Dünden Sonra Aynı Kişi Değiliz
9/10
·80 syf.··
Beğendi
·
2026 74. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2026 09:30
Kitaba bir Proust incelemesi okuyacağımı düşünerek başladım. Proust gibi büyük bir yazarın gölgesinde kalacağını düşünüyordum ama Beckett’in sesi o kadar baskındı ki Proust’u anlatırken bile kendi düşünsel üslubunu kaybetmemesi hatta zaman zaman metne damgasını vurması beni çok etkiledi. Bunu Beckett’in yalnızca bir yorumcu olmadığını, başlı başına bir yazar olduğunun göstergesi olarak gördüm. Ben bu kitapta Kayıp Zamanın İzinde metinlerinin karakter ve olay örgülerinin açıklanmasını beklerken Proust’un dünyasını oluşturan temel gözlemleri fark ettim: zaman, alışkanlık, aşk, sanat ve bellek. Beckett’in Proust’u yorumlama şekli bazı yerlerde Gilles Deleuze’ün Proust ve Göstergeler’ini hatırlattı. Her iki yazar da Proust’u bir romancıdan çok bir düşünür gibi yorumlamış ve iki metinde de bu ayrıntıyı çok sevdim. Karakterlerden ziyade onların arka planına, onları harekete geçiren düşünsel yapılara odaklanmışlar. Kitabın ana teması ZAMAN’dı. Bu bizim zamanı nitelendirdiğimiz şekliyle kronolojik bir zamanlama değil zamanın insanı sürekli dönüştürmesi ve eski benliğe dönüşün imkânsızlığı üzerine odaklanmıştı. “Saatlerden ve günlerden kaçış yoktur. Ne yarından ne dünden. Dünden kaçış yoktur çünkü dün bizi çarpıtmıştır.” (s.12) Zaman temasını vurgulandığı kısımlarda Paul Ricoeur da akla gelebiliyor. Çünkü o da belleği depolama alanı gibi görmeyip sürekli dönüşen ve yeniden yapılanan benliğin yansıması olarak görüyor. Diğer bir tema hafızanın güvensizliği ve insanın kendine yabancılaşmasıydı. Dün istediğimiz şeyler, bugünkü benliğimiz için artık aynı anlamı taşımayabilir. Çünkü dünkü ego ile bugünkü ego aynı değildir. Geçmişe dönmek, artık tam olarak bize ait olmayan bir benlikle karşılaşmak gibidir. “Saatlerden ve günlerden kaçış yoktur. Ne yarından ne dünden. Dünden kaçış yoktur çünkü dün bizi
Felsefe
ProustSamuel Beckett · Metis Yayıncılık · 2012315 okunma
Giyinik otuz şilin, soyunuk iki gine.
Puan vermedi
Sir Vidiadhar Surajprasad Naipaul (1932-2018), Trinidad ve Tobago doğumlu, Britanyalı kurgu ve kurgu olmayan İngilizce eserler yazarıdır. Trinidad'da geçen erken dönem komik romanları, genişleyen dünyadaki yabancılaşmaya dair kasvetli romanları ve ihtiyatlı yaşam ve seyahat günlükleriyle tanınır. Çoğunlukla beğenilen, ancak bazen tartışmalara yol açan düzyazılar yazdı. Elli yılda otuzdan fazla kitap yayımladı. Yazar Nobel ödülü almış ve 2010 da ülkemize İstanbul'un kültür başkenti olması münasebetiyle davet edilmiş ülkede ki yönetimi beğenmediğini dile getirerek bu daveti reddetmiş. Uzun bir günlük gibi konular birbiriyle alakasız şekilde,kolay kavranamayan bir metin. Anlatıcının parçalı, zamanlar arasında sıçrayan dili başta bir dağınıklık hissi uyandırıyor, Dil kolay akıcı, sanki karşısındaki arakadaşına içini döküyor. Sömürgecilik sonrası dönemde kimlik bunalımı yaşayan Karayipli bir Hintlinin, sömürgeci kültürleri ve modern dünya düzenini "taklit etmeye" çalışırken kendi yalnızlığı ve kaosunda kayboluşunu anlatıyor. Güven ihtiyacı sürekliydi. İşe sık sık fahişeleri ziyaret ederek başladım. Bunu sadece içgüdülerim önermiyordu, okuduklarımdan da etkilenmiştim. Bu kadınların sundukları şeylerin müptelası olmuştum; az ya da çok zevk, korkunun yarattığı o ani tahrik ve ardından da bunun çabucak harcanışı. Ama bu grotesk(tuhaf-abartılı) bir işti; en az grotesk yanı da sözlük anlamıydı. Kişisel hizmet, cezalandırma, hükmetme, giyinik otuz şilin, soyunuk iki gine. (Beğenmedim kadınları aşağılıyor)(Syf.40) Churchill'i politik başarısızlıktan kurtar mak için bir dünya savaşı gerekmiştir. Oysa gerçek poli tikacı, yetenek ve kusursuzluğu yalnızca başarıda bulur. Yetenekleri ona aniden gelir. Başka zaman kötü, denge siz ve güçsüz olan o, artık cömertliğin, uzlaşmacılığın ve
TaklitçilerV. S. Naipaul · Can Yayınları · 201438 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Puan vermedi·112 syf.··
2026 8. kitabı
NAMAZ Psikolojisi 1. ALLAH’ın isteğini ve rızasını düşünerek yapılan bütün davranışlar birer ibadettir. 2. Dinde ibadet olarak belirlenen bazı özel davranışlar vardır ki bunlar, insanın ALLAH’la olan ilişkilerini canlı tutmak için belli aralıklarla tekrarlanırlar, işte namaz, her gün tekrar edilen, belli hareketleri ve dualar içine alan bir ibadettir. 3. Namaz İslam dininde ilk emredilen ibadettir. 4. Namaz aynı zamanda, yaratılanın YARATANA karşı duyduğu saygı, sevgi, minnettarlık ve bağlılığın, şükür duygusunun bir ifadesidir. 5. Namaz önce ki peygamberlere de farz kılığı Kuran-i Kerimin değişik ayetlerinde ifade edilmektedir. ( H.z. İbrahim Kur’ani Kerimde geçen duası ; ‘’Rabbim! Beni ve Soyumu namaz kılanlardan eyle!’’ amin…) Ancak önceki peygamberlerden sonra o din mensuplarının namazı koruyamadıkları. Ondan uzaklaştıkları anlaşılmaktadır. 6. Taha Süresi 132 ayette ALLAH C.C. şöyle buyurmuştur. ‘’ Ailene namazı emret! Sen de sabırla ona devam et… ‘’ buyuruyor. 7. Cehenneme girenlere neden cehennem girdikleri sorulduğunda? Biz namaz kılanlardan değildik! Buradan namazın ne kadar önemli olduğu anlaşılmaktadır. 8. Genelde ibadetler, dini inancın koruyucularıdır. 9. Yetişkinlerin, anne babanın namaz kılmasının, çocukların namaz kılmayı arzu etmeleri, namaz kılmak istemeleri açısından da önemi büyüktür. Çünkü çocuk çevresini tanımaya başladığı anadan itibaren çevresinde ki büyüklerin, özellikle anne babasının söz ve davranışlarını taklit edip örnek almaya başlar. Bu nedenle namaz kılan bir anne babanın çocukları da namaz kılmaya özenir. Namazın Psikolojik Süreçleri 10. ‘’Vay haline şu namaz kılanların! Ki onlar şuurunda değildir namazlarının. Gösteriş yaparlar onlar, Hayra engel olurlar.’’ Ma’un 4-7 ayetler. 11. Namazda neyi okuduğunun bilincinde olunmalıdır. Çünkü
Din
Namaz PsikolojisiHüseyin Peker · Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları · 2020123 okunma
Selamünaleyküm Rahmatullahi ve Bereketühü
10/10
·765 syf.··
Beğendi
·
2026 12. kitabı
·
103 günde okudu
·
Okunma: 11 Nisan 2026 19:59
Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem'den başlayıp Ubeyde Bin umeyr'e kadar devam eden 61 bölüm vardır hem hadis-i şerifler hem de rivayetli sözler bulunmaktadır. Aşağıya kimlerin sözlerinin olduğu kimlerin geçtiğini de yazacağım inşâAllah. Kitap boyunca gözüm hep Zeyd Bin harise'yi aradı çünkü Zeyd Bin Harise Peygamber efendimizin peygamberlikten önce de yanında bulunduğu çocuklardan biridir. Ve Zeyd Bin Harise'nin çocukluğu Peygamber efendimiz sallallahu aleyhi ve sellemin yanında geçmiştir. Ama kitapta Zeyd Bin hariseye ait ne bir söz ne de başka bir şeye denk gelmedim. Onun haricinde diğer peygamberlerimizin sözüne ve sahabelerin sözüne yer verilmiş çok hoşuma gitti daha önce hiç duymadığım şeyler okudum ve insanı düşündüren şeylerdi bunlar. Okumanızı öneriyorum isterseniz okuyun tabii. Kitabın isimlere ayrılmış bölümleri bu şekilde: 1. RASULULLAH (S.A.V) 2. YUNUS (AS) 3. SÜLEYMAN (A.S) 4. EYYUB (A.S) 5. ADEM (A.S) 6. LOKMAN (AS) 7. NUH (A.S) 8. İSA (A.S) 9. MUSA (A.S) 10. DAVUD (A.S) 11.MUSA (A.S) 12.ÍSA (A.S) 13. İBRAHİM (A.S) 14. YUSUF (A.S) 15. EYYUB (A.S) 16. SÜLEYMAN (A.S) 17.İSA (A.S) 18. DAVUD (A.S) 19. EBU BEKR ES-SIDDIK 20. ÖMER B. HATTAB 21.OSMAN B. AFFAN 22.ALI B. EBİ TALİB 23. EBÛ'D-DERDA
Kitabu'z ZühdAhmed Bin Hanbel · Neda Yayınları · 2020125 okunma
10/10
·272 syf.··
Beğendi
·
2026 34. kitabı
TÜRKAV Kamu Yönetimi Enstitüsü Sosyal Bilimler Dergisi / Cilt 5. Sayı 1. Yaz/ Haziran 2026. Sahipliğini Ebubekir Korkmaz'ın Yazı İşleri Müdürlüğü ve Baş editörlüğünü Tuğba Tombuloğlu'nun yaptığı derginin, bu sayısında sayı editörlüklerini Yusuf Akbaba, Hüseyin Şen, yardımcılığını da Mustafa Tekeli yapmaktadır. Dergi sosyal bilimlerin 19 farklı alanı ile ilgili editör görevlendirmesi ile 53 kişilik de Türk ve dünya üniversitelerinden zengin bir yayın kuruluna sahiptir. Dergi, EBSCO- Central & Eastern European Academic Source (CEEAS), ProQuest I Ulrich's Periodicals Directory, ERİH PLUS ( European Reference Index for the Humanities), MLA İnternational Bibliyografy indexlerinden taranmaktadır. Dergilin bu sayısında 15 özgün makaleye yer verilmiştir. Ancak dergi politikaları gereğince 8 makale derginin basılı nüshasına konulmuştur. Bunlar: Arş. Gör. Ömer Faruk Demirci'nin Teröristle Mücadelede Mantık- Caydırıcılık İkilemi, Dr. Elif Akar'ın 1944-1947 Turancı Yargılamalarda Sanık Kararlarına Yansıyan Cumhuriyet Algısı, Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Yağcı'nın Bir Hainin Portresi: Kaisar Ionnas Doukas, Doç. Dr. Murat Serdar- Doktorant Mustafa Güneş'in Yemen Eyyübi Sultanı Melik el-Muiz İsmail'in Dönemi, Fatima Sevde Gül'ün XVIII. Yüzyılda Balkan Coğrafyasında Veba Hastalığının Görüldüğü Yerler ve Osmanlı Ekonomisine Etkileri, Şeyma Aslan'ın Zorla Kültürleme Bağlamında Cengiz Dağcı'nın "Onlarda İnsandı" Eserindeki Ruslaştırma Örnekleri, Prof. Dr. Ali Erol- Emine Sonsuz'un Halil Rıza Ulutürk'ün Şiirlerinde Ama Dili, Ablat Khodjaev'in Türk Etnoniminin Eski Çin Hiyeroglif Transkripsiyonları makaleleridir. #Kitapşuuruinsanlıkşuurudur.
TÜRKAV Dergisi - Cilt 5 Sayı 1 (Yaz/Haziran 2025)TÜRKAV Dergisi · KYE Yayınları · 20251 okunma
GAZETELER, TELEVİZYONLAR YALAN SÖYLER
Puan vermedi
Umberto Eco 1932-2016, İtalyan bilim insanı, yazar, edebiyatçı, eleştirmen ve düşünür. Dünya kamuoyunun gündemine Gülün Adı ve Foucault Sarkacı gibi romanlarıyla giren İtalyan yazar, aynı zamanda Orta Çağ estetiği ve göstergebilim dalının ustalarındandır. Eco, 1971'de Bologna Üniversitesi'nde profesör olarak çalışmaya başladı. Yapısalcılık sonrası göstergebilim gelişmelerine önemli katkılarıyla tanınmaktadır. Eco, yüksek lisans ve doktora çalışmalarını Thomasçılık akımı ve bu akımın estetik anlayışı üzerine yaptı. Tarihçi, filozof, Orta Çağ uzmanı, James Joyce üzerine derin araştırmalar yapmış bir yazardır. Yazarın ilk romanı Gülün Adı 1980'de yayımlandı. 1962'de Torino Üniversitesi'nde doçent, 1969'da ise Floransa Üniversitesi'nde görsel iletişim dalında profesör oldu. 1971'de Bologna Üniversitesi'ne geçti ve 1975 yılında bu üniversitenin Gösteri ve İletişim Bilimleri Enstitüsü'nün başına getirildi. Birkaç yıl boyunca kanser tedavisi gören ünlü düşünür, 19 Şubat 2016 tarihinde saat 22.30 sıralarında evinde yaşamını yitirdi. Umberto Eco ölmeden önce bir arkadaşına söylediği vasiyetinde "Ölümümden sonra 10 yıl boyunca benim adımı kullanarak etkinlikler düzenlemeyin" şeklinde bir istekte bulunmuştur. Eco, bir ateistti, üniversite eğitimi sırasında Tanrı'ya inanmayı bıraktı ve Katolik Kilisesi'nden ayrıldı, daha sonra İtalyan şüpheci örgütü (İtalyan Sahte Bilim İddialarını Araştırma Komitesi) CICAP'ın kurulmasına öncülük etti. Kaybedenlerin kısa bir gazetecilik serüvenini konu edinen Sıfır Sayı, aynı zamanda gazeteciliğin nasıl yapıldığını, gerçekte önceliğinin ne olduğunu, halkı nasıl yönlendirdiğini ve ‘haber yapmanın’ ne olduğunu eleştirel bir bakış açısıyla anlatıyor. ”Kendisi de gazetelere yazılar yazmış olan Eco’nun gazetecilik konusuna eleştirel yaklaşımını ve
Edebiyat
Sıfır SayıUmberto Eco · Doğan Kitap · 20151,318 okunma