Rümeysa Öztürk

Rümeysa Öztürk
@rumlykia
everything is weird
8 Kasım 2006
21 okur puanı
Ocak 2023 tarihinde katıldı
Eylülden daha ne beklenir! Eylül malum ya hüzün ve matem ayıdır.
10/10
·268 syf.··
Beğendi
·
2023 58. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 06 Eylül 2023 12:42
(spoiler içerir) Türk edebiyatının ilk psikolojik romanı olan ve Mehmet Rauf'un “İlk eserim son üstadıma” diyerek Halit Ziya’ya adadığı Eylül, karakter çözümlemesi harika, yazım dili kusursuz bir eser. Konusunu döneminde ilgi gören yasak aşktan alan eser, üç ana karakter çevresinde gelişmiştir. Evli bir çift olan Suat ve Süreyya, Süreyya'nın babasından kalma olan eski bir konakta ailesi ile birlikte yaşamaktadır. Fakat deniz ve boğaz aşığı olan Süreyya, İstanbul'da boğaz manzaralı bir yalıda oturmayı arzular. Böylece kendilerine bir yalı alan Süreyya, eşi Suat'la birlikte yalıda yaşamaya başlar. Süreyya'nın halasının oğlu Necip Bey ise çiftin çok yakın dostu olup, sık sık yalıya uğrar, hep birlikte güzel vakitler geçirirler. Geçirdiği vakitlerde Süreyya'nın Necip'e sürekli olarak bekar olduğu ve evlenmekle ilgili yaptığı laf atmalar, aynı zamanda Süreyya ve Suat'ın yaşadığı güzel hayat, Necip'i evlilik düşüncesine sürükler. Dünyadaki tüm kadınların ihanete meyilli, kötü ruhlu bulan Necip, tüm evrende tek saf ve temiz olarak gördüğü, diğer kadın ruhlarından farklı bulduğu Suat'a umarsızca aşık olur. Bu esnada Suat, kocası Süreyya'yla eskisi gibi olmadıklarını, Süreyya'nın deniz sevdasından dolayı sıklıkla yalnızlık çektiğini fark etmektedir. Suat, bu yalnızlıkta dikiş diker ve piyano çalmaya bayılır. Suat'ın çalması için Necip gelirken ona notalar getirir. Piyanonun başından kalkamadığı saatlerde onu kendinden geçerken dinleyen Necip'i gören Süreyya müzikten ne anladıklarından şikayet eder ve Suat'ı hayal kırıklığına uğratır. Bir gün Necip'in hastalanmasıyla onu ziyarete gittiklerinde Süreyya'nın kız kardeşi olan Hacer'in, Necip'in yatağının altında bulduğu eldiveni ortaya çıkarmasıyla Suat, eldivenin kendisine ait olduğunu ve Necip'in kendisini sevdiğini anlar.
Edebiyat
EylülMehmet Rauf · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202550bin okunma
Reklam
Huzur
9/10
·415 syf.··
2023 43. kitabı
·
48 günde okudu
·
Okunma: 25 Mart 2023 13:08
Öncelikle şunu söylemeliyim ki huzur okunması oldukça güç ve ağır derinliğe sahip bir kitaptı. Bazı cümleleri okuduktan sonra cümleleri biraz düşünüp,cümleleri kafamın içerisinde tartmam gerekti.Cümlelerin altında yatan derinliği kavrayınca ne kadar anlam ifade ettiğini fark ettim. Ayrıca yazarın üslubu çok hoşuma gitti. En basit cümleleri bile inanılmaz bir betimleme gücü ile zenginleştirmiş. Yazarın bu güzel üslubunu okurken resim ve musikiye verdiği önem açıkça fark ediliyor.İnsan tabiatı ele alınırken karakterlerin sadece dış görünüm ve düşüncelerine değil iç derinliğine de inmesi çok güzeldi. Mümtaz'ın içinde yaşadığı psikolojik duygu ve değişimler çok güzel yansıtılmış. Mümtaz'ın duyguları anlatılırken bir yandan onun gözünden İstanbul'un tasfir edilişini okurken,kendimi oralarda dolaşan kitabın bir kahramanı gibi hissettim. Kitabın en güzel değindiği yer Doğu ve Batı arasındaki çatışmaydı. Eski geleneklerimizi unutup, Batı kültürüne ayak uydurma günümüzde de hâlâ devam etmekte. Bir taraftan gelişmeye çalışıp Batı'nın kültürünü benimserken bir yandan da eski kıymetlerimizi atıyoruz. II.Dünya Savaşı'nın beraberinde getirdiği bu çatışmalar,dönemin koşullarıyla okuyucuya muazzam aktarılmış. Kitabın esas konusu olan Mümtaz ve Nuran'ın aşkına gelecek olursam birbirlerini tamamlayan bir çiftlerdi. Mümtaz'ın çocukken kaybettiği annesinden göremediği şefkati Nuran'da bulması, Nuran'ın da eski eşinde sahip olamadığı duyguları ve naifliği Mümtaz'da bulması aralarındaki bağı güçlendirmiş. Mümtaz'ın Nuran'a olan aşkı,bağlılığı çok güzel yansıtılmış. Yani kısacası bazı düşüncelerin beraberinde yaşanan olaylar, Mümtaz ve Nuran arasında geçen ilişki ve ayrılıklar hayata farklı bir bakış açısıyla bakmamı sağladı. Huzur arayışında olan fakat huzuru bulamayan karakterlerin bu
Edebiyat
HuzurAhmet Hamdi Tanpınar · Dergah Yayınları · 201921,3bin okunma
Kürk Mantolu Madonna
10/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2023 1. kitabı
Bu kitap hakkında birkaç satır içimi dökmek isterim.Asla sıradan bir kitap gözüyle bakamadığım Kürk Mantolu Madonna'yı ilk okuduğumda hayatı yeni keşfetmiş bir bebek gibiydim.Belki defalarca kez okudum,satırlarını ezberleyene kadar.Fakat her seferinde aynı hüznü hissediyorum kalbimde. İki baş karakterden de bir şeyler buluyorum kendimde.Raif Efendi; koca dünyada yapayalnız dolaşıp,hayata dair hiçbir gayesi olmayan bir mahluk.Toplumdan kendini soyutlaştırması ve yaşama isteği bulunmazken Maria'nın,onda yaşama sebebi,yeniden doğuşu hasıl oldu. Maria Puder;hayatın çilelerine tek başına üstenmiş,güçlü ve güzel bir kadın. Erkeklerin hep aynı tavırlarından sıkılmış,farklı bir ruh arayışı içerisinde. Raif Efendi'nin ilk Kürk Mantolu Madonna tablosunu gördüğünde üzerindeki tesirini okurken sayfaların arkasından hisettim. Maria'nın sözleri,gözleri,haraketleri onu büyülemiş gibiydi. Başlarda Maria, Raif Efendi'ye yalnızca bir dost gözüyle bakarken zaman ilerledikçe özellikle hastalığından sonra birlikte geçirdikleri zamanın ardından Maria da Raif Efendi gibi hissetmeye başlamıştı. Raif Efendi'nin yıllarca Maria'ya kızarak aslında ölü birine kızması ve kızı olduğunu yeni öğrenip,arkasından bakmak dışında hiçbir şey yapamaması oldukça acı verici. Kitabın sonunda Raif Efendi'nin defterinin bittiği yerde onunla birlikte ben de öldüm. Sabahattin Ali'yi türk edebiyatının başyapıtlarından olan bu muvaffakiyeti için kutlar ve Kürk Mantolu Madonna'nın bana ve ruhuma kattıkları için teşekkür ederim.
Edebiyat
Kürk Mantolu MadonnaSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2025376bin okunma