Dindar, muhafazakar, İslamcı, ne derseniz deyin, belli bir düşünce ve hayat tarzına sahip olanların, Aydınlanmacı bakış açısından hareketle sadece "GERİ" ve "CAHİL" diye kodlanmasının ötesinde, kırsal, alt ve orta sınıfa mensup olmaları dolayısı ile küçümsendiği ve dışlandığı bir ülkede yaşadığımız gerçeğinin altını çizmek gerektiğini düşünüyorum. Halen bu düşünce içindeyim. Nuray Mert, Batı İslam'ı Çok Sevmişti, s:11
Sayfa 11 - İletişim Yayınları
Açıklama ileti de olacak , sakin olun
Hz. Peygamber (s.a.v.), bir Ramazan veya Kurban Bayramı günü namazgâha çıkar. Namazı kıldırıp hutbe verdikten sonra kadınların bulunduğu bölüme geçer. Onlara hitap ederek sadaka vermelerini, iyilik yapmalarını tavsiye eder. Bu esrada neşeli, bayram havası içinde geçen bir diyalog yaşanır. Efendimiz şöyle buyurur: ​"Ey kadınlar topluluğu! Sadaka veriniz, istiğfarı çok yapınız. Çünkü ben cehennemliklerin çoğunun sizler olduğunu gördüm." ​Orada bulunan iradesi güçlü, zeki bir kadın (Cezlâ) sorar: "Ya Resulullah, biz ne yaptık da cehennemliklerin çoğu bizden oluyor?" Hz. Peygamber cevap verir: "Çünkü siz çokça şikayetçi olur (veya lanet eder) ve kocalarınızın iyiliklerine karşı nankörlük edersiniz. Akıl ve din yönünden eksik olanlar arasında, ihtiyatlı ve aklı başında bir erkeğin aklını sizin kadar çelebilen (etkileyebilen) birini görmedim." ​Kadınlar tekrar sorar: "Aklımızın ve dinimizin eksikliği nedir ya Resulullah?" Efendimiz şu cevabı verir: "İki kadının şahitliğinin bir erkeğin şahitliğine denk olması aklın eksikliğinden; hayız (regl) dönemlerinde günlerce namaz kılmaması ve Ramazan'da oruç tutmaması da dinin eksikliğindendir."
Reklam
İnsan bir çekirdeğe benzer. Nasılki o çekirdeğe kudretten manevî ve ehemmiyetli cihazat ve kaderden ince ve kıymetli program verilmiş. Tâ ki, toprak altında çalışıp, tâ o dar âlemden çıkıp, geniş olan hava âlemine girip, Hâlıkından istidad lisanıyla bir ağaç olmasını isteyip, kendine lâyık bir kemal bulsun. Eğer o çekirdek, sû'-i mizacından dolayı ona verilen cihazat-ı maneviyeyi, toprak altında bazı mevadd-ı muzırrayı celbine sarfetse; o dar yerde kısa bir zamanda faidesiz tefessüh edip çürüyecektir.
Sayfa 321·Kitabı okuyor
Madness is the inability to communicate your ideas. It's as if you were in a foreign country, able to see and understand everything that's going on around you, but incapable of explaining what you need to know or of being helped, because you don't understand the language they speak there. "We've all felt that." "And all of us, one way or another, are mad."
Sayfa 59·Kitabı okuyor
Kitap okuyunuz ama her şeyi sahifeden ibaret görmeyiniz.... Güzel ve olgun insanlarla düşüp kalkınız ki siz de güzel ve olgun olasınız.... Güncel olayları her an her dakika ayrıntılı takip edeceğim diye uğraşmayınız. Zihin netliğiniz bozulur... Malûmat furuş olmak yani parça bölük bilgilerle Zihni doldurmak bilmek demek değildir. Az ayrıntılı bilen ve çok tefekkür eden daha makbuldür..
Okulu ne küçümseyin ne de abartın. Üniversite insana bel. ki yüzde on on beş katkı verir. Geri kalanı size gayretinize aittir. Kendinizi asla derslerle sınırlı görmeyiniz. Hele o derslerde verilen Batı-merkezli mantığı asla benimsemeyiniz. Yani her şeyi Batı ekseninde, Batı anlayışında seküler açıdan anlatan mantığı... Bir kulun her işi önemlidir. İşleri küçük-büyük diye ayırt etmeyiniz. Zaten küçük iş her zaman daha önemlidir. Zira büyük iş bekleyen asla onu bulamaz. Küçük iş yapamayan büyük işi de yapamaz. Büyük iş yapmak için büyük makama gelmeyi beklemeyiniz. Önünüzde şu an duran iş en büyük iştir. Onu halletmeden daha büyüğünü yapamazsınız.
Reklam
Reklam