Çağırın Şekspir'i, bir sahne kursun, birçok insanları giydirsin kuşatsın, kavga ettirsin, seviştirsin, konuştursun. Garblı bunu gözüyle görsün, birkaç saat seyretsin o zaman anlıyacaktır. Fakat bir de Fuzûlîye soralım: Bu piyesi sonuna kadar seyretmeye tahammül edemez bile. O bunu hayatta görmüş, tetkik etmiş, süzmüş, hulasasını çıkarmış ve hükmünü vermişti.
Bir gün sabah sabah kapıyı
vursam,
-Kim o? dersin uykulu
sesinle içerden.
Saçların dağınıktır, mahmur-
sundur.
Kim bilir ne güzel
görünürsün sevgilim,
Bir sabah vakti kapıyı çalsam,
Uykudan uyandırsam seni..
Açgözlüyü elini pençe gibi kullanmasından, har vurup harman savuranı her şeye boş veren elinden, tedbiri elden bırakmayanı sakin, şüpheciyi titreyen eklemlerinden tanırsın...