Kardeşim sen düşünceden ibaretsin
Geriye kalan et ve kemiksin
Gül düşünür gülistan olursun
Diken düşünür dikenlik olursun.
— Mevlana Celâleddin-i Rumi —
Çok güzel özetlenmiş bir inceleme. Yıllar sonra yeniden okudum Anayurt Oteli ve Aylak Adamı. Aylak Adam yazarın daha eski eserlerinden biri olmasına karşın ben kitabı Anayurt Otelinden daha iyi buldum.
Yusuf Atılgan; 1921 doğumlu Türk yazar ve öğretmendir. 1950-1980 yılları arasında yazıları bulunmaktadır. Bu dönemin ilk modernist yazarlarından sayılmaktadır. Ününü Aylak Adamla yaymış olan yazarın, Anayurt Oteli ve Canistan adlı romanları da bulumaktadır.
Kitaba geçince üzerinde yazarın adı olmasa Oğuz Atay'ın eseri diyebilirdim. Kullanılan bilinç akışı tekniği, yazılan mektuplar, kişinin kendi iç konuşmaları, hep arayış içinde olunması, yapılan eleştiriler.. Her sayfasında bir Oğuz Atay üslubunu hissettiriyor. Ki araştırınca Oğuz Atay'ın Tutunamayanlar adlı eserinde ilham aldığını öğrendim. Burda bir alıntıya yer vermek istiyorum:
-İnsanın bir tutamağı olmalı.
-Anlamadım.
-Tutamak sorunu dedim. Dünyada hepimiz sallantılı, korkuluksuz bir köprüde yürür gibiyiz. Tutunacak bir şey olmadı mı insan yuvarlanır. Tramvaylardaki tutamaklar gibi. Uzanır tutunurlar. Kimi zenginliğine tutunur, kimi müdürlüğüne, kimi işine, sanatına.(syf 183).
Kitaba geçecek olursak karşımıza başkahraman olarak Bay C. çıkıyor. Küçükken babasına o kadar aşırı bir nefret duymuştur ki bu nefreti şu satırlar da görebiliriz:
Okuldan suratımda çürükler, tırnak yaralarıyla döndüğüm günler babam, ''Görürsünüz, adam olmayacak bu çocuk,'' derdi. Konuşmazdım. Sevinirdim. Babam adamsa ben olmayacaktım.(syf 151).
Babasından duyduğu korku ona karşı nefreti doğurmuştu. Küçükken teyzesinden gördüğü sevgi ise aklından hiç çıkmamış, hep onu aramasına sebep olmuştu.
Bay C. bu dünya da tek arayış içerisinde. Onu da şuraya alıntılayayım:
'Ben toplumdaki değerlerin ikiyüzlülüğünü, sahteliğini, gülünçlüğünü göreli beri, gülünç olmayan tek tutamağı arıyorum: Gerçek sevgiyi! Bir kadın. Birbirimize yeteceğimiz, benimle birlikte düşünen, duyan, seven bir kadın!''(syf 183).
Böyle bir sevgi bulunabilir mi?