Selamûn aleyküm.
Bir millet kahramanları ile yaşar! Maraş'ı kahraman yapan asil milleti, verdiği mücadele ile bunun en güzel örneklerindendir.
Aslen Kahramanmaraş'lı olan Cahit ağabey, memleketinin cihana nam salan o yiğit Sütçü İmam'ını bir tiyatro eseri ile tek kurşunla okuyucuya sunuyor.
Ulu Camii imamının "İşgal altındaki bir milletin Cuma namazı kılması caiz değildir!" sözleriyle başlayan o kutlu mücadele bir başka yiğit imamın kurşunuyla sonun başlangıcı oluyor! Allah onlardan razı olsun.
ve's-Selâm...
. SÜTÇÜ İMAM
Cahit ZARİFOĞLU
-tiyatro-
Tiyatro seyretmek kadar okumayı da çok severim. Bir de konusu muhteşem olunca tadından yenmez.
Cahit Zarifoğlu'nun okuduğum en anlaşılır kitabı olabilir. Bir oturuşta rahatça bitirdim. Sürükleyici, basit ama kaliteli bir anlatıma sahip olan kitap 1919 yılında Maraş'ta yaşanan işgali konu ediniyor. Halkın uyuyor görünüp kendi içerisinde nasıl örgütlendiğini, nasıl bir olup kahramanca mücadele ettiğini anlatıyor. Düşmana ilk kurşunu sıkan Sütçü İmam ve diğer kahramanların da adının zikredildiği kitabı herkesin okumasını tavsiyesi ediyorum.
Yazarımız kitabın giris kısmında ilk olarak Maraş'ın işgal (Sütcü İmam olayını ) edildiği dönemi ve kurtuluşunu anlatıyor. Ardından kitap Tiyatro şeklinde okuyucuya aktarılıyor...
Kitab'ın tesirinden hala çıkamıyorum. O gün dedelerimiz; müslüman (nenelerimizin) bacılarımızın örtülerine el uzattıkları için ermenileri kurşuna diziyorlar. İlk kurşunu sıkan da Sütçü İmam oluyor ve tarihe adını şanlı bir İmam olarak geçiriyor..
Geçmişte dedelerimiz, bir kadının örtüsüne laf attığı için kafiri kurşuna dizerken, bugün kadınların örtüleri ayaklar altında. Dedelerimiz bunun için savaşmadı. Dedelerimiz 'İslam' için savaştı, 'Demokrasi' için savaşmadılar... Kurtuluş mücadelesi batıya uyalım diye verilmedi, onlar gibi olalım diye de verilmedi. Kurtuluş mücadelesi Allah'ın hakimiyeti için verildi. Ama bugün tarih derslerinde bize böyle anlatmazlar. uydurulmuş ideolojileri süsleyip püsleyip anlatıp dururlar...
Eseri okurken “Maraş'ın kurtuluş mücadelesi ancak bu kadar güzel anlatılabilirdi” diye diye okudum bir solukta.
Cahit Zarifoğlu eserinde, yalnızca bir kahramanlık öyküsünü değil, aynı zamanda milli mücadele ruhunun ve bağımsızlık yolundaki fedakârlıkların önemini bir ders niteliğinde aktarıyor okuyana.
Görüyoruz ki, Coğrafya değişse de zulüm gören hep Müslümanlar olmuş.
İyi ki okudum dediğim,
Ve kesinlikle herkes okumalı dediğim bir eserdi…
Vatan ve bayrak... Ne ifade ediyor?
Bu soruyu kendime sormama vesile olan kitap oldu, diyebilirim Sütçü İmam için. Peki, gerçekten nedir vatan niye bayrak? Irkçılık yapabilelim ya da memleketcilik enaniyeti gösterebilelim diye mi? Soruların cevabı tabi ki sizde gizli.
Sütçü İmam olayını biliriz, bilirsiniz ama insanın tazelenmeye ihtiyacı oluyor. Yeniden bu olayları hatırlayıp kendimize dönüp bakmamız gerekiyor. Bir Sütçü İmam ki ülkesinin toprağında gezen baş örtülü birinin örtüsüne dokundurmamak için âdeta siper oluyor. Şimdi ile kıyasa gitmek bile insanın canını sıkmaya yeter...
Bu kitap üzerine çokça eleştiri cümlesi yazılabilir. Ama kitabın eleştirisi değil kitap nezaretinde günümüzün eleştirisi.
Tekrar dönecek olursam eser tiyatro türünde, akıcı ve farkındalığı canlı tutan bir eser oldu benim için. Okumanızı tavsiye ederim.
Cahit Zarifoğlu'nun Maraş'ın kurtuluşunu anlattığı son kitabıdır Sütçü İmam.
Bu ülkenin her bir şehri çok zorluklar çekmiştir. Ve bu ülkeyi kazanmak kolay olamamıştır. Maraş da zorluk yaşayan şehirlerden biridir. Şairler Şehri'dir Maraş.
Cahit Zarifoğlu bizlere Maraş'ın ilkin İngilizler, daha sonra da Fransızlar tarafından işgal edildiğini, kadınların nasıl rahatsız edildiğini ve Sütçü İmam'ın bunlarla nasıl mücadele ettiğini piyes olarak okumuş olduk.
1920 yılındaki Kahramanmaraş halk savunmasını anlatan bir tiyatro eseri. Köylüsüyle kentlisiyle birlik olan ve organize olan bir halkın Sütçü İmam ve diğer liderlerinin etkisiyle, önce İngilizler, sonra ise Fransızlar tarafından işgal edilen şehrin, düşmanlardan temizlenmesinin destansı hikâyesi.
İsimden anlaşılacağı üzere kitap, Maraş’ın işgal edildiği dönemden bahsediyor. Yazar olayları tiyatro şeklinde yazıya dökmüş. O kadar etkileyici ki okudukça neler yaşanmış, insanlarımız nelerle başa çıkmış diye düşündüm. Milletimiz düşmanlarla bir arada yaşamışlar, güç toplamak ve örgütlenmek için onlara, zulümlerine bir zaman sabretmişler; ne kadar zor da olsa onlara tahammül etmek zorunda kalmışlar. Bunu yaşamak kim bilir ne kadar zordur. Şehrimizi ele geçirmeye çalışanların yüzünü görmek, onlarla her gün karşılaşmak ve bir şekilde hayata devam etmeye çalışmak... Yazar bu duyguları çok güzel anlatıyor. Tiyatroyu izliyormuş gibi bir his uyandırıyor. Kahramanlıkla dolu tarihimizin önemli isimlerinden biri olan Sütçü İmam ve nicelerini daha iyi kavrayabilmek, nasıl zamanlardan geçtiğimizi unutmamak adına okumanızı tavsiye ederim. Kitaba mutlaka önsözü atlamadan başlamanızı söylemeden olmaz sanırım.! :)
Milli mücadelemizi anlatan bu kitabı bir nefeste soluk soluga her genç okumalı üslup akıcı konusmalar yöresel hele yer tasviri Google haritaları aratmayacak şekilde insanın gözünde canlanıyor
Tarihimiz de önemli bir yeri olan Sütçü İmam'ı ve Maraş'ı tiyatro halinde gösteren Tiyatro ile ilgilenenlerin rahatlıkla uyarlayabileceği bir kitap . Anlatım akıcı ,konuşmalar akıcı ve insanın duygularını kabartan muhteşem bir eser.
Abdurrahman Cahit Zarifoğlu, Türk şair, yazardır.
Aslen Kahramanmaraşlı'dır. 1940 yılında Türkiye'nin başkenti Ankara'da doğmuş olan şairin çocukluğu Kahramanmaraş'ta geçmiştir. Edebiyata, Kahramanmaraş Lisesi'nde iken şiir ve kompozisyon yazarak başlamış, lise sonrasında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Alman Dili ve Edebiyatı bölümünde okumuş ve buradan mezun olmuştur. Öğrenciliği sırasında çalışmak zorunda kalınca, sayfa sekreteri olarak çalışmış yine bu dönemde Diriliş Dergisinde çeşitli şiirleri yayımlanmıştır. 1976'dan sonra, kurucularından olduğu, Mavera Dergisinde şiirleri, birkaç hikâyesi, senaryo çalışmaları, günlükleri ve "Okuyucularla" ismini verdiği sohbetleri yayımlanmıştır.
Değişik zamanlarda ilkokul öğretmen vekilliği ve Almanca öğretmenliği yapmasının yanı sıra, Mavera Dergisi'ni çıkartmaya başladığı süreçte TRT Genel Müdürlüğü'nde mütercim sekreter olarak da görev almıştır. 1987 yılında vefat etmiştir. Mezarı Beylerbeyi'ndeki Küplüce mezarlığındadır.
“Yedi Güzel Adam” adıyla anılan isimler Türk edebiyatına damga vuran Cahit Zarifoğlu, Erdem Bayazıt, Rasim Özdenören, Nuri Pakdil, Mehmet Akif İnan, Alaeddin Özdenören ve Ali Kutlay'dır. Yolları Kahramanmaraş'ta kesişen 7 Güzel Adam'ın eğitim gördüğü 169 yıllık tarihi Maraş Lisesi 2019 mart ayında müzeye çevrilmiştir.