Uslu uslu dinler, gelir kurarlar, yuvarlak, saat gibi, kedi gözleri gibi, yuvarlak kafasının iğneli çenesini yerleştirirler ağır ağır, dikkatli dikkatli, dönen yuvarlak plağın üstüne. İki plak var çok sever, elleri ayakları oynar hep dinlerken. Arada bir kurgusu biter gramofonun, ses genişler, aptallaşır, susar. Gene gelirler, kurarlar. Kadınlar vardır, sesleri titrek, dalgalı; kayıp durur bu sesler, ama düşmez, yuvarlanmaz. Bunların içinden çın çın, tın tın, teneke teneke gelen sesler, sonra hışırtılar. Niye birden bu hışırtılar çıkar, bilinmez.