Artık domuzların yüzlerine ne olduğu anlaşılmıştı. Dışarıdaki hayvanlar, bir domuzların yüzlerine, bir insanların yüzlerine bakıyor; ama onları birbirinden ayırt edemiyorlardı.
Ne olurdu kokunun da fotoğrafı olsaydı,
Sesin fotoğrafı,
Boşluğun fotoğrafı.
Parmak uçlarındaki karıncanın,
Ruhtaki üşümenin..
Ölüm kimseyi bu kadar yalnız bırakmazdı.