Yevgeny Bazarov...
8/10
·256 syf.··
2026 23. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 22:49
Sevgili okurlar, sevgili yazarlar, sevgili Romalılar... Rıs Edebiyatının ilk önemli romanı olarak kabul edilen bu eserde; hikaye, babalar ve oğullar arasındaki kuşak çatışması ekseninde cereyan ediyor. Dikkat spoiler içerir! Diğer dünya klasiklerinin aksine bu romanda uzun uzun betimlemeler yerine bol bol diyaloglar yer alıyor. Hem bu yüzden hem de yazarın sade dili sayesinde kitap akıp gidiyor. Anlatılan hikayenin çok bir etkileyici yanı yoktu. Neyi anlattığından daha çok nasıl anlattığına bakacak olursak nihilist bir gencin (Bazarov) aynı anda iki kadına aşık olduğunu ve 1860'ların Rus toplumuna aykırı fikirlerini cesurca ve her ortamda dile getirdiğini görüyoruz. Bazarov, toplumun ahlaki yapısını ve doğmatik düşüncelerini eleştirip bunlarla alay etmekten geri kalmıyor. Bu karaktere kitabın sonlarına doğru ısındım, onun fikirlerini anlamaya başladım. Derken bir mikrop yüzünden ölmesi ile birlikte Bazarov'un hikayesi yarım kalmış oldu. İyi okumalar diliyorum.
Babalar ve OğullarIvan Turgenyev · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202555,9bin okunma
8/10
·416 syf.··
2026 9. kitabı
·
29 saatte okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 19:08
akıp gitti güzel kitap ama kurulan evreni çok beğenmedim kitap fantastik diye pazarlandığı için daha farklı bir evren beklemiştim fakat fantastik yanını pek göremediğimizi düşünüyorum tamam daktilo meselesi falan hoş fakat yeterli gelmedi bana. birde düşman kısmı aşırı kısa bu da en hoşuma gitmeyeni Iris neyse de Roman çok çabuk yumuşadı gibi geliyor. Kitap kalın olduğu için yazar düşman kısmını uzun yazdı falan diye düşünmüştüm ama hiçte öyle olmadı. Bence Iris ile Roman'ın iş hayatını daha fazla okumalıydık beraber çalıştıkları kısımları. Yani Iris, Roman'ın nişanlanacağını öğrendiğinde haliyle hoşlanmıyordu o yüzden bir şey hissetmedi ama beraber çalışırlarken o nişanlılık olayı uzasaydı kıskançlık sahnesi görseydik süper olurdu. Iris'in aşkı bana pek geçmedi o yüzden fakat Roman çok güzel seviyor. Birde evlilik olayı da aşırı geçiştirme geldi yani yazar konuyu bulmuş çok güzel ama yazamamış gibi geldi. Her şeye rağmen kitabı beğendim karakterler olsun konu olsun çok güzel. İkinciyi sabırsızlıkla bekliyorum okumak için
Ebedî RekabetRebecca Ross · Olimpos Yayınları · 20241,238 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
10/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2026 33. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 01 Haziran 2026 23:49
Bu kitabı okurken içimde bir şeyin çıt diye kırılıverdiğini hissettim. Sanki bir kandırmacadan yaşamın gerçeklerine uyanıvermişim gibi geldi. Bir edebi eser okuyucuda sayısız farklılıkta duygu uyandırabilir. Bu hikayenin benim aynamdaki yansıması ise kahramanın yaşadığı kazadan sonra kaybettiği yüzü kadar ürperticiydi. Yazabilmek bir marifettir, hatta okuyabilmekte. İlki yetenek ister, ikincisi de sabır. Yani herkesin harcı değildir okumak da yazmak da. Bu sebeple her ikisini de yapabildiğim için kendimle övünür, bu kümeye ait insanlar olarak ayrıcalıklı olduğumuza inanırdım. Ama insan edebiyata öylesine düz yolda giderken rastlamazdı ki. Kırılan yerden yeşerirdi edebiyat. Acının, özlemin, yitik duyguların omuzlarında yükselirdi. Işık gibiydi evet, ama yalnızca zifiri karanlıkta anlamlıydı; dosttu, bu yüzden yalnızlıkta değerliydi. Okuyorsan çaresizdin, yazıyorsan yaralıydın. Boğulmuyorken çırpınmazdın, düşmüyorken tutunacak dal aramazdın. Dostoyevski Çar’ın idam mangasının önünde ölümle yüz yüze gelmeseydi, ne Raskolnikov’dan haberimiz olacaktı, ne de Ölüler evinden. Kafka babası tarafından değer görseydi, ölümünden sonra dahi olsa kırılgan duygularına tanıklık edemeyecektik. Savaşlar, sürgünler, politik kavgalar olmasa duyar mıydık Sandor Marai’lerin Milan Kundera’ların adlarını. Romanın daha ilk bir kaç sayfası beni can evimden vururken bunları düşündüm.Ve kendime şu soruyu sordum; “ Hayatın debdebesinden, acılarımızdan kacarken, ama okuyarak ama yazarak, edebiyata sığınan bizler hakikaten ayrıcalıklı kesim miydik?” Sorunun cevabını vermeden önce kitabı inceleyelim. Yazarın kendi hayat hikayesinden esinlenerek yazdığı bir roman Almodovar Teoremi. Kahramanımız Antoni Matematik bölümünden başarı ile mezun olduktan sonra kız arkadaşı ile birlikte mezuniyet
Almodovar TeoremiAntoni Casas Ros · Sel Yayıncılık · 2013947 okunma
9/10
·416 syf.··
2026 27. kitabı
Kitap İris'in abisinin tanrıların savaşında savaşmak üzere cepheye yollanması ile başlıyor. Kitaba daha çok fantastik ağırlıklı olacağını zannederek başladım ama kitapta karakterler arasındakı ilişki daha ön planda tutulmuştu. Okuduktan sonra anladım ki bir çok okur da bu beklentiyle başlamış ve bu da kitabı beğenmemelerine neden olmuş ama benim için öyle olmadı. Çünkü kitabın yazım dili çok güzeldi ve su gibi akıyordu. Kitap ilahi bakış açısı ile yazılmıştı ama ben okurken sanki karakterlerin ağzından hikayeyi dinliyormuş gibi hissettim ve bana bunu yaşatan ilk kitaptı. Ne diye bilirim ki bu kadar beğendiğim ama aynı zamanda inceleme yazmak için bu kadar zorlandığım bir kitap olmamıştı. Kitap bana bir çok konuşan ilkleri yaşattı.
Ebedî RekabetRebecca Ross · Olimpos Yayınları · 20251,238 okunma
B A Y I L D I M
8/10
·112 syf.·
2024 68. kitabı
Bazı kitaplar sadece okunmaz; Akdeniz’in o hem canlı hem melankolik sokaklarında, sinematografik bir rüyanın içinden geçilerek yaşanır. Antoni Casas Ros, bu sarsıcı eserinde matematiğin soğuk formüllerini şiirin sıcaklığıyla eritiyor ve acıyı saf bir estetiğe dönüştürüyor. Roman, feci bir kaza sonrası yüzünü kaybedip gecenin loşluğuna sığınan bir matematikçi ile toplumun kıyısındaki sıra dışı, marjinal ruhların rehberi Lisa’nın yollarını kesiştiriyor. Bu tuhaf ve kalıpları yıkan karakterlerin adımları, okuyucuya buram buram İspanya sokaklarında geziniyormuş hissi veriyor. Sayfalar arasında Pedro Almodóvar sinemasının o cesur, kuralsız ve rengarenk dokusu kelimelerle yeniden hayat buluyor. Yazarın önümüze fırlattığı teorem ise kitabın bittiği yerde bile zihinde dönüp duruyor: "Korkunç veya çirkin bir şeyi güzelliğe çevirmek için ona yeterince uzun süre bakmak yeterlidir." Kusurlu olanın içindeki o gizli kutsallığı keşfeden roman, "Ahenk = Kaos" denklemiyle hayatın vahşi ritmini fısıldıyor. Yaralarını Almodóvarvari bir estetikle taçlandırmak, Akdeniz ikliminin o gizemli gece yürüyüşlerinde tuhaf karakterlerin izini sürmek isteyenler için sarsıcı, deneysel ve büyüleyici bir başyapıt.
Almodovar TeoremiAntoni Casas Ros · Sel Yayıncılık · 2013947 okunma
Ay
8/10
·128 syf.··
2026 23. kitabı
2026 -27. Kitap Kitabın Adı : Ay Yazarı : Stewart Ross Yayınevi: @isbankasikulturyayinlari Türü : Araştırma Basım Yılı : 2009 Sayfa Sayısı: 126 Sayfa Düşünceler : - Araştırma türünde bir eser -İnsanlı ay seyahatinin 40. Yılı için hazırlanmış - Ansiklopedik bir eser - İnsanlığın uzay ve ay yolculuğu aşama aşama anlatılmış. -Armstrong 'un " Benim için küçük insanlık için büyük bir adım " dediği Ayın yüzeyine inişi öncesi ,sonrası ile teferruatlı biçimde aktarılmış. - Ayın yapısı , atmosferi ,uzaklığı gibi pek çok bilgi verilmiş. - Çok etkileyici fotoğraf ve grafiklerle desteklemiş içerik. - Ay ile ilgili mitler ,efsaneler ,şarkılar ,şiirlerde anlatılmış. - Ayın dünyaya etkileri ,güneş-ay-dünya üçgeninde yaşanan doğa olayları da var içinde -Çok zengin içerikli bir eser. Baskısı,kalitesi mükemmel -70 liraya aldım bu yıl. Bulabilirseniz sizde hemen alın. -Herkesin okuyabileceği türden bir eser. - Tavsiye ediyorum.
AyStewart Ross · İş Bankası Kültür Yayınları · 200915 okunma