Fransız devrimi sonucunda giyotinin kullanıma sokulması, her ne kadar insanlık tarihi açısından oldukça vahşi bir olay olsa da sinirbilimcilere, incelenecek binlerce yeni kesilmiş kafa ve beyin olanağı temin etmişti. S31
Kurân'ın özellikleri her defasında farklı bir veçheden karşımıza çıkar .
Biz ona nasıl bakıyorsak o da bize kendini o hâlde ifşa eder .
O , insanlara toplu olarak hitap ettiği gibi , onları bi reysel olarak da muhatap alır .
Ve etkisini de o istikamette geliştirir .
Hemen akla gelebilecek olan örnekleri sıralayabiliriz . Hz . Ebu Bekir'in Habeşistan'a yönelik akim kalmış olan hicret teşebbüsü esnasında himayesine sığındığı aşiret reisine Kureyş'ten uyarı gelir : " Ebu Bekir namaz kılarken Kurân'ı sesli okuyormuş ; onu uyarın , namazını sesli kılmasın , çünkü okuduğu ayetler bizim çocuklarımızı , kadınlarımızı etki altında bırakıyor ! " derler . Bu uyarı Hz . Ebu Bekir'e intikal ettirildiğinde , o da : " Ben sizin himayenizden Allah'ın himayesine sığınıyorum . " diyerek orayı terk eder ve gerisin geri Mekke'ye döner . Burada , bizim için önemli olan husus şudur : Kur'ân'ı dinleyenler , onun etkisinden uzak kalamıyordu . S. 27
Nitekim Allah'ın Resulü ( sav ) için de aynı şey söz konusu olmuştur . O , akşam namazını kılarken , etraftan sırf onun okuduğu Kur'an'ı dinlemek için gelenler oluyordur . Gelenlerin arasında Ebu Cehil de vardır . Bir defasında küfründe inat eden bu zevat , orada birbirleriyle karşılaşırlar ve mahcup olurlar . Bir daha oraya gelmemek üzere sözleşirler . Fakat sonraki akşam birbirlerini gene aynı yerde bulurlar . Gelmemek üzere bir daha sözleşirler ...
Onlan oraya cezbeden kudret , Kur'ân'ın belagatidir . Dinledikleri ayetlerin muhtevasını inkâr etmiş olsalar da o ayetleri dinlemekten vazgeçemezler .
Medine'ye hicret esnasında Efendimiz ( sav ) ile Hz . Ebu Bekir ( ra ) Sevr mağarasına gizlenmişken Ebu Cehil ve avenesi de ayak izlerini oraya kadar takip ederler , ondan öteye yol bulamazlar . Takipten vazgeçerler . Aralarında şöyle bir konuşma