📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Ben bu kadına aşığım GERÇEKTEN AŞIĞIM. Kitap çok güzeldi. Arkadaşım okuduğu için ona teori attım durmadan ve çoğu doğru çıktı. Ters köşe yememiş olmama rağmen aşırı beğendim kitabı çünkü istediğim gerilimi bana verdi. Kurgu güzeldi, işleyiş güzeldi. Ters köşe olmama rağmen bayıldım
Güzel bir kitabı daha bitirmenin mutluluğu içerisindeyim. Nora Roberts'ın en sevdiğim serisi olan Ölüm Serisi'nin en güzel kitaplarından biriydi Gölge Ölüm.
Sevgili Reyhan Kartal ile beraber okuma klasiklerimizden biriydi. Her zamanki gibi benden önce bitirdi tabii :)
Neden bilmiyorum bu aralar kitap okumam yavaşladı. Ama bu kesinlikle okuduğum kitaplarla ilgili değil.
Gölge Ölüm muhteşemdi. Eve ve Roarke muhteşemdi. Her kitapta onları geçmişe, o çocukluk trajedilerine götüren bir olayla karşılaşmaları ve her seferinden birbirlerine sıkı sıkıya tutunmaları beni benden alıyor. Böyle bir aşk kitaplardan başka bir yerde yaşanamazdı zaten.
Roarke sana aşığım. Eve içib yaptıklarına aşığım. Böyle güzel sevebilmene aşığım. Tek kelimeyle harika bir çiftsiniz. Umarım devam kitapları çabuk çıkar çünkü elimde çok az kaldılar.
Kitabın başlarında bırakmak ve devam etmek arasında kararsız kaldıysam da bitirdiğimde ağzım açık kaldı. Benim için beklenmedik bir son oldu. Kafamda beliren her soru işaretinde daha hızlı okumaya başladım. Ve nihayet sona geldiğimde kesinlikle hazır değildim.
Herkese selam. Çok güzel bir kitapla geldim. Önce 9 verdim ama sonra dedim bu kadar da not kırıcı hocalara dönme. :) Yazarın daha önce Terapist adlı kitabını okumuş ve 9 vermişim. Bence bu kitap ondan daha iyiydi. Konuyu üstün körü anlatacağım zira ne söylesem spoiler olur gibi geliyor; Cass adında bir öğretmenimiz var, eşi Matthewla çok mutlu :D, evleri de şehrin çok uzağında böyle ormana yakın bir yerde öyle düşünün. Cass, aşırı yağışlı bir günde evine gitmek için kısa yol olan orman yolunu tercih etmek ister ancak yolda giderken kenara park edilmiş bir araç, içerisinde ise hareketsiz halde duran bir kadın olduğunu fark eder. Bu yağmurda ve kimsesizlikte aşağı inip kadına yardım etmek istemez ama bekler kadın gelsin diye. Gelmeyince kendisi de ürktüğünden basar gaza eve gider. Ertesi gün haberlerde orman yolunda bir ceset bulunduğu haberini alır ve kadına yardım etmediği için vicdan azabı duymaya başlar. Kadının aslında Rachel ile ortak arkadaşı olan Jane olduğunu öğrenince daha da azap dolu günler onu beklemektedir. (Bu arada Rachel Cass'in kız kardeşi gibi sevdiği çok yakın arkadaşı) Bu üzüntü Cass için bunama başlangıcı olarak geri döner, zira rahmetli annesi de zamanında bu hastalıktan muzdariptir. Koymadığı şeyi koydu zannetmesi, satın almadığı şeyi aldı zannetmesi, arabasını park ettiği yeri unutması, bilimum makineleri çalıştırmayı unutması, söz verdiği davetlere gitmeyi unutması ya da davet verdiği günü unutması gibi pek çok şeyde sıkıntı yaşamaya başlar. Eşi desen o kadar anlayışlı ki (canım:) en sonunda Cass'i doktora götürüyor ve Cass haplara başlıyor. Tabii takdir edersiniz haplar daha da kötü etki bırakıyor. Bu kısımları okurken aşırı gerildim, bazen Cass'e çok sinirlendim böyle tutup sarsmak istedim kendine gel diye. :D Neyse böyle böyle sinirden