"İnsan bahtiyar anlarından ziyade felaket zamanlarında -bir saat evvel sonuna ermek için olmalı- vaktin geçtiğini anlamakta bir nevi teselli arıyor."
Çayımı saat beş buçukta içerim, tereyağlı kızarmış ekmeğimi de kimse için soğutmam.
1000Kitap
Reklam
Uslu uslu dinler, gelir kurarlar, yuvarlak, saat gibi, kedi gözleri gibi, yuvarlak kafasının iğneli çenesini yerleştirirler ağır ağır, dikkatli dikkatli, dönen yuvarlak plağın üstüne. İki plak var çok sever, elleri ayakları oynar hep dinlerken. Arada bir kurgusu biter gramofonun, ses genişler, aptallaşır, susar. Gene gelirler, kurarlar. Kadınlar vardır, sesleri titrek, dalgalı; kayıp durur bu sesler, ama düşmez, yuvarlanmaz. Bunların içinden çın çın, tın tın, teneke teneke gelen sesler, sonra hışırtılar. Niye birden bu hışırtılar çıkar, bilinmez.
Sayfa 51 - Metis Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Ne sandın ki..
Aşklar telef olup gider sokak köpeği gibi gitsin. Harcansın..
Sayfa 376·Kitabı okuyor
hep böyle süreceği sanılır bu gül hikâyesinin hep böyle sürer gerçi amma bir gün sonu değişir
Sayfa 374·Kitabı okuyor
ben hep acemiyimdir aşk kafiyesinde..
Sayfa 372 - deltada·Kitabı okuyor
Reklam
Reklam