Puan vermedi·88 syf.·
2026 448. kitabı
"Tek istediğim eve varmak ve gözlerimi boş duvara dikmek." Don Delillo Paris'ten New York'a dönen bir çift ile bir öğretmen ve eski öğrencilerinden oluşan beş kişinin bir evde mahsur kalmasını ve bu ani sessizlikle baş etme çabalarını konu alır.. Amerikan edebiyatının en büyük yazarlarından Don DeLillo’dan ahir zamanlara dair yeni bir anlatı: DeLillo, iletişim cihazlarına bağımlı hale gelen toplumun; ekranlar ve veri akışları kesildiğinde nasıl yalnızlaştığını ve varoluşsal bir paniğe sürüklendiğini eleştirir. Don Delillo büyük olaylardan ziyade karakterlerin içsel monologlarına ve derin sessizliğin yarattığı psiko-sosyal etkiler üzerine felsefi bir meditasyona odaklanır. teknolojinin çökmesiyle dijital dünyadan kopan modern insanın kırılganlığını ve kimlik krizini anlatan distopik bir hikayedir. Sessizlik Dünya her şeydir, birey hiçbir şey. Hepimiz anlıyor muyuz bunu?"s:87
Roman-Edebiyat
SessizlikDon Delillo · Siren Yayınları · 2022236 okunma
Puan vermedi·590 syf.··
2026 9. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2026 10:38
Dinimizin doğuşuna tanık olan bir bülbülün ağzından okuyacaksınız Hz. Muhammed'in (s.a.v) hayat hikayesini. Bazen kızacak, bazen sevineceksiniz ama genelde gözleriniz dolarak çevireceksiniz bu kitabın sayfalarını. Burada İskender Pala'nın da hakkını vermek lazım. Bilinen bir hikayeye farklılık katmış yazar kendine has anlatımı ile ve ortaya çok güzel bir eser çıkarmış. Konuyla ilgili bilgi sahibi olsanız bile keyifle ve merakla okuyorsunuz bu kitabı. Ayrıca herkesin anlayabileceği bir dilde yazılmış. Kısacası, bu kitabı okumamak için bir bahaneniz yok. Hatta okumakla kalmayın, okutun da. :)
Hz. Muhammed (sav) için Bülbülün Kırk Şarkısıİskender Pala · Kapı Yayınları · 202413,5bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
10/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2026 12. kitabı
·
25 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 16:28
Okurken her bir satırında ayrı bir hayranlık yaşadım. Ashâb-ı Kehfin dini ile imtihanı , Hz. Musanın ilmi ile imtihanı, Zülkarneyn (a.s) ın yöneticiliği ile imtihanı o kadar sade bir şekilde anlatılmış ki kitapta. Hayranlık duymamak elde değil
Kehf Suresinden Kurtuluş MeşaleleriHalid Ebu Şadi · Nida Yayıncılık · 20263 okunma
“Kafamın İçinde Biri Var Ama O Ben Değilim”
9/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2026 82. kitabı
“Carl Jung’un ifadesiyle, her birimizin içinde tanımadığımız biri daha vardır.” (s.19) İnsan kendisini tanıdığını düşünmeyi sever. Ne istediğini bildiğine, kararlarını bilinçli olarak verdiğine, dünyayı olduğu gibi gördüğüne inanır. Fakat bu kitap, bu noktadan başlayarak ayağımızın altındaki zemini yavaş yavaş çekiyor. Kitap fikirlerini büyük iddialarla sunmuyor; deneyler, vakalar ve nörobilim araştırmaları üzerinden açıklıyor. David Eagleman ’a göre yaptıklarımızın, düşündüklerimizin ve hissettiklerimizin büyük bölümü bilinçli zihnimizin erişemediği süreçler tarafından şekillendiriliyor. Sabah uyandığımızda “ben” dediğimiz şey, beynimizde olup bitenlerin yalnızca küçük bir parçası. Bu kitabı okuma sürecinde beynin yanında kendimiz hakkında sahip olduğumuz birçok kesinliği de sorgulamaya başlıyoruz. Kitap ilk olarak algılarımızdan şüphe ettiriyor. Eagleman, gördüğümüz dünyanın dış gerçekliğin doğrudan bir kopyası olmadığını, beynin oluşturduğu bir yorum olmasından bahsediyor. Görsel yanılsamalardan zaman algısına kadar uzanan örnekler, dış dünyanın sabit kalmasına rağmen beynimizin bize farklı gerçeklikler sunabildiğini açıklıyor: “Gerçeklik, beyin tarafından pasif biçimde kaydedilmek yerine, aktif biçimde beyin tarafından inşa edilir.” (s.127) İkinci aşamada sıra kararlarımıza geliyor. Özgür irade, kişilik, tercih ve sorumluluk gibi kavramlar kitap boyunca ele alınıyor. Kitabın en sevdiğim tarafı buydu. Yazar kesin yanıtlar sunmuyor. Güzel olan tarafı düşünmeye değer keyifli sorular bırakıyor zihnimize. Kararlarımızın ne kadarının gerçekten bize ait olduğunu, davranışlarımızın ne ölçüde bilinçli seçimlerimizin sonucu olduğunu tartışıyor kitap buyunca. Kitabın zihnimizi rahatsız eden tarafı bu bölümde bence. Çünkü insan, duygularını ve seçimlerini özgür iradesinin
Incognito - Beynin Gizli HayatıDavid Eagleman · Domingo Yayınları · 20138,1bin okunma
10/10
·328 syf.·
2026 3. kitabı
İslam tarihçisi M. Asım Köksal’ın titiz bir araştırma ve tamamen muteber ilk dönem kaynaklarına (Taberî, İbnü'l-Esîr, İbn Kesîr vb.) dayanarak kaleme aldığı "Hazret-i Hüseyin ve Kerbela Faciası", İslam tarihinin en büyük trajedilerinden birini kronolojik, tarafsız ve belgelere dayalı bir şekilde ele alır. Yazar, olayları ajite etmeden, tarihi hakikatleri ön plana çıkararak Ehl-i Beyt sevgisini ve adaleti savunur. 1. Hazret-i Hüseyin’in Şahsiyeti ve Ümmetteki Yeri Kitap, Hz. Hüseyin’in doğumu, çocukluğu ve dedesi Hz. Muhammed (s.a.v.) ile olan derin bağını anlatarak başlar. Peygamber Efendimiz’in onun hakkındaki "Hüseyin bendendir, ben de Hüseyin'denim" gibi hadislerine yer verilerek, Hz. Hüseyin'in Müslümanlar nezdindeki müstesna yeri vurgulanır. Hz. Ali ve Hz. Fâtıma’nın terbiyesinde yetişen Hz. Hüseyin’in ilmi, takvası, yüksek ahlakı ve haksızlığa boyun eğmeyen karakteri eserin ilerleyen bölümlerindeki duruşunun temelini oluşturur. 2. Kerbela’ya Giden Siyasi Süreç Muâviye b. Ebû Süfyan’ın vefatı ve vasiyeti üzerine oğlu Yezid’in halifelik makamına geçmesi, İslam dünyasında şûra (seçim) sisteminden saltanata geçişin ilk adımı olur. Biat Baskısı: Yezid, hilafetini meşrulaştırmak için Medine Valisi aracılığıyla Hz. Hüseyin, Abdullah b. Zübeyr ve Abdullah b. Ömer gibi dönemin en saygın isimlerinden zorla biat almak ister. Biatın Reddi: Hz. Hüseyin, İslam'ın yönetim ilkelerine, liyakate ve adalete aykırı görerek Yezid’e biat etmeyi kesinlikle reddeder ve can güvenliği için Medine’den Mekke’ye geçer. 3. Kûfelilerin Daveti ve Müslim b. Akîl’in Şehadeti Hz. Hüseyin’in Yezid’e biat etmediğini duyan Kûfe halkı, ona binlerce mektup göndererek kendisini halife olarak tanımak istediklerini, Kûfe’ye gelirse ona sadakatle bağlanacaklarını bildirirler. Elçi Gönderilmesi: Hz.
1000Kitap
Hazret-i Hüseyin ve Kerbelâ FâciasıM. Asım Köksal · Ketebe Yayınları · 2024209 okunma
6/10
·367 syf.··
2026 15. kitabı
Tüm seriye de yayılan genel Quinn basit anlaşılır dili bu kitapta da bulunmaktadır. Kitap Regency döneminde geçen zengin ve kalabalık (8 kardeş) en büyük kızıyla (Daphne) babasıyla büyük problemleri olan ve babası ölmesine rağmen kendi içinde ondan çeşitli yollarla intikam alan bir erkeğin (Simon) hikayesini anlatmaktadır. !! Dikkat kitap okumayanlar için spoiler içermektedir!!! Simon çocukluğundan itibaren babasının sevmediği istemediği bir çocuk ve bu sevgisizliğin sonucu olarak ailenin soyunu devam ettirmeyerek kendince ölmüş babasından intikam almaya çalışan biri. Bu intikam da evlenmeyip çocuk yapmayarak soylarının sonunu getirmek. Daphne ise ailenin en büyük kızı iyi evlilik yapmalı ki kendinden sonraki 3 kız kardeşine iyi evlilik yolu açsın. Daphne genel olarak bridgerton ailesinde sevdiğim bir karakter ne istediğini bilen bunun için zaman zaman manipülatif davranmaktan çekinmeyen bir kız. Sevmediğim yani insanları değiştireceğini sanıp Simon'ı değiştirmeye çalışması ve onunla sonuçlarını ve yakalanma tehlikesine rağmen kaçamak yaparak abisiyle Simon arasında düelloya sebebiyet verdi. Simon'a olan ilgisi ve gençliği onu düşüncesiz kararlar almaya itmektedir. Simon tabiki iyi bir insan ama Simon eğer günün sonunda Daphne ile evlenmemiş olsaydı. Kendi hayatını mahvedecekti. Bu dönemin şartları da göz önüne alındığında bir kadının kendi çıkarlarını bazen daha çok ön plana koyması gerektirdiğini düşündürmektedir. Simon genel olarak sevmediğim yanı ise artık çocuk olmadığını farketmemesi babasından kendi hayatını mahvederek intikam almaya çalışıyor, ölmüş babasından. Büyüyememiş bir çocuk olması asla hoşuma gitmedi. Simon artık 20'li yaşlarının ortalarında belli sorumluluklarını farkında biri. Babasını aşmaya çalışmamış. Babasının çocukken onu görmezden geldiği
Romantizm
Yüreğe Söz GeçmiyorJulia Quinn · Epsilon Yayınları · 20192,400 okunma