Puan vermedi·128 syf.··
2026 36. kitabı
Üfff ne kitap… Başlangıç biraz karışık, geriye dönüşler var, hikaye tam oturmadı zihnimde. Ama sonra… Asıl olması gerekenin bu olduğunu anlıyorum. Kopuk bir şekilde o hikayenin anlatılması gerekiyor. Dümdüz bir anlatım asla olmazmış, profesyonel bir yazım tarzı. Yani Rüzgar Her Şeyi Alıp Götürmeyecek… Hikayenin gerçek olması daha korkunç. Bir ömür büyük bir pişmanlık. Sadece bir anlık bir karar, hamburger yesem mi yemesem mi çelişkisinde kalan bir çocuğun aldığı karar tüm ömrünü ve hatta ölüm şeklini bile etkiledi. Farklı bir kitaptı, okunmalı.
Yani Rüzgâr Her Şeyi Alıp GötürmeyecekRichard Brautigan · Epona Kitap · 2026219 okunma
Şiirler sadece edebi ürün değildir..
10/10
·143 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
“Şubat” yalnızca bir ayın değil, bir ruh halinin adı. Emrah Kaplan, günlük koşuşturmada sesini duyuramayan hisleri 72 şiirde toplamış; aşk acısından varoluşsal sorgulamalara uzanan geniş bir duygu yelpazesini, herkesin anlayacağı kadar yalın ama derinleşen bir dille işliyor. “Benim adım yalnızlık” dizesinde modern insanın en büyük dramını bir karaktere dönüştürüyor; ay ışığı, rüzgar ve çiçekler aracılığıyla gündelik olanı şiirsel bir derinliğe taşıyor. Karanlıktan ışığa uzanan bu yolculukta çaresizlik umuda, isyan dirence dönüşüyor. Sadece kelimelerden değil; iyi bir insan olma çabasının, direnmenin ve hümanizmin izini taşıyan bu kitabı, güzelliği aramaktan vazgeçmeyen herkese öneririm.
Kitap Alıntısı
ŞubatEmrah Kaplan · Od Kitap · 20257 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
10/10
·63 syf.··
Beğendi
·
2026 235. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 20:37
MUHTEŞEM AYIPLAR Göğsümün yelkenini şişirecek bir rüzgâr Yüzüme çarpılacak bir kapı bulmalıyım Dışlanmak nasıl bir şey, öğrenmek için Ruh halini metale yenik düşen ahşabın Katliamdan kıl payı kurtulan günün sonunda Hissemden çoğunu almak muhteşem ayıplardan Öpen dudaklar ahşap, okşanan metal ise Sevişmeyi ayıp saymak mümkündür kaptan Tekne şizofren öyle mi, kayalara yöneliyor İlk celsede beraat ettiriliyor deniz Soru metal, yanıt ahşap, asılan bir sokağa Cadde adım verecek kadar İncelikliyiz İstiridye konusunda usta olsam ne çıkar İnci bulamadıktan, inci bulamadıktan... Zıtların birliği çok can yakıcı tanrım! Gövdem metal, ruhum ise ahşaptan Ağaç ile dâr sözcüğü yer değişmiş, aldanma Sallanan bedenlere bakınca göreceksin Yoruldum, uykum geldi,sözlerim kapanıyor Terzi ahşap, kumaş metal, kırılmış bir iğneyim Tanrım! Bu orantısızlık beni çok korkutuyor Şehrin elleri ne büyük, ne kadar küçük başı Kanın sızdığım gördüm bir çivinin sesinden Karıştırmak zorundayım metal ile ahşabı
Şiir
Ahşap AnahtarAbdülkadir Budak · Yazılı Kağıt Yayınları · 201631 okunma
Puan vermedi
Bir garip beste, bir garip hikâyeyle birleşirse ne olur? Ortaya muazzam bir eser çıkar. Hayat bir sestir ve o sesten sayamayacağımız kadar çok melodi doğar. Düşünsenize, toplamda kaç nota vardır ki? Ama o birkaç notadan binlerce şarkı ortaya çıkar. Biraz düşünmek ve kendinizi farklı açılardan sorgulamak isterseniz, bu roman tam size göre. Yazarı çok seviyorum. Dili, üslubu ve olaylara bakış açısı o kadar doyurucu ki onu okumayan çok şey kaçırır. Edebiyatta üçüncü şahıs anlatımı oldukça sık kullanılır. Yazar da bu anlatım biçimini ustalıkla kullanarak anlatmak istediklerini okura daha geniş bir perspektiften ve daha etkili bir şekilde aktarmış. “Tanrı müziği yarattı ve sustu…” Bir baba-oğul hikâyesinden yola çıkan roman, 1930’lardan 1960’lı yıllara uzanan bir zaman diliminde, musiki evreni eşliğinde masallar ve efsanelerle örülü büyülü bir yolculuğa çıkarıyor okurunu. Efsunlu bu hikâyenin içinde Nubar ile ud sanatının inceliklerini keşfederken, Tahir’in gelişimine de tanıklık ediyorsunuz. Kötü bir annenin nelere sebep olabileceğini görürken, aşkın o muhteşem senfonisinin ud sanatına karıştığında nasıl bir büyü yarattığını sayfalar ilerledikçe daha iyi anlıyorsunuz. Çok, çok, çok iyi bir kitaptı. Okursanız asla pişman olmayacağınız kitaplardan biri. Birçok yerde notlar aldım; onları da ayrıca paylaşacağım.
Avucumda Rüzgar Varİsmail Güzelsoy · Doğan Kitap · 2022161 okunma
Yani Rüzgar Her Şeyi Alıp Götürmeyecek
5/10
·128 syf.··
2026 25. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 13:34
İşlerimin yoğunluğundan dolayı elimde epey sürünen, bitirmesi uzun süren bir kitap oldu. Kapağını kapattığımda hissettiğim şey tam bir arafta kalma haliydi. Ne kitaba hayran kalıp çok beğendiğimi söyleyebilirim ne de hiç beğenmedim diyerek kestirip atabilirim. Yazarın yaşamından izler taşıyan bir hikayeymiş ama beni çok içine çekmediğini söyleyebilirim belki de uzun soluklu bir okuma olduğu için böyle hissetmişimdir. Kısacası ne çok sevdiğim ne de nefret ettiğim, benim için tam ortalarda kalan bir okuma deneyimiydi.
Edebiyat & Roman
Yani Rüzgâr Her Şeyi Alıp GötürmeyecekRichard Brautigan · Epona Kitap · 2026219 okunma
Kutlu Olsun I
7/10
·432 syf.··
2026 21. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 00:00
" Yetmeyecek. Ben artık bana sunulan kırıntılarla yetinmek istemiyorum, Rüzgar. Bu, en çok da senin için geçerli. Ya hep, ya hiç. -Meltem T. A. " İlk konuşmalarında bir sürü günlerini kutlayarak hep bir konu açtı Meltem. Sevdiğini söylemesine rağmen Rüzgar hep dedi ki, Sen eski hislerimizi seviyorsun. Ancak Meltemin söylediği tam tersi oldu... Görelim ama ben sana hep seni seviyorum dedim... Bir telefon araması size geçmişinizi verebilir miydi? Rüzgar ve Meltem için tam da böyle olmuştu. Yaptıkları daha doğrusu Meltem'in Rüzgar'ı araması ve konuşmaları onlara geçmişlerini verdi. Telefonda yaşanan bir olaydan sonra 1 aylık gibi zaman atlaması oluyor. Sonrasında Rüzgar geliyor ve bam! Rüzgar ve Meltem bir anda kendilerini güzel bir maceranın içinde buluyorlar. Yazım dili bazı yerlerde komik olsa da içinde biraz dram barındırıyor. Geçmişten gelen misafir ya kalıcı olacak ya da bizim hayatımızda temelli bir ev sahibi olacak. Rüzgar ve Meltem işte... Tam bizimkilerin hikayesi ya bu cümle. Buraya çok şey yazarım ancak yazacağım bir cümle bile spoiler olarak değerlendirilebilir. Süslü kelimeleri pek sevmem ancak yapılması gerektiği düşüncesini de haklı buluyorum. Bu yüzden biz yorum yapıp sonrasında direkt alıntılara geçelim. Yazım dili basit gibi görünse de altında anlam barındıran birçok kelime var. Bunları anlamamız gerekiyor ki devamında gelen cümleler bize anlamsız gelmesin. Bunun için bir yeri iki kere falan okumuş olabilirim. Yetimhanelerin kötülenmesi değil de belki de yazarımız, yaşanılanlara şahit olmuştur falan. O kadar kötüleme yoktu ama bir yandan da şöyle düşünürsek, bu okuduğumuz bir kitap. O ise, yaşanılan bir hayat. Daha fazla sözü uzatmayacağım... Finalde öyle şeyler oluyor ki ben hiç duraksamadan Kutlu olsun I'nin satırlarında kendimi buluyorum.
Kutlu OlsunAyça T. K. · Pukka Yayınları · 0817 okunma