Nazende

Nazende
@rosanade
Ben senden geçemem, kuşlar vazgeçiyorken kanatlarından
Mithat Paşa:
"Bu iddianamenin sadece başındaki besmele ile sonundaki tarih doğrudur."
Sayfa 165 - İnkılap·Kitabı okudu
Alıntı
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Söyle evladım, diye teselli ederdi annem beni. Söyle de içine hicran olmasın. Hicran oldu anne.
Sayfa 25 - İletişim·Kitabı yarım bıraktı
Edebiyat & Roman
Hayallerinde bile korkar mı insan?
Sayfa 156 - İletişim·Kitabı yarım bıraktı
Kısas
Sabah evden çıkarken hafifçe araladığı pencerenin aynı konumda durduğunu gördü. Sebebini anlamadan gülümsedi. Anlamsızlığı önemsemedi ve bunun farkındaydı, böylelikle biraz daha gülümsedi. Her akşam aynı saatte karısını dövmeye başlayan Numan Bey'in telaşlı bağırışları sızdı duvardan. Gülümsemesi tüm yüzünü esir alan kocaman bir tebessüme dönüştü. Rahmetli büyük büyük büyük annesinden kalan ve hep aynı yerde duran tarağı eline aldı. Saçlarıyla buluşturacağı anda geri bıraktı. Pardesü cebinden tabakasını çıkardı. Bitlis tütünü sarardı hep. Bir tane aldı ve makyaj masasının üstünde duran kibritle yaktı. Bir nefes çekti. Burnundan verdi her zamanki gibi, burnundan vermeye bayılırdı. Kısa bir an bunu düşündü. Burunlarından getirilenlerle alakalı olsa dedi içinden. İkinci nefesten önce dudaklarını yalardı hep, yine yaladı. Böylesi bir alışkanlığı olmayanlardan fazla ruj kullanmak zorunda kalırdı. Dudaklarının tabii olmayan morunu hep bu alışkanlığına yormuştu. Bu konuyu niçin kimseyle konuşmadığını düşündü kısa bir an. Üçüncü, dördüncü, beşinci nefes. Dudaklarını düşünmeyi bıraktı. Yadigar tarağı aldı sağ eline. Sol elinde sigarası duruyordu. Aynaya baktı. Yüzünü görmüyordu. Yangının turuncu alametlerini süzüyordu. Sokak aydınlanıyordu. Gözü, kara dumanlarda ve oynak ışıklardayken sigarasını dudaklarının arasındaki makamına yerleştirdi. Her an daha da aydınlanan havayı seyreder ve mahallelinin feryatlarını işitirken keyifle, saçlarını taramaya koyuldu. Sigara dumanından gözleri kısıldıysa da tebessümü büyüyordu.
Edebiyat
Otobiyografi
1902’de doğdum doğduğum şehre dönmedim bir daha geriye dönmeyi sevmem üç yaşımda Halep’te paşa torunluğu ettim on dokuzumda Moskova’da komünist Üniversite öğrenciliği kırk dokuzumda yine Moskova’da Tseka-Parti konukluğu ve on dördümden beri şairlik ederim. kimi insan otların kimi insan balıkların çeşidini bilir ben ayrılıkların kimi insan ezbere sayar yıldızların adını ben hasretlerin hapislerde de yattım büyük otellerde de açlık çektim açlık grevi de içinde ve tatmadığım yemek yok gibidir otuzumda asılmamı istediler kırk sekizimde Barış madalyasının bana verilmesini verdiler de otuz altımda yarım yılda geçtim dört metre kare betonu elli dokuzumda on sekiz saatte uçtum Prağ’dan Havana’ya. Lenin’i görmedim nöbet tuttum tabutunun başında 924’te 961’de ziyaret ettiğim anıtkabri kitaplarıdır partimden koparmağa yeltendiler beni sökmedi yıkılan putların altında da ezilmedim 951’de bir denizde genç bir arkadaşla yürüdüm üstüne ölümün 52’de çatlak bir yürekle dört ay sırt üstü bekledim ölümü
Sayfa 1780 - Yapı Kredi Yayınları