasıydı.
Uzayın uçsuz bucaksız boşluğunda, yerçekiminin hepimizi yer yüzeyi üstünde sağ salim tepetaklak tutmakta olduğu gerçeğini saklayacak hiçbir şey yoktu burada. Ve ansızın, hakikaten yapayalnız olduğumu, tüm eleştirici gözlerden uzakta kendimi beslemekten başka, eğlendirmekten başka yapacak bir şeyin bulunmadığını çakıverdim.