Rumeysa Kızmaz

5/10
·176 syf.··
2018 20. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 01 Aralık 2018 15:09
Ikıgai, Japonca “iki”; yaşam, hayat anlamına gelirken, “gai”; etki, sebep, yarar anlamına geliyor. Bu iki küçük kelimenin birleşiminden ortaya “yaşama sebebi” anlamı çıkıyor. Yaşama sebebi olarak çevirisi yapılan ikigai kelimesini Japonlar “sabah uyandığınızda sizi yataktan çıkaran şey” diye çeviriyor. Yani japonlara göre herkesin bir ikigaisi (yaşama sebebi) var ve japonlar ikigaisini bulan insanın mutlu ve uzun yaşayacağını düşünüyor. Bu ıkıgai sevdiğiniz herhangi bir şey olabilir; resim yapmak, kitap okumak,yemek yapmak veya şarkı yazmak,öğretmenlik yapmak vs. vs. Peki neden japonların uzun ve mutlu yaşama sırları? Çünkü japonlar hayatları boyunca çalışmayı seven, kendisine hep bir uğraşı bulmuş insanlar. Zaten Japon kültüründe emeklilik kelimesi yok. Sağlığına çok dikkat eden neredeyse her gün balığı, yeşil çayı fazlasıyla tüketen insanlar. Teknolojinin üst safhada olduğu yer Japonya. Böyle olunca da ortalama yaş ömrü uzuyor. Ama bir o kadar da asosyal, içine kapanık insanlar. Bu nedenle intiharın da en çok olduğu yer de Japonya. Buraya kadar herşey tamam güzel, fakat kitabın uluslararası en çok satanlar da yer almasına, abartılmasına anlam veremedim. Kitapta yazılanlar çoğu insanın zaten az çok bildiği şeyler. Stresten uzak durmak, az uyumak az yemek, spor egzersiz yapmak, balık ve yeşil çay tüketmek, sebze yemek ve kendimize meşgul olabileceğimiz bir şeyler bulmak. Kitabın genel içeriği bu şekilde. Zaten sonrası hep bir döngü. Bilgi verici bir kitap, gereksiz olduğunu söyleyemem ama geneli zaten bilinen ve uygulanmayan şeyler. Kısaca boş zamanlarda okunulabilir.
Ikigai - Japonların Uzun ve Mutlu Yaşam SırrıFrancesc Miralles · İndigo Kitap · 202024bin okunma
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
9/10
·302 syf.··
2018 17. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 30 Ekim 2018 12:31
Michel De Montaigne, önceleri hukukla uğraşsa da babasının ölümüyle, dört çocuğunu bebekken kaybetmişken, onca sıkıntı ve dert üstüne fikirlerini kağıda dökmeye başlamıştır. “Ben kitabımı yaptığım kadar da kitabım beni yaptı.”der Montaigne. Tüm hayatını bu kitabı yazmaya adamıştır. 1780 yılında ünlü “Denemeler” yayımlanır. Edebiyat çevrelerinin yeni tanıştıkları Denemeler kısa sürede çok okunan kitapların başından gelir. Dünya edebiyatının önemli kalemleri deneme alanında da eserler vermeye iten Montaigne’inin bu girişimi sayesinde olmuştur. Klasik okuyacaksam ağır gelmesin diye mutlaka araya farklı bir roman türü eklerim. Sanırım bundan daha yeni sıra geldi Denemeler’e. Aslında ismi Denemeler’dir ama daha çok sohbet havasındadır yazdıkları. Çayını alıp oturup Montaigne ile samimi sohbet eder gibi... Bazen hayattan kesitler, öğütler, nasihatlar bazen de hayatın gerçeklerini çarpa çarpa yüzümüze vurur. Hayattan ders almamızı sağlayacak sözleri vardır. Klasiklerde belki de akla ilk gelenlerdir “Denemeler”. Bir yazarın hayatı boyunca emek verdiği bir kitap. Emeğini anlıyorum ama keşke daha çok kitabı olsaydı diye düşünüyorum, daha fazla eserler hayata katabilseydi diyorum.
DenemelerMontaigne · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202065,7bin okunma
9/10
·480 syf.··
Beğendi
·
2018 14. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 29 Haziran 2018 03:26
Kor adası, Kimberley Freeman 'ın bu zamana kadar okuduğum kitaplarının arasında en beğendiğim kitabı oldu. Okuyucuyu bu kadar içine çekmesi, belki de toplumumuzun kadına verdiği değerle benzer özelikler taşıdığı içindir. Oysa bir kadına verilecek en önemli değer sevgidir. Ama maalesef yıllar geçtikçe değişen bir şey olmamış, hatta kadına şiddet ve cinayet gün be gün artmıştır. Keşke toplum olarak önüne geçebilsek bazı olayların, keşke elimizden bir şeyler gelse, keşke sadece konuşmakla kalmasak... Kitabın konusuna gelecek olursak; 1891 yılının İngiltere'sinde Tilly Kirkland, rüya gibi bir evlilik yaptığını düşünürken kendini bir kâbusun tam ortasında bulur. Yaşadığı talihsizlikler onu Avustralya'ya, Kor Adası'nda bir malikâneye getirir. Burada bir yerel cezaevi müdürünün kızına mürebbiyelik yapacaktır. Aslında her günbatımında adeta bir kora dönüşen bu adaya hayatının cezasını çekmek için geldiğini anlayacaktır… 2012 yılında ünlü yazar Nina Jones, kafasını toparlamak ve yazmakta sıkıntı çektiği yeni hikâyesine odaklanmak için Avustralya'ya büyük büyükannesinden kalma malikâneye gelir. Ancak Starwater Malikânesi'nin duvarları, onun yıllardır sakladığı büyük sırrının kanıtlarıyla doludur. Keşfettiği her kanıt ise Nina'nın büyük bir gizemi çözmesini sağlayacaktır. Vicdanı hayatı boyunca sırtında taşıyan bir kadın Zavallı Tilly... . Hayatın ona getirmiş olduğu tahlilsizlere üzülerek, her sayfayı çevirdiğimde bir umut içinde okudum. Malesef o da herkesi kendisi gibi zannettiği için iyi niyetinden kaybetti. Her kadının bu kitapta kendinden bir şeyler bulacağını düşünüyorum. Umarım okursunuz. İyi okumalar...
Kor AdasıKimberley Freeman · Arkadya Yayınları · 20151,907 okunma
Puan vermedi·208 syf.··
2018 10. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 31 Mart 2018 15:20
J. D. Salinger, 1919 tarihinde New York'ta dünyaya geldi. 1951 yılında başyapıtı "Çavdar Tarlasında Çocuklar" adlı kitabı basılmıştı. Kitap başta eleştirmenler tarafından tutulmasa da okuyucuların ilgisini çekmişti. Asi ve sorunlu bir genç olan "Holden Caulfield" ağzından yazılmış, kitap bazı ülkelerde içerdiği argo dil yüzünden yasaklanmıştı. Hiçbir zaman doğrulanmasa da Salinger'in bakış açısının kitaptaki karakter ile benzeştiği söylenmekteydi. J. D. Salinger, bu kitabının tanınmasından sonra çok az sayıda eser vermiştir. Çavdar tarlasında çocuklar, yorumları öve öve bitirilemeyen, şöyledir böyledir diye anlatılan, büyük beklentiler için de başladığım bir kitap oldu. Ama malesef ki beklentimin altında kaldı ve bir o kadar da sıkılarak, kendimi zorlayarak kitabı bitirdim. Kitabın adı bir çocuk kitabı gibi gözükse de için de bolca argo kelime bulunuyor. Kitabın dili ve hikaye örgüsü de hoşuma gitmedi. Zaten "Her klasik kitap güzeldir" algısını yanlış buluyorum. Bir kaç seçkin kişi kitabı beğeniyorsa, sanki bizde beğenmek zorundaymışız gibi... Sanırım bu kitabın tek sevdiğim yanı Holden'in dobralığı ve bazen doğruları söylemesi oldu. Mesela şu alıntı gibi: " Tanıştığıma hiç memnun olmadığım kimselere, durmadan, ''Tanıştığıma memnun oldum'' demek beni öldürüyor. Ama hayatta kalmak istiyorsanız, ille de bu zırvaları söylemek zorundasınız."
Edebiyat
Çavdar Tarlasında ÇocuklarJ. D. Salinger · Yapı Kredi Yayınları · 202171,3bin okunma
9/10
·224 syf.··
2018 8. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 06 Mart 2018 21:53
Talha Uğurluel, 1997 yılında Manisa Celal Bayar Üniversitesinin Tarih bölümünden mezun olmuştur. 8 yıl Özel Radyolarda tarih programları yapmıştır. Osmanlı'nın kalbini bekleyenler kitabını 2015 yılında çıkarmıştır. Osmanlı'nın kalbini bekleyenler, tarihimize, tarihi yapılarımıza sahip çıkmayışımızın kanıtıdır. Kitap boyunca çoğu yeri söve söve, kızarak ve biraz da üzülerek okudum. Kızgınlığım Talha Uğurluel'e değildi. Tarihi katliam yapan kişi ve kişilereydi. Nasıl oluyor da 300, 600 yıl önce imkanları kısıtlı bir şekilde, insan gücüyle ne emekler, ne çabalar uğruna yapılmış devasa yapıtları, şaheserleri gözü kapalı yıktırabilmişlerdi. Üstelik amaç sadece tarihi yapıtlar değildi, amaç tarihimizi unutturmak, geçmişi sildirmekti. Hem de ne uğruna? Taht kavgaları, hırs, çıkar uğruna... Bize kalmayacak bir dünya uğruna... Ne demişti Sultan Süleyman, “Ben ölünce bir elim tabutun dışında olsun! Halkım görsün ki Sultan Süleyman bile bu dünyadan eli boş gitmiştir" Evet, koskoca Sultan Süleyman bile bu dünyadan eli boş gitmişti.. Talha Uğurluel'in okuduğum ilk kitabı. Akıcı ve anlatılış tarzı yalın olduğu için, ben tarihi seven bir insanım ama tarihi hiç sevmeyen insanların bile sıkılmadan okuyabileceğini düşünüyorum. Resimli olması da buna bir sebep tabi. Merakımızı gideriyor, yazılarla bütünleşiyor. Aldığım her bilgi beni mutlu etti. Ve iyi ki de okumuşum diyorum...
Tarih
Osmanlı'nın Kalbini BekleyenlerTalha Uğurluel · Timaş Yayınları · 2015676 okunma