Sütçü İmam Cahit Zarifoğlu'nun tiyatro türündeki eseridir ve Kahramanmaraş'ın düşman işgalinden kurtuluşunu konu alır. Cahit Zarifoğlu müslüman aleminin dertlerini dert edinmiş, özelliklede Afganistan'ı ve Filistin'i şiirlerine katmıştır. Son zamanlarda kendisine "Afgan şairi" denmeye başlanmıştır hatta.
"O sabah camimizden ezan sesi gelmedi/ Korktum bütün insanlar bütün insanlık adına" Hama'da müslümanların bir gecede öldürülmesi üzerine yazdığı bu iki mısra ile dünya kamuoyuna tanıklık eder.
Cahit Zarifoğlu "...Afganistan'daki mücadele ile Maraş'ı düşman çizmelerinden kurtaran insanların mayaları, hamurları aynı. Maraşlı hangi gerekçe ile istilaya razı olmadı ise ve hangi tertipleri, metotları uyguladı ise, Afganistan'lı da aynısını yapıyor. Maraş için günün şartlarında sadece şehrin kurtarılması söz konusu idi, bunu Afganistan'lı topyekün olarak ülke için yapıyor" diyerek direnişin aynı direniş olduğunu vurguluyor. Bu eserinde yer yer durum hikayesi okuyormuş gibi hissettim desem bence abartmış olmam -ya da bu tamamen benim düşünme biçimimle ilgili bilemiyorum- bazı diyaloglar ve gerek anlatıcı ile verilen gerek parantez içindeki betimlemeler bana çok gerçek ve içindeymişim gibi hissettirdi. Sonlara doğru İngiliz Generalinin ve Ermeni gencinin diyalogları beni hayli etkiledi diyebilirim. Okuduğum ikinci tiyatro eseri olmasına rağmen duyguyu çok iyi verdiğini ve bundan sonra okuyacağım tiyatroların aynı kalitede olması gerektirdiğini düşündürdü.
-Bu yatağı indirin de ben sizin esiriniz olayım. Sana su taşırım. Bebeklerini giydiririm, odanı süpürürüm, beni bırakma, dedi.
Lütfiye:
-Ben seni burada dolaba saklarım, seni kimse bulup götüremez, diye cevap verdi.