Rüveyda

Rüveyda
@ruveyda161
HER ŞEY BİR'DEN BAŞLAR! (Bu sayfada okumadığınız şeyi beğenmeyiniz lütfen:) sosyal.teknofest.app/@ruveydadrk
Puan vermedi·304 syf.··
2025 20. kitabı
Biraz uzun ama çok özel bir kitap... Aşkı en ince detayına kadar çözümlemeye çalıştığınız bir dönemdeyseniz ya da sadece kalbinizin neden hâlâ birilerine çarptığını anlamak istiyorsanız, bu kitap
Alıntı
Güvercin Gerdanlığıİbn Hazm El-Endelüsi · İnsan Yayınları · 20203,705 okunma
İbrahim’in Aradığı Bizim Kaybolduğumuz Yer
Puan vermedi·304 syf.··
2025 18. kitabı
·
34 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2025 22:34
“Çünkü insan, hayatını bir gün kaybeder.” Bazı kitaplar vardır, bittiğinde zihninizde bir toz bulutu gibi kalır. Güray Süngü’nün *İbrahim’in Kaybettiğini Bulmasıdır* romanı da o kitaplardan biri. Roman mı dersiniz, metaforlarla örülü bir iç yolculuk mu, yoksa kaybolmuş bir hayatın arayışının alegorisi mi… karar vermek güç. Ama etkisi sahici. İbrahim, bir sabah evinden çıkmak ister. Ama çıkamaz. Ayağı değil, ruhu takılır bir eşiğe. Tam burada başlar romanın asıl hikâyesi. Çünkü çıkamamak da bir yolculuktur bazen. Onu “çıkışa” yönlendiren bir bekçi vardır. Çıkış, bir eşiğe; eşik, kayıp bir hayata açılır. Güray Süngü’nün kalemi, gerçek ile hayal arasındaki o ince çizgide yürümeye çok alışık. Fantastik gibi görünen bir evrenin içinde, oldukça tanıdık bir yalnızlık duygusunu yerleştiriyor okurun içine. Kim bilir, belki de bu yüzden İbrahim’in arayışı bizim de içimize dokunuyor. Çünkü bazen kendi hayatımızı da kaybediyor gibi hissetmiyor muyuz? Roman boyunca ilerleyen bu arayış, zaman zaman okuru düşündürüyor, zaman zaman kendine çarpıyor. Süngü, okura ders vermiyor, rehberlik etmiyor. Aksine, okuru bir boşluğun ortasına bırakıyor; bir eşikte. Oradan geçip geçmemek bizim elimizde. Bir roman okur gibi değil de, bir iç ses dinler gibi okunmalı bu kitap. Güray Süngü, yine bildiğimiz gibi: Hayatı didikliyor, duyguyu soyuyor, geriye kalansa insanın ta kendisi. “Hayatını kaybeden bir adam, onu aramaya çıkarsa... belki de en çok kendini bulur.”
Edebiyat
İbrahim’in Kaybettiğini BulmasıdırGüray Süngü · İz Yayınları · 2020730 okunma
Puan vermedi
Kitabı büyük bir merakla elime aldım. Travma üzerine farklı bakış açılarını incelemek istiyordum ve bu kitap oldukça sık öneriliyordu. Fakat okudukça bir şeyler içime sinmemeye başladı. Sonunda
1000Kitap
Kaplanı UyandırmakPeter A. Levine · Butik Yayınevi · 20131,017 okunma
Puan vermedi
Öğrencilerimin dünyasını daha iyi anlayabilmek için Johann Hari’nin Çalınan Dikkat isimli kitabını okumaya başladım. Günümüz çocuklarının ve gençlerinin dikkatlerini toplamakta ne kadar zorlandıklarını her gün yurt ortamında gözlemliyorum. Ancak bu durumun sadece bireysel bir sorun olmadığını, daha büyük ve sistematik sebeplerin bir sonucu olduğunu fark etmek, hem onları hem de içinde yaşadıkları dünyayı daha doğru okumamı sağlıyor. Hari, kitabında dikkat dağınıklığının ardında yatan teknolojik, sosyal ve kültürel dinamikleri çarpıcı örneklerle gözler önüne seriyor. Sosyal medyanın, hızlı tüketilen içeriklerin ve sürekli dikkat talep eden dijital ortamların, gençlerin odaklanma becerilerini nasıl zayıflattığını detaylı bir şekilde anlatıyor. Bu bilgiler ışığında, öğrencilerime yalnızca daha iyi program-etkinlikler hazırlamak değil, aynı zamanda onların zihinsel sağlıklarını desteklemek için nasıl farklı yollar izleyebileceğimi de düşünmeye başladım. Özellikle dikkatimin çekildiği nokta şu oldu: Çocuklarımıza sürekli "daha çok odaklan, daha dikkatli ol" demek yeterli değil. Asıl görevimiz, onların dikkatini çalan mekanizmaları anlamak ve bu sistemlere karşı daha sağlıklı alışkanlıklar geliştirmelerine yardımcı olmak. Çalınan Dikkat, bana bu konuda hem farkındalık kazandırıyor hem de çözüm yolları sunuyor. Bu kitabı okurken öğrencilerimin dünyasına adım adım yaklaşmanın ve onları daha iyi anlamanın heyecanını yaşıyorum. Çünkü onları sadece akademik başarı için değil, daha sağlıklı ve dengeli bireyler olarak yetiştirebilmenin yolu, önce dünyalarını anlamaktan geçiyor.
1000 Kitap
Çalınan DikkatJohann Hari · Metis Yayınları · 20245,2bin okunma
Puan vermedi·99 syf.··
2025 14. kitabı
Bu kitapta aşkın insanı yücelten fakat aynı zamanda onu yok edebilecek kadar güçlü bir duygu olduğunu vurgulanıyorr. Leyla ve Mecnun’un hikayesi, tek bir bedende birleşemeyen iki ruhun ve sonsuz aşkın simgesidir. Karakoç, bu hikayeyi sadece aşk açısından ele almaz, aynı zamanda bireyin toplumla, varlıkla ve kendisiyle olan ilişkisinin derinliklerinede iner. Karakoç’un anlatımında, aşk, bir idealleşme sürecidir; Mecnun’un Leyla’ya duyduğu aşkla, insanın Tanrı’ya duyduğu sevda arasındaki paralellikler sürekli olarak vurgulanır. Bu sevda, sadece bireysel bir arayış değil, aynı zamanda bir toplumun varoluşsal sorgulamasıdır. Mecnun, modern dünyada kaybolmuş, tüketilmiş bir bireyi temsil ederken, aşk da bu dünyanın anlamsızlığına karşı bir isyan olarak şekillenir. Sezai Karakoç’un Leyla ile Mecnun’da işlediği temalar, bireyin modern toplumda nasıl yalnızlaştığını, insanın içindeki boşluğu ve hayatta bir anlam arayışını sorgular.
Şiir
Leyla ile MecnunSezai Karakoç · Diriliş Yayınevi · 20231,890 okunma