Ahmet Cemal. Çanakkale cephesinde sağ kolunu kaybetmiş, tekrar savaşamayacak olmanın üzüntüsüyle Porsuk Çayı yakınlarında bir köye yerleşen bir İstanbullu, bir “Yaban”. Kendini “Yaban” olarak adlandırmaktadır çünkü hem köylüler ona yabanlığını hissettirir hem de kendisi ne kadar onlar gibi giyinse, yaşasa, konuşsa da onlar gibi düşünemeyeceğini bilir. Romanda köylü-aydın çatışması kurgusal düzlemde ele alınarak realizmden etkilenmiştir. Olay örgüsü ve karakterler kurgu içerisinde tamamen romana sindirilmiştir. Mehmet Ali, Zeynep Kadın, Emine, Süleyman, Bekir Çavuş, İsmail, Salih Ağa, Emeti Kadın ve Hasan unutulmayacak karakterler olarak karşımıza çıkmaktadır. Anadolu’yu ve Anadolu köylüsünü küçümsediği iddiaları ise realizme dayalı gözlemciliğin doğal bir yansımasıdır. Ayrıca Ahmet Cemal, köylünün geri kalmışlığının sebebi olarak da yıllardır bu topraklardaki insanlara süregelen ilgisizliği görür ve köylüyü suçlamaz. Romanın sonunda Ahmet Cemal’in köylü ile içsel hesaplaşması romanda en etkilendiğim bölümdü.