Keder öyle şeffaf bir şey değil; katı, zalim, mat bir şey. En ağır hissedildiği zaman sabahları, uyku sonrası. Kurşun gibi bir yürek, kımıldamayı reddeden inatçı bir gerçeklik.
Sahip olmadığımız şeylere bakarken, “Benim olsaydı nasıl olurdu?” diye düşünme eğilimindeyizdir ve işte böylece yokluğu hissederiz. Oysa bunun yerine sahip olduğumuz şeyler için sık sık şunu düşünmemiz gerekirdi: “Bunu kaybetsem ne olurdu?”