Avrupalı sömürgeciler, 19. yüzyılın sonlarında, Avrupa'nın Afrika'ya girmesinden önce gelişen “ Kara Afrika”nın tarihini silerek Afrika üzerindeki güçlerini pekiştirdiler. Önde gelen Oxford tarihçisi Hugh Trevor-Roper, 1958'de tipik bir Avrupalı duygusunu dile getirerek, sömürge öncesi Afrika tarihinin yalnızca “dünyanın pitoresk ama önemsiz köşelerinde barbar kabilelerin karşılıksız çılgınlıkları” olduğunu yazdı. Hamitik Hipotez, Hamitler olarak bilinen göçebe beyaz kabilelerin Afrika'ya medeniyet getirmekten tamamen sorumlu olduğunu öne sürerek, siyah Afrikalıların kendi tarihlerinde herhangi bir rol oynadıklarını inkar etme çabasının merkezinde yer aldı.
Alıntı
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Adolf Hitler'in İslam hakkında görüşü...
___________________________________________ "Semitik bir din" olarak İslam fikri -dolayısıyla ırkçı bir din görüşü- Nazi yetkililerin ve ideologların İslamla ilgili düşüncelerinde büyük bir rol oy­namadı. Aslında, Hitler de dahil olmak üzere birçoğu, İslam­dan söz ederken ırk ile dini ayırt etti. Birçok Nazi seçkini, İslama sempatisini ifade etti. Müs­lüman inancından belki de en çok büyülenen ve Nasyonal Sosyalizm ile İslam arasında olduğuna inandığı yakınlık konusunda en çok coşkuya kapılan kişi Himmler'di. Edmund Glaise von Horstenau Şubat 1943'te Balkanlar'daki Müslüman SS tümenini Berlin'de Himmler ve Hitler'le değerlendirdikten sonra, Himmler'in Hıristiyanlığı küçümse­diğini, İslamı "çok hayranlık verici" bulduğunu belirtti.[1] Hitler de benzer bir açıklamada bulunmuştu. Horstenau'ya göre birkaç ay sonra Himmler konuyu tekrar açtı: "Müs­lüman sorununu da konuştuk. Tekrar Muhammedi dinin kahramanlığından söz ederken, Hıristiyanlığı, özellikle Katolikliği küçümsediğini ifade etti."[2] Reichsführer de, İslam tarihine ilişkin yorumunu Kersten'le paylaşacaktı. Müslüman Türk orduların on yedinci yüzyılda Avrupa'yı fethedememiş olmalarına hayıflanmaktaydı: Saflarında, hatta yüksek mevkilerde Avrupalılarında savaştığı Türklerin 1683'te geri çekilmek zorunda kalmak yerine Viyana'yı ve Avrupa'yı fethettiğini varsayalım. Muhammediler o sırada zafer kazanmış ve İslam bütün Avrupa'ya yayılmış olsaydı, Hıristiyan kiliselerin siyasetle ilişkisi tamamen kesilirdi... Çün­kü Türkler dinsel bakımdan hoşgörülüydü, siyasete bulaşmamaları koşuluyla her dinin var olmaya devam etmesine izin verirdiler -aksi takdirde bitirilirdi.[3] Hitler de İslamdan büyülendiğini gösterdi. "Mein Kampf"ta, Hıristiyan misyonerlerin gösterebildiği "çok mü­tevazı başarılar"la karşılaştırıldığında,
Araştırma-İnceleme Tarih
Tarih sadece olmuş olaylar demek değildir; olmuş olabileceklerin bağlamında olmuş olaylar demektir. Hugh Trevor-Roper
Tarih
Thomas More'
Çocuklarının özel öğretmeni Gunnell'e yazdığı bir mektupta, eğer bir kadın hem bilgili hem de erdemliyse böyle bir kadını Troyalı Güzel Helena'dan daha değerli saydığını söyledikten sonra, kadınla erkeğin eşit olduğunu bir kez daha yineler: "Hasat zamanı gelince tohumu eken el, ha bir erkek eli olmuş, ha bir kadın eli.. İnsanı hayvandan ayıran akıl, erkekte de var, kadında da. Onun için ikisi de okumalı; güzel bir eğitimin tohumlarıyla yeşeren bir tarla örneği, akıllarını geliştirip güçlendirmeli. Kadınların okumalarını engellemek isteyen kişilerin savundukları gibi, eğer kadınlar akıl alanında verimsizse, onların tarlalarında ancak zararlı otlar bitiyorsa, o zaman kadınların eğitimiyle özenle ve sürekli uğraşıp, doğanın bu yanlışını düzeltmek gerekir bana kalırsa." Sir Thomas More'un üç kızı, özellikle Roper ile evli olan büyük kızı Margaret, bilgileriyle Avrupa'da ün salmışlardı o sıralarda. More, kızlarının eğitimiyle hem kendi uğraşmış, hem de onlara en iyi öğretmenleri tutmuştu. More'un kızları, Latinceyi İngilizce kadar rahat okuyup yazarlar, hatta ara sıra babalarıyla Latince konuşurlar, Latince yazışırlardı.
Hayat ve İnsan
"more: there is no law against that. roper: there is! god's law! more: then god can arrest him. roper: sophistication upon sophistication. more: no, sheer simplicity. the law, roper, the law. i know what's legal not what's right. and i'll stick to what's legal. roper: then you set man's law above god's! more: no, far below; but let me draw your attention to a fact - i'm not god."