Ravzanur Kaya

Ravzanur Kaya
Öğrenci
31 okur puanı
Ocak 2022 tarihinde katıldı
9/10
·264 syf.··
2022 36. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 22 Ağustos 2022 23:00
Kokuların insan üzerindeki etkilerini o kadar güzel ve o kadar gerçekçi anlatmış ki . Yazarın okuduğum ilk kitabı. Biraz düşündüğüm zaman aslında kokuların insana ne kadar çok etkide bulunduklarını farkettim. Okuldan eve karnımız aç geldiğimiz zaman evden gelen yemek kokusunun verdiği mutluluk, herhangi bir kafenin önünden geçtiğimiz zaman burnumuza gelen kahve kokusu, duştan sonra temizlik hissiyle şampuan kokusu,annenizin,sevdiklerinizin kokusu; aynı zamanda sokaktayken burnunuza gelen lağım,egzoz,duman kokuları...Bunlar insanın duygularını etkileyen çok büyük ama farkedilmeyen şeyler aslında. Ben her zaman kokuların da bir anısı olduğunu düşünürüm. Eskiden kullandığım bir parfümü tekrar sıktığım zaman o koku burnuma gelince mazideki dostluklarım,ilişkilerim gelir aklıma. Film şeridi gibi gözümün önünden geçer o zamanlar,büyük bir hüzünle hissederim. Çok büyük bir etkisi vardır bu durumun benim üzerimde. Anılarımı hatırlarım,içime işlemiştir o parfümün kokusuyla beraber. İşte bu kitapta da ana karakterin zaman zaman geçmişinden duyduğu kokular böyle betimlenmiş ve okurken en çok buna sevindim aynı şeyleri hissetmiş olmama. Kokuların yapımını da fabrikada üretilen bir ürünün aşamaları gibi anlatmış yazar. Üstünkörü izlediğim filmini de başarılı buldum. Okunmasını önerdiğim bir kitap.
Düşünce
KokuPatrick Süskind · Can Yayınları · 201927,3bin okunma
Reklam
10/10
·188 syf.··
2022 37. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 28 Ağustos 2022 22:43
Gerçekten öyle bir keyifle ve merakla okudum ki. Özellikle bir yerden sonra sürekli olaylar silsilesi bölümlerin başında kendini gösterince asla sıkılmadım ve bırakamadım. Kitap hakkında yapılan incelemeleri okuduğumda Dostoyevski'nin bu kitabı kumar borcunu ödemek için 25 günde yazdığını öğrendim. Zaten kitapta anlatılan rulet ayrıntıları ve betimlemeleri akla gelirse yazarın da bu illete düşmüş olduğu anlaşılıyor. Klasik okuduğum zaman söylenen para birimlerinin ne kadar ettiğini ya da bizim paramıza göre ne kadar büyüklükte bir miktara teşkil ettiğini bilmediğimden "florin, frederik, frank, gulden" gibi birimleri pek anlayamadım tabii ama bu heyecanımı azaltmadı. Baş karakterimiz Aleksey İvanoviç, büyük bir hırsla, gözünü karartırcasına, hatta çok sevdiği Polina Aleksandrovna'ya duyduğu sevgiyi bile ikinci plana bırakacak kadar - kendi söylüyor bunu - kumarbaz bir adam oluveriyor. Bu aslında bir anda oluveren bir şey değil. Daha öncesinde büyükanneyle izliyor ve oynuyor. Ondan önce rulet masalarında gözlemliyor. Sevgili aşkı Polina onun için geldiğini söyleyince ve ona elli bin frank bulmak için bir gece ansızın rulet masasında buluyor kendini ve deli gibi oynuyor, aynı şekilde de sürekli kazanıyor. Herkes onu konuşacak kadar kazanıyor o gece. Ve tabii daha sonra yaptığı türlü saçmalıklar... Bu da hayatından bıkmışlığından ileri geliyor bence. Paranın, açgözlülüğün sınırları olmaksızın, sadece oyun olan kumarda değil, hayattada düşünmeksizin çok risk alarak kumar oynayan bir Aleksey İvanoviç görüyoruz. Ve hayatta bu şekilde riskler alırsak geleceğimizi, neleri, kimleri kaybedebileceğimizi de görüyoruz. Okuyun, okutturun.
Hayat
KumarbazFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202388,4bin okunma
10/10
·352 syf.··
2022 27. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 07 Temmuz 2022 21:36
Bu mükemmel kitap için düşüncelerimi söylemeden geçemeyeceğim. Konusunun çok farklı olmasıyla beraber öncelikle George Orwell'ın hayal gücüne ve kurduğu karşı ütopyaya, daha sonra da bunu dilimize çevirerek bizlere bu kitabı mükemmel şekilde sunan Celal Üster'e teşekkür etmeden geçmek istemiyorum. Olayın kurgusunu ilk başta anlayamasamda - özellikle yenisöylem kelimelerinden dolayı - okudukça nasıl bir dünyaya girdiğimi anladım. Kitabtan alacağım şu kısım,belki yazarın yarattığı kurguyu anlamanıza yardımcı olur: "Bunların ne kadarının yalan olduğunu nasıl bilecektiniz ki?Sıradan insanların artık Devrim'den önceki dönemden daha iyi durumda oldukları doğru olabilirdi.Doğru olmadığının biricik kanıtı,yüreğinizden yükselen o sessiz protesto,içinde yaşadığınız koşulların dayanılmaz olduğunu duyumsatan,eskiden böyle değildi herhalde diye düşündüren o sezgiydi.Winston birden,çağdaş yaşamın asıl özelliğinin acımasızlığı ve güvensizliği değil,yavanlığı,donukluğu ve kayıtsızlığı olduğunu fark etti.Yaşamın yalnızca tele-ekranlardan yağdırılan yalanlarla değil,Parti'nin erişmeye çalıştığı ülkülerle de hiç benzeşmediğini görmek için çevrenize bir göz atmanız yeterliydi.Bir Parti üyesi için bile,yaşamın çok büyük bir bölümü yansız ve siyasetten uzak,sıkıcı işlerle uğraşmakla,metroda bir yer kapmak için itişip kakışmakla,delik çorapları yamamakla,bir tatlandırıcı tableti için,yalvar yakar olmakla,sigara izmaritleri biriktirmekle geçiyordu.Parti'nin erişmeye çalıştığı ülkü,muazzam,dehşetengiz ve heybetli bir şeydi: Ürkünç makineler ve korku salan silahlardan oluşan bir çelik ve beton dünyası;uygun adım yürüyen,hepsi aynı şeyleri düşünen ve aynı sloganları atan,durmadan çalışan,savaşan,zafer kazanan,zulmeden bir savaşçılar ve bağnazlar ulusu;hepsinin yüzü birbirine benzeyen üç
Düşünce
1984George Orwell · Can Yayınları · 2023199,9bin okunma
10/10
·328 syf.··
Beğendi
·
2022 26. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 30 Haziran 2022 16:36
Bundan 3-4 ay önce kitabı elime alıp 20 sayfa kadarını okuduktan sonra, çok yoğun ve ayrıntılı betimlemelerinden dolayı sıkılıp gözüm korkarak kitabı yarıda bıraktım. Yeniden okumaya karar verdiğimde biraz zor olsada daha sonra çok akıcı giden konusunu gördüm. Konusu aslında gayet merak uyandırıcı ve olay akışı da sakin devam eden, duygulu betimlemeleriyle okurken insanda melankoli yaratan bir üslubu var Balzac'ın. Karakterlerin duygularının, hissettiklerinin ayrıntılı olduğu için çok güzel anlatıldığı kanısındayım. Dostoyevski gibi tam anlamıyla psikolojik bir tahlil yapılmamış tabii ki ama aşkın duyuları, bulguları ve düşünceleri çok güzel aktarılmış. Bunu sevilen kadın olan Henriette'nin mektuplarında -özellikle de Felix'e olan son mektubunda- çokça gördüm ve gerçekten hissettim. Bu kadın çocuğu gibi gördüğü Felix'i çok sevmesine rağmen iffetinden ödün vermemeyi ve kocasına sadık kalmayı seçiyor. Son mektubunda da ; Felixle olan arasındaki münasebetin, Tanrı'nın cezalandırması olarak kocasının aşağılamalarını, yakınmalarını, çocuklarının hastalığını göz önüne koyuyor ve bu acıları hakkettiğini ve asil bir şekilde çektiğini söylüyor. Felix' in aşkını en başta güzel gibi görmeme rağmen ben bu hikayede asıl acı çekenin Henriette olduğu kanısındayım. Çocuğunu ona sadık kalması ve hayatta iyi ve güzel yükselebilmesi için uğraşan bu kadını; Felix hatalarının sonucu , ona yaşattığı kederle öldürüyor. Bencilce davrandığını düşündüğüm Felix, Lady Dudley den sonra öyküsünü anlattığı Nathalie'yi de kaybediyor. Nathalie dediklerinde o kadar haklı ki : "Lady Dudley ile onun değerini bilemeyecek kadar erken karşılaşmışsınız ve size kötülük yaptığını söylemeniz bana gururunuzun incinmesinin intikamı gibi geliyor; Madam de Mortsauf'u çok geç anlamışsınız;birini diğeri olamadığı
Düşünce
Vadideki ZambakHonore de Balzac · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202552,9bin okunma
10/10
·236 syf.··
2022 16. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 20 Mart 2022 22:05
"Kadınlar, kızlar, genellikle güle benzetilirler.Eğer bu kız da bir gülse, öyle bir güldür ki gonca haline gelir gelmez güzel kokusunu koklamaya can atan birçok adamın eline düşerek bunların koklaya koklaya vakitsiz soldurmuş ve yıpratmış olmalarından başka, onu koklayan burunların, en hafif ve en tehlikesizi nezleden ibaret olan birçok hastalıklarla kirlenmiş oldukları da gül üzerine bıraktıkları çeşitli pisliklerden anlaşılmaktaydı." Belki de bu tür yerlere düşmüş kadınların durumunu şu sözlerle anlatabilmek mümkün olmasa bile talihsizlikleri ve geldikleri pis durumun vaziyeti bu şekilde anlatılabilir. Okursanız bu konuda at gözlüğünü bırakabileceğiniz bir kitap.
Hayat
Henüz 17 YaşındaAhmet Mithat Efendi · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20253,409 okunma
Reklam