Funda'dan...
Eğer takdir-i ilahi tecelli eder de, biz o meşhur 'ruh ikizimle' köşe kapmaca oynarken ben terk-i diyar eylersem, aşka vasiyetimdir: ​Arkamdan 'Ah ne nahif, ne talihsiz bir aşık passed away...' diye fısıldaşmayın. Bilakis, o bir türlü yollarımızın kesişmediği faniye sağlam bir sitem gönderin. Benden ona miras olarak sadece bir adet 'çalar saat' kalsın; zira zamanlama konusunda tam bir felaket kendisi! Benim yerime bol bol gülün, hayatın tadını çıkarın. Eğer o sevgili bir gün adımı duyup 'Tüh be, kaçırmışım' derse; ruhumun onun rüyasına girip gıdıklayacağını da şimdiden buraya not düşüyorum.
KISA KISA KİTABIMDAN ALINTILAR... SÜLEYMANİYE VAKFI'NIN YATSI NAMAZI VAKTİNİN SONU İLE İLGİLİ GÖRÜŞÜ HAKKINDA Bir kişi veya ekolün önemli bir konudaki yoğun uygulanan büyük bir yanlışa dikkat çekip isabetli olması (imsak meselesi) bütün meselelerde isabet ettiği ve uyulması gerektiği şeklinde algılanmamalıdır. "Falan ayeti herkes yanlış anladı ben doğru anladım ve herkes yanlıştadır" şeklindeki çıkışlara da itidalli yaklaşmalıyız. İsra suresi ve Hud suresindeki namaz vakitlerinin çok çok net olmadığı ve tefsirlerde çok sayıda farklı yorumların olduğu herkesin malumu ve kabulüdür. Sayın Bayındır'ın dediği kadar bir kesinlik olsaydı böylesi bir yanlış, böylesi yoğun kabul ve uygulama ile hayat bulamazdı diye düşünüyorum. Allah saatler vererek namaz vakitlerini keskin şekilde belirtmemişse bu işi bu kadar büyütmemeli diyorum. Süleymaniye Vakfı imsakiyelerinde yatsı sonu diye (dar bir aralık) saat belirtip ümmeti huzursuz etmeyi uygun bulmuyor ve mevcut genel uygulamayı kabul ediyorum. İmsak meselesi bir kesimce (ben dahil) tartışmasız doğru kabul edilip tereddütsüz uygulanırken, imsak konusunda vakfı haklı görenler cenahında, yatsı konusunda aynı konsensüsün olmadığını tahmin ediyorum. Bahse konu imsakiyelerin “yatsı namazı sonu” kısmı olmadan basılmasını daha isabetli buluyorum. METİN SEVİL, Kısa Kısa - Sosyal Medya Tadında, Sayfa: 53
Reklam
Seni bir saat ileri almışlar beni bir saat geri…
Müzik
Saat bozuldu diye zaman durmaz Kimsenin yokluğu bizi bozmaz Hayırlı cumalar 🥀🥀🥀
youtu.be/l2vdU2VTwVQ?si=... Yanlış saat bile günde iki defa doğruyu gösterir derler ya işte onun ıspatı. Kişiliğini karakterini sevmem ama söylediklerinde hiç bir yanlış yok. Yaptığı videolarda normal bir ülke de hükümetler devrilirdi ama bizde kimse utanmadı yapılanlardan. Çocuklara tarikat yurtlarında tecavüz edildi aileden sorumlu devlet başkanı çıktı bi kereden bişey olmaz dedi toplumdan ses çıkmadı. Adana yüreğirde yine kız öğrenci tarikat yurdunda yangın çıktı ve yaşları 11 ilâ 12 yaşlarında çocuklar diri diri yandı ama aslında o çocuklar yakıldı. Bu çocukların hamile kaldığı raporlarını ortaya çıkaran hemşire cezaevine atıldı kimse haber bile yapmadı. Şimdi bu toplum müslüman öyle mi ? Sanırım Allah bizim toplumu lanetledi ve bi kenara itti görmek istemiyor bu toplumu.
Akşam karanlığında yılbaşı günü öncesi falandı. Yıl 2022 falan. Yürüyorum saat sekiz gibi. İşlek bir caddede dükkanların önünde yürüyordum. Arkamdan bir erkek beni takip ediyor gibi gelmişti. Dedim ki "hayal gücüm." İki adım attım ve yan tarafımdan yürümeye başladı. Adımlarımı hızlandırdım. Aniden önüme çıktı. "Pardon! Yurda giriş saatiniz kaçtı? Beni duymadınız galiba" dedi. Şöyle bir süzdüm. Benden birkaç yaş küçük birine benziyordu. Zayıftı. Boyu da çok uzun değildi. İki çaksam yere düşerdi. Bir şey yaparsa ağzını yüzünü kırarım diye düşündüm. Yurda giriş saatini söyleyip yürüdüm. Çocuk beni yine takip etti. Gidip marketten iki tane içecek aldım. Enerji içeceğiydi. "Sen beni neden takip ediyorsun?" dedim. Sustu. Cevap vermedi. Ben de enerji içeceğinin birini uzattım. Parka doğru yürüdü arkamdan. Parka gelince durdum. Niye beni takip ettiğini tekrar sordum. İnsanlarla sohbet etmeyi sevdiğini söyledi. Ona insanlarla sohbetin böyle başlatılmayacağını söyledim. Yaşını öğrendim. Ben o yıl 21 yaşındaydım. O da 19 yaşındaymış. Daha üniversiteye gitmiyormuş. Instagramımı istedi. O yıl önüme geleni eklerdim ve zaten hesabım bomboş gibiydi. Sallamadım. Takipleştik. Sonra ben yürüyüşe gideceğim dedim. Gittiğim yerde kimse yoktu. Bu da takip etti. O da yürüdü. Sonra döneceğimi söyledim. Gece açık olan kütüphaneye gideceğimi söyledim. Şarj aletimi yurttan almam gerekiyor diye söylendim. Bu da gelmek istedi. Evi de yürüyüş yerine yakınmış. Gidip o da şarj aleti aldı. Gidiyoruz kütüphaneye doğru. Bu anneannesinin evine gidip makarna yemeyi önerip duruyor. Anladım ki bu çocukta var bir şey. Neyse kütüphaneye gittik. Bu kez saçımla oynamaya çalıştı. Bir güzel eline vurdum. Yapmamasını söyledim. Sonra kütüphane önüne yürüyeceğim diye çıktım. Bu yine makarna yemeye anneannesine
1000Kitap
Reklam
Reklam