Bir şeyler yapıyorum, yürüyorum, konuşuyorum, yemek yiyorum yani her zaman yaptığım işleri sürdürüyorum ama nasıl anlatsam, bir boşluk duygusu içinde. Sanki içimde derin bir hiçlik var.
"Ben de yalnızım..." dedi. Bu sefer benim ellerimi kendi avuçlarının içine alarak; "Boğulacak kadar yalnızım..." diye devam etti, "hasta bir köpek kadar yalnız..."
Korkularından kurtulmak için tutunabilecekleri, sarılabilecekleri herhangi bir şeyin olduğunu hissetmek yalnızlar için, kendi içine hapsolmuş insanlar için ne mucizevi bir şeydi.