3/10
·432 syf.·
2026 56. kitabı
Kitabın girişinde Payton fırtınalı bir akşam evinde oturmuş film izliyor. Bu sahnenin tasviri çok güzeldi. Payton'ın karakteri geçmişi travmasının yazımı da fena değildi ama evden kaçtıktan sonra senelerce ne yaptı biraz daha bahsedilebilirdi. İlk tanışmaları saçma ama anlaşılabilirdi ne yapsın yani silahlı adam evine girip sana zarar vermeyeceğim diyerek film izlemeye başlıyor kızın da sabah 5te uyanıp gittiği ve 8saat çalıştığı bir işi var haliyle bir noktada uyuyakalıyor. Payton daha önce istismar edildiği için bu gibi durumlarda donma refleksi gösteriyor Nero evine giriyor yapabileceği bir şey olmadığını görünce öylece donup kalıyor. Neronun eve niye girdiği de belli değil polisten kaçıyormuş ama adam büyük bir güvenlik şirketine sahip mesela başka türlü de kaçabilirdi. Nero 40 yaşına giriyor ama karakter olarak yaşıyla uyumlu bir akla sahip değil. Birbirlerine aşık olmaları seni seviyorumları vs hiç geçmiyor çünkü doğru düzgün bir duygu bir anı, zaman paylaşmıyorlar yazım dili olarak kitap akıcı ama kurgusu çok yüzeysel aksiyon smut aksiyon smut bitti.
NeroS. J. Tilly · Martı Yayınları · 2025212 okunma
Karanlık Romeo..(sözde)
3/10
·464 syf.··
2026 48. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 20:39
Eveet.. şey bu kadar boş bir kitap olmasını beklemiyordum. Hiç bir beklentiye girmeden öylece bom boooşş bir şey okumak niyetindeyseniz bu tam olarak o kitap. Karakter gelişimi yok, olay akışı yok, bir giriş gelişme sonuç yok kurguda. O kadar sayfa yerine son yüz sayfa gayet yeterli olurmuş aslında. Okuyorsunuz ve bitiyor kitap, beyninizi yormaya gerek yok. Kız karakteri hiç sevmedim. Asalak gibi bir şey, altı doldurulmamış boş bir ana karakterdi. Romeo ile aralarındaki ilişki de saçmalıktan başka bir şey değildi. Sevmedim. İyi ki indirimden almışım yoksa daha çok üzülürdüm.
1000Kitap
Karanlık Romeo’mL. J. Shen · Olimpos Yayınları · 2023915 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Puan vermedi·432 syf.··
2026 24. kitabı
Seriyi bozup 2.hikayeden basladim iyi ki öyle yapmisim king ile kiyasladigimda orada incitmekden korkarak seven bir adam vardi ama, burada( Nero) adina cok uygun bir karakter tabiri caizse yakicı ve egoist bir adam . Payton( savannah) karsilastirdigimda benzer yönü aile tarafindan görünmez gibi davranilan ötelenen asla deger verilmeyen bireyler olarak yetisince kendi ayaklari uzerinde durmaya çabalayn cicekler. Hikayeye gelrsek kendi halinde evinden isine asla sosyal cevresi olmayan korkak ve kaçak yasan payton evine giren tehlikeli oldugunu bildigi bir adama bir anda güven duyuyor ve hayatina isteyerek aliyor tutunacak bir dal buldum edalarinda yalnizligina kim olursa olsun kabul durumunda yilana sariliyor. En mahrem konularini acarak gecmis travmalarini paylasiyor ve burada hayatina zıt bir evrene gecis yapiyor tabi şansi yaver gidiyor hem aski hem sahiplenilmeyi o kdr cok seviyor ki diger en kotü olan herseye tamam deyip bir yola cikiyorlar. Nero zorlu bir hayattan kendi kurdugu imparatorlugunda yalniz kurt olarak yol aliyor once ben diyen bir adam tehlike kendisi saplantili ve incitmekden asla cekinmeyen biri paytona yaptigi her seyi ama her sınır ihlalini kendi istekleri ve zevki icin yapiyor ve buna ask diyor . .
NeroS. J. Tilly · Martı Yayınları · 2025212 okunma
8/10
·444 syf.··
2026 23. kitabı
Darkromance severim;) Savannah kendi halinde sanatla gecimin saglayan bir ressamdır,iyi ve ilgisiz bir ailede büyütulmüs ve hayatinın geri kalaninda tek başına birakilmıs, ötelenmis ailesinin hic merak etmedigi bir birey olarak yasarken sanki tüm eksiklerini tamamlasin diye hayatina cok trajik bir sekilde dahil olan Kıngle "mafya"devam eden bir hikaye . Evli oldugunu bilmedigi bir adamla henüz adı iliskı degilken 3.gorüsmesinde arkadasina hasta ziyareti sirasinda birlikte geldigi adamin esi ve k.biraderi ile kotu bir karsilasma sonucu hic suçu yokken bir aile faciasinda bulur kendini olaylar biraz farkli ilerler ve k.biraderin isledigi bir cinayete taniklik eder gördükleri karsisında korkudan yerinden kimildayamz ve o an, her ne kadar kacip kurtulmak istesede artik cok gectir . Yorumlara bakarak ön yargili basladigim bir hikayeydi fakat böyle bir hayata sahip kadini aslinda kadın ne isterin ve bu kadini nasil hayata dondürulur onu okudum icine ceken bir anlatimi vardi .Kesinlikle stockholm sendromu falan degil cünku burada kadini incitmeyen, sevmeyi bilen, sevdigi icin kadinin hayatinda nasil yer edinir savasi veren bir erkek vardi. I
KingS. J. Tilly · ‎ Independently published · 0103 okunma
Puan vermedi·571 syf.··
2026 62. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 15:24
Pek çok kişi Tolkien'e "Fantastik Edebiyatın Babası" gibi sıfatlar yakıştırıyor, fakat bu gibi sıfatları yakıştıran kişilerin türün tarihini tam olarak bilmediğini düşünüyorum. Misal, Eddison'un eserinde yine hayali bir dünya, incelikle oluşturulmuş ve oldukça arkaik bir dil, dünyevi olmayan bir kraliçe, soyluluk ve karanlık güçler arasında gidip gelen, bocalayan, içsel çatışmalar yaşayan bir merkezi karakter mevcut. Anderson'ın, Yüzük Kardeşliği ile aynı yıl çıkan Broken Sword adlı kitabında da uzak diyarlarda yaşayan kibirli elfler, kazılar yapan cüceler, dövülmesi gereken bir kılıç, aydınlık ve karanlık ordular arasında geçen epik bir savaş, bu iki uca sıkışmış bir başka merkezi karakter ve Hristiyan ile Pagan dünya görüşlerinin iç içe olduğu bir anlatı mevcut. Peki bu unsurlar Tolkien'e özgü değilse, onu farklı kılan şey nedir? Dunsany, Eddison ve Anderson da aydınlık ile karanlığın çatıştığı dünyalar sunsa da, bu çatışmaları incelikli, çoğu zaman ironik bir dokunuşla aktarırlar. Ahlakı mutlaklar üzerinden sunmanın tehlikeli olduğunu kabul ederler. Tolkien (ya da C.S. Lewis) ise kötülüğü kötü, iyiliği iyi olarak göstermekte hiçbir sorun görmez. İkisinin kesiştiği tek nokta, Gollum'un hikayesinde de görüldüğü üzere, dürüst bir kişinin baştan çıkarılması durumudur. Ancak Gollum dahi, Eddison'ın Lord Gro'su ya da Anderson'ın Scafloc'u gibi alternatif bir dünya görüşü içinde yaşayan bir karakter değildir. Yalnızca Tolkien'in, tabiri caizse, iki kutuplu ahlakının iniş çıkışları arasında savrulup gider. Kötülüğü dışsal, akıl dışı bir olgu olarak sunmak, "bize karşı duran, bilinmeyen" olarak tanımlamak tehlikeli bir mesajdır. Çünkü okuyucu kendi ahlakını bu oluşturulmuş dünyanın üzerine ekler ve dayatır, ki modern fantastik yazarların çoğu, Tolkien'in örneğini
Edebiyat
The Fellowship of the RingJ. R. R. Tolkien · Harper Collins · 200917,1bin okunma
Her Sabah Sıfırdan Başlayan Bir Kabus
7/10
·376 syf.··
2026 66. kitabı
Bazı kitaplar vardır; kurgusu sizi içine çeker ama hissettirdiği o yoğun klostrofobik atmosfer yüzünden okurken nefesinizi tuttuğunuzu fark edersiniz. S. J. Watson ’ın Uyuyana Kadar romanı benim için tam olarak böyle bir deneyimdi. Baştan söyleyeyim: Bu kitap herkesin rahatlıkla okuyabileceği, sakin bir gizem hikayesi değil; ciddi anlamda tekinsiz, gerilimli ve yer yer insanı psikolojik olarak çok rahatsız eden bir yapıya sahip. Eklemek İstediğim Önemli Bir Not: Kitabın genelinde beni hikayeden ve karakterlerden ciddi anlamda uzaklaştıran, okuma keyfimi kaçıran bazı detaylar vardı. Özellikle aralara serpiştirilmiş olan ilişki sahneleri bana hem çok gereksiz hem de anlatım tarzı olarak çok vıcık vıcık geldi. Bu sahnelerin hikayeye hiçbir katkısı olmadığı gibi, zaten var olan o tekinsiz ve sapıkça atmosferi iyice katmerlemiş. Açıkçası bu detaylar ve kitabın aşırı doz gerilimli yapısı beni çok huzursuz etti. Benim gibi bu tarz sahnelerden ve aşırı bunaltıcı, rahatsız edici ilişkilerden hoşlanmayan okurlar için kesinlikle tavsiye etmeyeceğim bir kitap hiç olmasın demiyom olsun ama şeyini çıkarmadan. Ne Anlatıyor? Ana karakterimiz Christine, her sabah hiç tanımadığı bir yatakta, tanımadığı bir adamın yanında uyanıyor. Aynaya baktığında ise beklediğinden çok daha yaşlı bir yüzle karşılaşıyor. Yanındaki adam, onun kocası Ben olduğunu ve geçirdiği büyük bir kaza yüzünden her gece uyuduğunda hafızasının sıfırlandığını söylüyor. Christine, her gün hayatını bu yabancı adamdan yeniden öğrenmek zorundadır. Ancak bir gün, doktorunun yönlendirmesiyle gizlice tuttuğu günlüğü bulur ve ilk sayfada kendi el yazısıyla yazılmış o tüyler ürpertici notu görür: "Ben'e güvenme." Bu Kitap Neden Herkese Göre Değil? (Rahatsız Edici Unsurlar) Kitabı okurken bazı okurların (ve benim de yer yer) neden çok
İnceleme
Uyuyana KadarS. J. Watson · Doğan Kitap · 2012850 okunma