Parça parça sözlerle bir bütün haline getirilmiş bir düşünce anıtı gibiydi. Her biri farklı alan ve farklı kelimeler ile inşa edilse de benzer yapıtlar ortaya çıkartıyordu. Şimdi, ilginç görüp; kitabın üzerinde bazı tartışmalar yaşadığım bazı aforizmaları paylaşacağım:
6.Aforizma: ‘‘İnsanoğlunun gelişiminin kesin sonuca ulaşacağı an, sürekli yinelenip durur. Devrimci düşünsel hareketlerin geçmiş bütün her şeyin geçersiz olduğunu ilan etmeleri bunun için doğrudur, henüz hiçbir şey olup bitmemiştir çünkü.’’ (s.6) >Bir kültür, devamlı olarak, yeniden mi kurulur ? Bir süreç içinde uygulanan, söylenen ve onaylanan şeyler varsa mutlaka içerisinde doğrular vardır. Tamamen atmak veya kurtulmak yanlıştır. Bu, yozlaşmadır.
51.Aforizma: ‘‘İnsan, içinde yok edilemez bir şeyin varlığından sürekli emin olmadan yaşayamaz; ancak gerek bu yok edilemez şey gerekse de bu güven kendisinden daima gizli olabilir. Bu sürekli gizliliğin kendini açığa vurma yollarından biri, kişisel bir tanrıya inançta kendisini gösterir.’’ (s.51) > Tevfik Fikret’in vurguladığı inanmak ihtiyacıyla benzer bir düşünce. İnsanı merkeze alıp, tanrıyı da onun yarattığını söylemek… Peki, sizce bu kadar mükemmel bir insanı/organizmayı olasılıkların yarattığını kabul edip, ondan daha üstün bir konumda olan Allah’ı kabul etmemek; beşerden ve kainattan münezzeh bir Yaratıcı yerine olasılıkların-bir düzenleyen olmadan- mükemmel bir şekilde birleşmesini mutlak inanç kabul etmek mantıklı mı? Bilincini ve zihnini kullanarak göremeyen birine insan denir mi ?
62.Aforizma: ‘‘Tinsel bir dünyadan başka bir şeyin bulunmadığı gerçeği elimizden umudumuzu alır, ama bize bir güvence sunar.’’ (s.63) > Buradaki ‘‘Güvence’’ ölümün bir son olmaması, ölümden sonra yeni bir hayatın başlayacak olmasıdır. Zira, bir son olarak görüldüğünde,
''Sadece hayatın bizi zehirlediği kadar yaşayabiliyoruz. Ayrıldığımız an tüm bunların yanılgı, aptalca bir yanılgı olduğuna şahit oluyoruz. Bunda komik veya nükteli bir durum yok, sadece acımasız ve aptalca.''
''Rien ne forme un; eune homme cumme une liaison avec une femme comme il faut.''
(Genç bir adamı hiçbir şey düzgün bir kadınla irtibat kurmak kadar şekle sokamaz.)