Suç ve Ceza'nın Fikir Notları
Puan vermedi·137 syf.··
2026 226. kitabı
·
20 saatte okudu
·
Okunma: 04 Haziran 2026 07:43
Dostoyevski bu kitabında Avrupa seyahatini anlatmaktadır. Batı medeniyetinin göründüğü gibi olmadığını ve ikiyüzlülüğünü sert biçimde eleştirmektedir. Tabir-i caizse Fransızları yerden yere vuruyor. Zaten hep kitaplarında Batılı yenileşmenin Ruslar için uygun olmadığını, görünüşten ibaret olduğunu ve insanları köklerinden uzaklaştırdığını sık sık dile getiriyor. Örneğin Fransız Devrimi'nin sloganı Özgürlük, Eşitlik ve Kardeşliktir. Ama olay aslında bu şekilde değildir. İnsanlar toplumsal normlarla kesin sınıflara ayrılmışlardır. Burjuvalar ve onlara uşaklığı görev ve onur gören bir kesim vardır. Kardeşlik ve paylaşımcılık yoktur. Eğer imkanın varsa devletin kasasından para çalmamak ayıptır onlara göre. Aile yapıları da bir farklıdır. İnsanlar evlenirken tek ölçüt zenginliktir. Aileler karı, koca ve onların sevgililerinden oluşur. Herkes bu durumdan memnundur. Aslında şehirler ve medeniyet gelişirken insanların ruhsuzlaştığına da değiniyor. Vitrinde gösterilen yaşamla şehrin arka sokakları aynı değildir. Akşam olunca soylusu da yoksulu da beraber içer ve eğlenir. Sabah herkes görevine geri döner. Mesela Parislilerin (Bütün Fransızlar Parislidir) en sevdiği şey zengin olunca deniz olan bir yere tatile gitmek ve Paris'ten çıkınca kendilerini çayırlara atmaktır. Bunu Paris'te yapamazlar çünkü ayıptır. Dostoyevski Batı medeniyetini Suç ve Ceza ve Budala kitaplarında açık açık eleştiriyor zaten. Batı yaşantısının Rus toplumunu bozduğunu, insanları ayırdığını sık sık söylüyor. Tabi bu kitapta aziz dostu İvan Turgenyev'i de eleştirmeden edememiş.
Yaz İzlenimleri Üzerine Kış NotlarıFyodor Dostoyevski · İletişim Yayınları · 2021952 okunma
Eser Üzerine
10/10
·250 syf.··
Beğendi
·
2026 13. kitabı
Rus devrimi üzerine olunabilecek kaliteli eserlerden gerçekten de. İçinde çok kıymetli çeviriler ve makaleler var. Herkese okumasını önereceğim bir eser. Emeği geçen herkese çok teşekkür ederim.
100. Yılında Ekim DevrimiKolektif · Yordam Kitap · 201711 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi
"Ana", Maksim Gorki'nin (asıl adı Aleksey Maksimoviç Peşkov) en önemli ve ünlü romanlarından biridir. 1906 yılında, Amerika'daki sürgünü sırasında yazılmıştır. Roman, 1905 Rus Devrimi öncesi dönemde, bir fabrika kasabasında geçen olayları anlatır. Ana karakter Pelageya Nilovna Vlasova (kısaca Ana), yoksul, ezik, okuma yazma bilmeyen, alkolik ve şiddet uygulayan kocasının ölümünden sonra oğlu Pavel Vlasov ile yaşayan bir kadındır. Pavel, devrimci fikirlere katılır, sosyalist bir gruba girer ve bu mücadelede aktif rol alır. Başta korkan ve endişelenen Ana, zamanla oğlunun mücadelesini anlamaya başlar, bilinçlenir ve kendisi de devrimci harekete katılır. Kitap, Ana'nın ezilen bir kadından, devrimci bir figüre dönüşümünü merkezine alır. Roman, işçi sınıfının sömürü, yoksulluk, cehalet ve polis baskısı altındaki hayatını gerçekçi bir şekilde yansıtırken, aynı zamanda umut, uyanış ve kolektif mücadeleyi vurgular. Edebi Önemi Sosyalist Gerçekçilik akımının ilk ve en önemli örneklerinden biri kabul edilir. Lenin'in övgüyle bahsettiği bir eserdir ve 1917 Ekim Devrimi'ne ilham veren kitaplardan sayılır. Proletarya edebiyatının klasiklerindendir; bireysel dönüşüm üzerinden toplumsal değişimi anlatır. Temalar İşçi sınıfının uyanışı ve devrimci bilinçlenme Annelik ve fedakârlık (Ana, oğlunu ve davasını korumak için her şeyi göze alır) Kapitalist sömürü, yoksulluk, şiddet ve cehalet Dayanışma, umut ve yeni bir toplum ideali Kadının toplumsal rolündeki değişim Maksim Gorki (1868-1936), Rus edebiyatının devrimci yazarlarından biridir. Kendi zorlu hayatı (fabrika işçiliği, aylaklık, sürgünler) eserlerine yansımıştır. Çehov ve Tolstoy ile birlikte dönemin en etkili Rus yazarlarındandır. Sosyalist gerçekçiliğin öncüsü olarak görülür. "Ana", özellikle siyasi ve toplumsal roman
AnaMaksim Gorki · Sıradışı Yayıncılık · 201134,3bin okunma
Puan vermedi·152 syf.··
Beğendi
·
2026 17. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 10 Mayıs 2026 12:55
Hayvan Çiftliği/ Beylik Çiftliği “Evet hayvan çiftliği, korkunç sonla biten bir “ peri masalı” dır.” CELAL ÜSTER Seviyorum bu çevirmenin eserlerini. Zira yabancı bir eserin çevirmeni aslında o kitabın yazarı olur kanısındayım. Bu eserin ilk çevirisini ise Halide Edip Adıvar yapmıştır. ************** George Orwel’a gelirsek; George Orwell Rus değil, İngiliz bir yazardır. Gerçek adı Eric Arthur Blair olan yazar, 1903 yılında o dönem İngiliz sömürgesi olan Hindistan'da doğmuştur. Ancak, bu eserinde, Rus Devrimi'ni ve Stalin dönemindeki Sovyetler Birliği'ni (SSCB) alegorik bir dille sert bir şekilde eleştirmiştir. 1984 Romanında ise Totaliter rejimleri eleştiren bu romanı, özellikle Sovyetler Birliği'ndeki baskıcı yönetime yönelik bir uyarı niteliğindedir. Orwell, Stalinist rejimin, Alman Nazileri gibi, muhalifleri acımasızca bastıran, halkı sindiren ve gerçeği manipüle eden totaliter bir yapı olduğunu savunmuştur. Komünizm; Özel mülkiyetin kaldırılmasını, servetin ihtiyaçlara göre paylaşılmasını ve toplumsal eşitliği temel alır Orwel, komünizme karşı değildir. komünizmin teorik eşitlikçi ideallerine değil, bu ideallerin yozlaştırılarak dönüştürüldüğü totalitarizme, baskıcı otoriteye karşıdır. ************* Eser; 1917 Rus Devrimi'ni ve ardından gelen Stalin dönemi Sovyetler Birliği'ni (SSCB) alegorik bir dille anlatan politik bir hicivdir. Karakter ve temsillerine bakılırsa bu durum çok net ortaya çıkacaktır; * Koca Reis (domuz): Hayvanlara mutluluk ve barış dolu bir dünya vadeder, insanların çiftlikten kovulmasını ister. Kitapta Animalizmolarak adlandırılan komünizm fikrini çiftlikteki hayvanlara anlatıp devrimi göremeden ölmesi nedeniyle Karl Marx’ı(Alman Filozof) temsil eder. * Snowball (domuz): Hayvanlara okumayı öğretir, bir
Hayvan ÇiftliğiGeorge Orwell · Can Yayınları · 2024296,2bin okunma
Devlet ve Devrim İncelemesi
8/10
·160 syf.··
2026 7. kitabı
Rus devrimci, politikacı ve siyasal teorisyen Vladimir Lenin’in 1917’de yazıp 1918’de yayımladığı teorik eser. Altı bölümden oluşan kitap, Karl Marx ve Friedrich Engels’in, gerçekleşecek bir devrim sonucunda devletin zamanla kendiliğinden ortadan kalkacağına dair görüşlerini incelerken; aynı zamanda sınıf mücadelesinin temel araçlarından biri olan devletin yerine neyin geçeceğini, komünist sistemin iktisadi temellerini ve Lenin’in “şovenistler” olarak adlandırdığı, Marksizm’den sapan düşünce akımlarına yönelik sert eleştirilerini de ortaya koymaktadır. Bolşeviklerin lideri olarak Lenin, her ne kadar bir burjuva aygıtı olarak gördüğü devlet mekanizmasını tamamen ortadan kaldıramamış olsa da, üretim araçlarının devlet kontrolüne geçtiği ilk sosyalist devlet olan Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’ni kurmuş; fikir babası olduğu Leninizm ile hem kendi dönemini hem de sonraki kuşakların düşünce dünyasını derinden etkileyerek dünya tarihine damgasını vurmuştur. “Kapitalist toplumda özgürlük, her zaman, eski Yunan cumhuriyetlerindeki özgürlüğün aşağı yukarı aynısı olarak kalır: Köle sahipleri için özgürlük.”
İnceleme
Devlet ve DevrimVladimir İlyiç Lenin · Yordam Kitap · 20221,039 okunma
Puan vermedi·480 syf.··
2026 53. kitabı
Tarihte bazı olaylar var ki sırrını korumakla birlikte gerçekleri açığa çıkarma yolunda hiçbir zaman unutulmaz. Rusya'nın son çarı II. Nikolay'ın tahttan indirilmesinin ardından eşiyle birlikte beş çocuğu ile birlikte önce ev hapsine alınması ve ardından Yekaterinburg şehrindeki Ipatlev Evi'nde infaz edildi. Bolşevik yönetimi, monarşi yanlılarının Romanov ailesini kurtarıp yeniden tahta çıkarma ihtimalinden korktuğu için aileyi ortadan kaldırdılar. Uzun çalışmalar ve kazılar sonucunda ailenin bedenlerine ulaşıldı ama eksik bulgular sonucunda yaşayan aile ferdi olabileceği şüphesi oluştu. Ailenin küçük kızı Anastasia yaşıyor olabilir mi? Araştırmacı Laura Patlov, Romanov İnfazı'nın henüz keşfedilmemiş sırlarını ve gerçeklerini ortaya çıkarmak için Yekaterinburg'a geliyor. Laura'nın günümüz zaman diliminde başlattığı çalışmalar geri kalanında tarihi olayları kavramak adına geçmiş zaman diliminde anlatılıyor. Bir tarafta Vladimir Lenin liderliğinde Romanov ailesini esir alan Bolşevikler, öte tarafta aileyi kurtarmak için stratejiler kuran aile dostları. Bu trajedi içerisinde aşklar, intikamlar, ihanetler ve insanlığın en karanlık yüzü var. Hele okurken Çeka’ya bağlı silahlı muhafızların aile için kullandıkları kelimeler ve düşünceler kanımı dondurdu. Yaşananların ve kararların bedelini çocukların da ödemesi yüreğime taş oturdu. Öylesine canice detaylar var ki olaylar farklı olsaydı ve kurulan planlar başarıya ulaşsaydı sonrasında neler olurdu diye düşünmeden edemedim. “Romanov Komplosu”, yalnızca bir tarih anlatısı değil; ihanetin, gücün ve gerçeğin izini süren soluksuz bir yolculuk. Okurunu saray entrikalarının, devrim gölgesinin ve karanlık sırların içine çeken bu hikâye, geçmişin aslında hiç kapanmadığını kanıtlıyor. Not alarak ve uzun zamana yayarak okudum, sizlere
Romanov KomplosuGlenn Meade · Sia Kitap · 2025865 okunma