"Yakup Kadri Bey son sayıda, İnönü Muharebeleri esnasında İsmet Paşa ile Mustafa Kemal Paşa arasında gidip gelen telgraflardan söz etmiş ve bunun yeni bir üslup ve söz mimarisi olduğunu söylemiş. Tabii Fransız ve Rus devrimleriyle karşılaştırdıktan sonra etmiş bu lafı. Fransızlardaki giyotin, Ruslardaki kıyım söylemi yerine, Türk Devrimi'ne ruhunu, rengini, üslubunu verenin direnme, zafer ve övünme olduğunu anlatmaya çalışmış. ... İsmet Paşa'nın telgrafı: "Bozüyük yanıyor. Düşman binlerce maktulleriyle doldurduğu muharebe meydanını silahlarımıza terk etmiştir. Gazi'nin cevabı: "Bütün tarihi âlemde, sizin İnönü Meydan Muharebesi'nde deruhte ettiğiniz (yerine getirdiğiniz) vazife kadar ağır bir vazife deruhte etmiş kumandanlar enderdir... Siz orada yalnız düşmanı değil milletin makûs talihini de yendiniz." ... "Ben o iki telgrafın ta içerisinden, o vakte kadar anadilimde hiç duymadığım taze ve asil bir şivenin müstesna tadını da almıştım. Öyle ki, bütün milli mücadele devrindeki neşriyatımda bu yeni ses benim için yepyeni bir milli estetiğin şiarı olmuştu." Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Kadro dergisi Kasım 1933
Sayfa 383·Kitabı okudu
Alıntı
“Hem Virginia Aksan’ın hem de Gábor Ágoston’un çalışmalarının da gösterdiği gibi, bu anlamdaki ilk kırılma 1768-1774 Osmanlı-Rus Savaşı’yla olmuştu. Bu savaştan sonra Osmanlıların lojistik ve teknolojik anlamda Avrupalı devletlerin gerisinde kaldığı kesinleşmişti; araya bir de Sanayi Devrimi girince fark kapanamayacak hale gelecekti.” Alıntı Şuradan Bunu Herkes Bilir Emrah Safa Gürkan Bu malzeme telif hakkı ile korunuyor olabilir.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Milletlerin asıl kuvvetinin ruh ve inanç gücü olduğunu artık herkes öğrendi. Bundan dolayıdır ki şimdi, çöker-tilmek istenen milletlerin manevî yönüne saldırılıyor. Bu taktiğin en düşündürücü örneği Sovyetler Birli-ği'ndeki Türklerdir. "Milletlere istiklâl, insanlara hür-riyet" yalanıyla iş başına gelen komünistler, yerlerini berkittikten sonra ilk iş olarak imparatorluklarındaki yabancı milletleri, özellikle Türkleri çökertmek yoluna girdiler. Çarlık zamanında tek alfabe ve tek edebî dili olan Türk-leri önce Kazak, Özbek, Kırgız, Türkmen, Karakalpak, Oyrat, Başkurt, Tatar, Azerî, Kırım gibi parçalara bölüp bunlara ayri alfabeler hazırladılar. Beş on yıl sonra bu alfabeleri değiştirerek Kiril harfleriyle karışık, gayet berbat ve Türk lehçelerinin hakkını vermekten âciz yeni alfabeler çıkardılar. Çağataycanın devamı olan edebî dili kaldırarak yerli halk ağızlarını ayrı millî diller haline getirmeye çalıştılar. Bu Türklere ayrı ayrı uydurma tarihler yaparak büyük geçmişi ve geçmişteki birliklerini unutturmaya savaştı-lar. Bu da yetmiyormuş gibi, tarihte eşi görülmemiş bir hayasızlıkla Türk ülkelerinin Ruslar tarafından istilâsını iki milletin birleşmesi bayramı haline getirip kutlama törenleri yaptılar. Öte yandan da bu sözde Türk cumhuriyetlerine Rus göçmenleri doldurarak bunları zaman içinde eritmek plânlarını uygulamaya koyuldular. Bugün belki 50, belki 100 yıl sonra, halk Ruslaşmıştır diye bu cumhuriyetlerin kaldırılması yoluna gidilecektir. Bu düşüncenin tatbika-tından olarak, Sovyetler'deki Türklerin en batı kolu olan Kırımlılar topyekün sürülmüş, bu eski Türk ülkesi Islav-laştırılmıştır.
Sayfa 311 - 312 Ötüken 1971·Kitabı okudu
Okul demek öğretmen ve program demektir. Millî sey. giyle tutuşmamış öğretmen, millî kültür ve sevgi yerine beynelmilel kültür ve insan kardeşliği fikrini vermeyi amaç edinmiş programlarla hiçbir şey olmaz. Millî kül-tür, millî ülküyü ve millî düşmanları öğreten kültürdür. Çocuk daha ilkokulda "Büyük Türklük" düşüncesiyle yetiştirilir. Siyasî sınırlar dışında şu kadar Türk olduğunu öğrenir. Onları kurtarmanın kutlu bir dava olduğu onun gönlüne ateşten harflerle yazılır. Anayurdu sömürmekte olan Rus ve Çin'in millî düşman olduğu öğretilir. Böyle yapılmaz da çocuklar sosyalist ve hümanist saf-satalarla, bütün insanların kardeş olduğu masalıyla yetiş-tirilirse bugün örneklerini tümen tümen gördüğümüz bir ahmaklar yığını peydahlanır ve on Türk büyüğünün adını saymaktan âciz olan güruh tanınmış artistlerle profesyo-nel futbolcuların adını bülbül gibi saymakta eşsiz bir kabiliyet gösterir. Bu kötü sonuçtan sorumlu olan Turancılıktan ödü patlayan korkaklara hitap ediyorum: Elbette Turancı olacaksın. Türk olduğun halde Turancı değilsen adam değilsin demektir. Türk'ün yalnız millet olduğunu bilmiyorsan, buna rağmen tutsak soydaşlarını kurtarmak ülküsü ardında değilsen hayvandan farkın yoktur. Çünkü insanı insan yapan, yani hayvandan ayıran ancak büyük düşüncelerdir. Kazanç ve refah, iktisadî kalkınma gaye değildir. Bunu gangsterler de ister. İktisadî kalkınma Türk ırkını büyük ve kutsal savaşa hazırlamak için nihayet bir vasıtadır.
Sayfa 86 - Ötüken, 1965, Sayı 23·Kitabı okudu
Çar tarafından imzalanmış olan, Rus kapitalistlerine, Türkiye'nin, Avusturya'nın soyulmasını vadeden ve bugün bizi hala bağlı tutan gizli anlaşmaları yayınlamalı, açığa vurmalıdır. Sonra Ukraynalıların, finlandiyalıların taleplerine derhal hak vermek ve onlara rusya'nın, Rus olmayan bütün öteki halklarına da olduğu gibi ayrılma hakkına kadar varan bir özgürlük sağlamak zorundayız.
Masonlukla ilgili komplo teorileri erken on dokuzuncu yüzyıldan beri aralıksız moda olagelmiştir ve ilginç bir makullüğe sahip olanlardan saçmalıklara kadar uzanan geniş bir yelpazeye sahiptir.Masonlar Mozart'ı zehirlemiştir.Karındeşen Jack masondur ve izlerini masonlar kapatmıştır.Fransız İhtilali'ni,İtalya'nın birleşmesini, Osmanlı'nın parçalanmasını ve Rus Devrimi'ni hep masonlar planlamıştır. İnternet,dünyaya hükmetıneye yönelik hain bir plan etrafında toplanan Bono, Bill Gates ve Jay Z gibi üyelerden müteşekkil İlluminati'ye dair sitelerle dolup taşmaktadır.
Sayfa 26·Kitabı okuyor
Alıntı