bir elimde full şeker bastırılmış limonata bir elimde fıstıklı poğaça bakırcılar çarşısının tüm yüzükçülerini gezdikten sonra alaybey camisine doğru beş yaşındaki kız neşesi ile yürürken birkaç saat önceki moodumla eve gitseydim geceye kadar iyi bir şiir çıkardı dedim gendi gendime.
Reklam
'Ruhun gerçekten karanlıklar içine düştüğü gecede saat daima sabahın üçüdür' Sabahın Üçü Gianrico Carofiglio
1000Kitap
Susunca şarkılar, susunca bir bir Her saat başında hatırla beni Aşkına kul ise mahkum bu kalbim Her saat başında, her saat başında hatırla beni Yaralıdır gönlüm binbir yerinden Kahreder hasretin beni derinden Sen övün bu aşkın son eserinden Her saat başında, her saat başında hatırla beni Maziye dalarken gülleri koklarken hatırla beni 🎶🎶🎶
Günaydın 🌸 Güneş gökyüzünü nasıl aydınlatıyorsa, bugün de umutlar kalbimizi aydınlatsın. Her yeni saat huzur, her yeni an mutluluk getirsin.
1000Kitap
S:129
Çocuklar... Benzi sarı, boynu bükük, saçları kırpılmış çocuklar... İkinci Dünya Savaşı yıllarında karneyle alınan çeyrek ekmekle (iki dilim kadar) yirmi dört saat idare etmek için yarı aç, yarı tok büyüme uğraşı veren çocuklar... Devamlı azarlanan, kafası hurafe bilgilerle doldurulan, yanlışında yönlendirilmeyen, doğru yaptığında cesaret-lendirilmeyen, sevgiden, şefkatten yoksun çocuklar... Aile bütçesine on beş yirmi kuruş katkıda bulunmak için yemenici, kunduracı, kalaycı, berber, terzi, bıçakçı dükkânlarına çırak verilen, biraz güçlü olanlarına amelelik yaptırılan çocuklar... Çaputtan bebesi, "kavluk"tan (keçi ve koyunların idrar torbası) topu, bilye alamadıkları için "kıstirik"le (çocukların kendilerinin çamurdan yaptıkları bilye) mil oynayan çocuklar... Ki onlar, günümüzün son kuşağı yaşlı insanlar... Benim de mensubu bulunduğum, çocukluğu 1930'lu, 1940'lı yıllarda geçen bu kuşak, yokluk ve sıkıntı yıllarında gösterdikleri tahammül ve uyguladıkları tasarrufla bugünkü nisbî refahın temelini atmıştır. Bir Şehrin Beş Hali Kadir Üredi
Reklam
Reklam