Puan vermedi·192 syf.··
2026 5. kitabı
Modern kapitalizmin birey üzerindeki etkisinin, özellikle “karakter” kavramı üzerinden incelendiği bu kitapta; günümüz ekonomik düzeni, insanlardan uzun vadeli bağlılık, sabır ve istikrar yerine sürekli değişim, esneklik ve kısa vadeli uyum beklemektedir. Sennett’in temel sorusu şudur: Sürekli yeniden başlayan bir çalışma ve yaşam düzeni, insanın karakterini nasıl etkiler? Cevabı nettir: Süreklilik kayboldukça karakter de aşınır. İnsan, geçmişiyle bağ kuramayan, geleceği planlamakta zorlanan ve sürekli uyum sağlamak zorunda kalan bir yapıya sürüklenir.
Karakter AşınmasıRichard Sennett · Ayrıntı Yayınları · 20221,041 okunma
Puan vermedi·144 syf.··
2026 56. kitabı
Hz. Yusuf'un hayatını sadece kıssa olarak değil; günümüzün yönetim, ekonomi ve ahlâk anlayışı açısından da değerlendiren güzel bir çalışma. Yazar, kuyu ile saray arasındaki yolculuğun aslında sabır, sadakat ve tevekkül yolculuğu olduğunu akıcı bir üslupla anlatıyor. Özellikle Hz. Yusuf'un maliye bakanlığı vazifesini ele alırken; liyakat, emanete riayet ve kriz yönetimi gibi konuları Kur'ân perspektifinden açıklaması dikkat çekici. Kitap, sadece bilgi vermekle kalmıyor; okuyucuyu kendi hayatını muhasebe etmeye de sevk ediyor. Kuyuya düşse de ümidini kaybetmeyen bir kulun, Allah'ın takdiriyle nasıl zirveye çıkabileceğini hatırlatıyor. Kıssa okumayı sevenlere, Hz. Yusuf'un hayatını çağdaş meselelerle birlikte tefekkür etmek isteyenlere tavsiye edebileceğim faydalı bir eser.
Hz. Yusuf'un Hayatı ve Maliye Bakanlığı MeselesiAhmed Kalkan · Maruf Yayınları · 202310 okunma
Reklam
10/10
·64 syf.··
2026 14. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 14:40
Sanırım bu yazarın kitaplarına hep 10 puan vericem. Kısacık öykülerle uzatmadan, lafı dolandırmadan söyleyen bir anlatımı var. Kitaba gelecek olursak başlangıç, bitiş ve özet cümlesi “Sende bir şişman görüyorum.” Sokakta yaşayan oldukça asi öfkeli bir genci anlatıyor. Bir Sumo ustası ile tanışıyor. İşte hayatının kırılma noktası. Başlangıçta ona karşı da önyargılıyken sonrasından hayatını tamamen değiştirecek kişi oluyor ve ona yakın biri çıkıyor. Onun sayesinde içindeki yükleri bırakıyor ve hafifliyor. Kendini buluyor diyebiliriz. Hayatına sabır, denge geliyor. Sonunda annesine öfkesi de geçiyor. Özellikle mektup detayları çok güzeldi. Kitabın sonu da çok hoş bitti. Aynı cümle farklı bir yerde kullanıldı. İncelememi kitaptan beğendiğim bir sözle bitireyim. “Bulutların arkasında her zaman bir gökyüzü vardır.”
Şişmanlayamayan SumocuEric Emmanuel Schmitt · Doğan Kitap · 20121,112 okunma
Puan vermedi·504 syf.··
2026 25. kitabı
·
29 saatte okudu
·
Okunma: 03 Mayıs 2026 20:16
Bu destanın bence en ayırt edici yanı, insanın kader karşısındaki çaresizliğine bir karşı çıkış olarak zekasıyla karşılaştığı engelleri aşabilmesinin işlenmesi. Kahramanlık, bu destanda yalnızca fiziksel güçle özdeşleştirilmez, aynı zamanda zeka, sabır ve stratejiyle ilişkilendirilir. Odysseus tanrılar tarafından bahşedilmiş, doğuştan gelen niteliklerle değil, baş etmeyi yaşayarak, deneyimleyerek öğrenir. Harekete geçer, risk alır: "...insan atılgan olmalı başarmak için bir işi..." (s. 114). Machiavelli'nin bayılacağı cinsten biri. Bu destanı siyasal olarak okumak da zor değil, Homeros sık sık iyi hükümdarın öneminden dem vurur: "bilirsin sen de, uşakların kaderidir yaşamak korku içinde, hele hizmet ettikleri efendileri akılsız olursa." (s. 237). Emek verenle emekten yararlanan arasındaki eşitsiz ilişkiden söz etmekten de geri durmaz: "...asıl biz çekeriz bu ak dişli domuzların kahrını, oysa bizim emeğimizi başkaları sömürür hiç korkmadan..." (s. 247). Yalnızca kralları, kahramanları okumayız destanda, gündelik hayatın gerçekliği canlı bir şekilde yansıtılır. Kahramanda gördüğümüz bir başka özellik de tek başına yiğitliği yeterli bulmaması, ittifak kurmaya, dayanışmaya ihtiyaç duymasıdır: "Zordur bir sürü insana karşı koyması bir tek insanın, ne kadar yiğit olursa olsun, yenerler onu." (s. 274). Bireysel kahramanlığın sınırlılığını, başkalarıyla birlikte hareket etmenin zafere götüreceğini belirtirken Homeros, Bauman'ın neoliberal bireycilik eleştirisine geçmişten bir ışık yakar. Bauman okuduğunda (eğer okuduysa) bu satırların altını çizmiştir muhtemelen.
OdysseiaHomeros · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20187,2bin okunma
Puan vermedi·200 syf.··
2026 244. kitabı
Erich Fromm, psikoloji ve felsefeyi muazzam bir potada eriterek aşkı, sevgiyi ve insan ilişkilerini modern dünyanın o bencil tüketim çarkından söküp alıyor. Sevginin kendiliğinden gerçekleşen, şansa bağlı ya da sadece "doğru insanı bulduğumuzda" aniden parlayan edilgen bir duygu olmadığını; aksine bilgi, emek, sabır ve disiplin gerektiren aktif bir sanat olduğunu savunuyor. Fromm, kapitalist sistemin insanı yalnızlığa ve yabancılaşmaya ittiğini, modern bireyin bu varoluşsal yalnızlıktan kaçmak için sevgiyi bir "pazar nesnesi" gibi tükettiğini açık yüreklilikle gözler önüne seriyor. Gerçek sevgiyi yaşayabilmenin ön koşulunun insanın önce kendi bütünlüğünü sağlaması, yani kendi kendine yetebilmesi ve kendini tanıması olduğunu vurguluyor. Kitap boyunca kardeşlik sevgisi, anne-baba sevgisi, erotik sevgi, öz-sevgi ve Tanrı sevgisi gibi sevginin farklı katmanlarını incelerken; her birinin temelinde özen, sorumluluk, saygı ve bilgi unsurlarının bulunması gerektiğini anlatıyor. *Sevme Sanatı*; sadece romantik ilişkilerin karmaşasına ışık tutmakla kalmayan, bireyin dünyayla ve toplumla kurduğu bağı da kökten sorgulayan felsefi bir başucu eseridir. Sevmeyi pasif bir kapılma hali olarak görenlere karşı, onun her gün yeniden üretilmesi gereken bilinçli bir yaşam pratiği olduğunu kanıtlayan evrensel bir kılavuz.
Sevme SanatıErich Fromm · Say Yayınları · 20207,8bin okunma
Ged'in Gölgesi!
9/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2026 16. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 00:00
Yerdeniz Büyücüsü, Ursula K. Le Guin'in 1968 yılında yayımlanan fantastik romanıdır. Bu eser, yazarın Yerdeniz serisinin ilk kitabıdır. Bu, Le Guin'den okuduğum üçüncü kitap oldu. Daha önce Anlatış ve Mülksüzler'i büyük bir beğeniyle okumuştum. Yazarın bilimkurgu türündeki bu iki romanından sonra, Yerdeniz serisine de hiç düşünmeden başlama kararı aldım. İyi ki de başlamışım. Çünkü Yerdeniz Büyücüsü, büyümeyi, bilgeliği ve büyü dünyasını anlatan, farklı ve etkileyici bir eser olarak bende kalan etkisi yoğun oldu. Roman, yazarın kurguladığı Yerdeniz adlı adalar dünyasında geçiyor. Dikkatimi çeken noktalardan biri de Yerdeniz haritasının bizzat Ursula K. Le Guin tarafından hazırlanmış olmasıydı. Böyle bir harita oluşturmak bile başlı başına emek, sabır ve hayal gücü gerektiren bir uğraş. Bu harita sayesinde yazarın yarattığı dünyayı ne kadar önemsediğini ve ona gerçeklik duygusu kazandırmak için gösterdiği çabayı hissetmek mümkün. Dikkatimi çeken bir başka konu ise Yerdeniz serisinin, daha sonra yazılan bazı ünlü fantastik eserlere ilham verdiğiydi. Özellikle Harry Potter serisine yapılan benzerliklerden okuduğum ve dinlediğim pek çok yazıda da söz ediliyordu. Harry Potter dünya çapında çok tanınan ve sevilen bir seri olmasına rağmen, Yerdeniz Büyücüsü'nün aynı ölçüde bilinmemesi doğrusu beni biraz üzdü. Çünkü okudukça, bu eserin fantastik edebiyatın önemli yapıtlarından biri olduğunu hissettim. Ancak Yerdeniz Büyücüsü'nü benim için özel kılan şey, büyülerden çok insanın kendi yarattığı gölgesiyle yüzleşme olayını anlatması oldu. Romanın kahramanı Ged, olağanüstü yeteneğe sahip genç bir büyücü adayıdır. Güçlüdür, zekidir ve öğrenmeye son derece heveslidir. İlk büyücülük derslerini kendisini büyüten teyzesinden alır. Gont Adası'nda yaşayan Duny, henüz bir yaşındayken
İnceleme
Yerdeniz BüyücüsüUrsula K. Le Guin · Metis Yayınları · 20249,5bin okunma
Reklam
Reklam