Kardeşim sen düşünceden ibaretsin
Geriye kalan et ve kemiksin
Gül düşünür gülistan olursun
Diken düşünür dikenlik olursun.
— Mevlana Celâleddin-i Rumi —
''Görürsünüz, adam olmayacak bu çocuk,'' derdi. Konuşmazdım. Sevinirdim. Babam adamsa ben olmayacaktım. ... Öğretmenler babama yazarlardı. İyi ki okumamı istemiyordu. Yoksa ona inat okumazdım.''
Sait Faik Abasıyanık'in Lüzumsuz Adam eseri, bizlere yalın bir anlatımla sunulan 14 hikayeyi içerir. Bu 14 hikayede sıradan insanların hayatlarından kesitler bulunur ve hikayeleri güzelleştiren detay da budur.
Sait Faik Abasıyanık bir durum hikayesi yazarıdır. Durum hikayeleri merkezine bir olay koymadan karakterler arasındaki diyaloglara önem vererek yazılan hikayelerdir. Bu hikayeler belli bir durum üzerine şekillenir. Bu tarz hikayelerin sonu da genelde okuyucuların tamamlaması için 'ucu açık' bir şekilde bırakılır.
İşte Lüzumsuz Adam kitabındaki 14 hikaye boyunca da durum hikayeciliğinin etkilerini görüyoruz. Halkın arasındaki hikayelere yönelen eserde sanki siz de halkın arasına karışmışsınız ve adalardan biri olarak bir gün geçiriyormuşsunuz gibi hissediyorsunuz. Bu nedenle kitabı okurken denizin kenarında, kulaklarınızda martı sesi, burnunuzda denizin kokusuyla bulabilirsiniz kendinizi.
Bence bu tarzından ötürü bile okunmayı hak eden bir kitap kendisi. Tavsiye ederim.