Oysa ben onu tonton bir dede sandıydım :))))
7/10
·144 syf.·
2026 67. kitabı
Haydi, beynimi yakan bu kitabı birlikte inceleyelim! :) Yaşamının sonlarına yaklaşmış, 70 yaşında ve anılarını kaybetmemek için mücadele eden bir Alzheimer hastası… Ama yanlış anlaşılmasın; söz konusu olan çiçekli, böcekli, nostaljik anılar değil. Onun zihninde özenle saklamaya çalıştığı şeyler, son derece planlı ve hatta kendisinin keyif aldığı bir dizi cinayet. Eğer siz de bu sevimli görünen yaşlı amcamızın gün içinde yaşadıklarını ve geçmişinde neler yaptığını kendi ağzından dinlemek istiyorsanız, oturup bu kitabı bi zahmet okumanız gerekiyor. Bunun yanında, Alzheimer hastalığıyla yaşayan bir insanın ruh hâlini ve zihnindeki düşünce geçişlerini anlamak açısından bile kitap oldukça etkileyici. Okurken psikolojim altüst oldu, ruhum daraldı, beynim adeta yandı… Ve bunlar hissettiklerimin yalnızca bir kısmı. Finali ise tam anlamıyla ters köşe. “Ne umduk, ne bulduk!” dedirtecek türden bir sonla karşılaşıyorsunuz. Ben kitabı fazlasıyla beğendim ve kesinlikle tavsiye ederim. Hadi o zaman, kitapta buluşma vakti! Daima kitaplarla ve sevgiyle kalın :)
Bir Katilin GüncesiKim Young-Ha · Timaş Yayınları · 20246,2bin okunma
4/10
·116 syf.··
2017 47. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 30 Eylül 2017 00:00
Yazarın okuduğum ilk ve son kitabı oldu. Öykülerini derlediği, son dönemde yazdığı bir kitap. Bir yazar bu kadar yazar olamaz; bir öykü ancak bu kadar yazılamaz! Tebrik ediyorum kendisini. Okuduğum en kötü Türk hikâyeleri listesine kafadan girmeyi başardı. Sıfır kurgu, üslup ve konu bütünlüğü... Efendime söyleyeyim, gereksiz ayrıntılardan örülü bir metin. O kadar yorucu, o kadar yorucu ki..."Lütfen sus, anlatma!" diyesim geldi. Sanattır, saygım var; bu kısmına, herkes içindekileri dökmelidir falan, bunlar kabulüm. Ama ben yanlış yapmışım alıp okuyarak. Bu kitabı okumak için harcadığım sürede tavanı izleseydim daha faydalı bir etkinlik olurdu. Ah, ruhum daraldı yazmaktan! Çıksın istiyorum artık bu kitap hayatımdan. Uzak dur benden! Nezihe Meriç
Edebiyat & Roman
Gülün İçinde Bülbül Sesi VarNezihe Meriç · Yapı Kredi Yayınları . · 2008193 okunma
Reklam
6/10
·504 syf.··
2026 29. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 24 Mayıs 2026 22:56
Ruhum daraldı Osman. Sen nasıl bir insandın lütfen ya ! Bir insan kendi sonunu nasıl getiriliri okumak isteyen buyursun başlasın. İçim sıkıldı. Kaygı bozukluğum tavan yaptı. Akşamın bu saatinde kahırlandım. Teşekkürler… Uzun bir süre Ayfer Tunç okumayacağım.
OsmanAyfer Tunç · Can Yayınları · 20208,3bin okunma
"İnsanlar artık İsa'yı dinlemiyor."
Puan vermedi·70 syf.··
2026 52. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 23 Mayıs 2026 00:14
Stefan Zweig bir şey yazmak istediğinde isterse yedi sayfada isterse yetmiş sayfada anlatır. Ama ne olursa olsun en iyisini yazar. Bir kere bile şaşmadı bu. Leman Gölü Kıyısındaki Olay öyküsünde, savaştan kaçıp İsviçre'ye sığınan saf bir Rus askeri olan Boris'in durumu üzerinden devletlerin çizdiği yapay sınırların ve savaşın anlamsızlığını anlatmış ki bence en yalın en çaresiz haliyle anlatmış. Saf bir köylüye sen savaşın neyini anlatıp sorgulatabilirsin ki? Buradaki saf , safi saf. Önceliği toprağı ekmeği olan bir insandan bahsediyorum. Ne bilsin sizin çarınızı çariçenizi. Ya da benzeri zımbırtıları. O eve gitmek ister. Ev neresiyse orada ölmek ister. Siyaseti, haritaları ve etrafındaki insanların dilini anlayamayan, tek derdi kilometrelerce uzaktaki ailesine kavuşmak olan bu masum köylünün acımasız bürokratik çarklar arasında ezilmesi insanın şefkatini merhametini zorluyor. O an ben sadece insan görüyorum. Boris'in, savaşın kurallarını aşıp evine dönemeyeceğini anladığında kendini göle bırakması beynine kurşun yemesinden daha ağır geldi bana. Bırakmıyorlar insan rahatça ölsün. Ruhum daraldı. Bazen rüyamda bilmediğim bir dilde konuşmaya çalışırım. Çok zor bir şey o şekilde anlaşılmamak. Hele hele savaşın ortasında yanlış anlaşılabilirim korkusu. Özellikle dilinin anlaşılmamasını da iki satırda anlatmak büyük mesele. Dilini bile anlamadığın bir esir. Neden oradasın? O devletlere sormak lazım. Dilini bile anlamadığın bir yerde derdin ne işin ne. Hayır değil. Belli ki değil. Bu hep böyleymiş. Şimdi farklı mı tartışılır ama bir adamın üzerine geçirdiğin bir üniforma. Sonrası hiçlik. Kimliksiz mezarlar. Bazen diyorum ki bunu da bilmesen okumasan hissetmesen olmaz mıydı seren. Sonra diyorum ki gözünü kapayan yalnız kendine gece yapar. Savaş iyi bir şey değil. Bir hiç
Edebiyat
Leman Gölü Kıyısındaki OlayStefan Zweig · Tezgâh Cep Kitap · 2018227 okunma
Karanlık distopya
8/10
·240 syf.··
2026 26. kitabı
Kitabın atmosferi cok karanlık okurken ruhum daraldı , kitap kolay okunmuyor akmıyor yani zaten yazım şekli körlük kitabi gibi konuşmalar falan ayrı yazılmamış tüm metin halinde bitince bi ferahladım kurtuldum sonunda bitti kitap.. Konusu etkileyici okuması zor ve ruh halini inanılmaz kötü etkiliyor
Peygamberin ŞarkısıPaul Lynch · Delidolu Kitap · 20241,931 okunma
Puan vermedi·72 syf.··
2026 331. kitabı
·
35 saatte okudu
·
Okunma: 13 Mayıs 2026 07:46
Francis Wolff’un Kusursuz Aşk Yoktur kitabı, "tek solukta biter" diye başladığım ama maalesef tam bir vakit kaybı çıkan bir deneyim oldu. Topu topu 72 sayfa olmasına rağmen, yazarın o kuru ve akademik dili yüzünden okurken resmen ruhum daraldı. Wolff aslında önemli bir felsefeci ama bu kitapta aşkın o büyülü tarafını sadece mekanik birer parçaya ayırıp, arzu ve hayranlık gibi kavramlar arasına sıkıştırmış. İnsan okurken Matt Haig'in o psikolojik derinliğini ya da Tom Robbins’in yaratıcı felsefesini arıyor. Her iki yazarıda çok severek okurum. Kitabın konusu güya aşkın imkansızlığını ve kusurlarını anlatmak ama öyle bir anlatım var ki, yeni bir şey öğrenmekten ziyade sürekli aynı döngünün içinde dönüp duruyorsunuz. Bitirdiğimde hissettiğim tek şey, keşke bu süreyi gerçekten ruhuma dokunacak bir esere ayırsaydım oldu. Kısacası, ince olması sizi yanıltmasın; ne dilde bir akıcılık var ne de içerikte beklenen o vurucu felsefi derinlik.
Kusursuz Aşk YokturFrancis Wolff · Pinhan Yayıncılık · 082 okunma
Reklam
Reklam