Bizlerle ilgili en çarpıcı olgulardan biri olsa olsa şu olabilir; hepimiz doğal bir donanımla binlerce hayat yaşamak üzere dünyaya geliriz, ama eninde sonunda sadece tek bir hayat yaşamış oluruz.
“Cinayet soruşturması sadece bir katili bulma faaliyeti değildir. Sayıları kişilerden, işlemleri olaylardan oluşan karmaşık bir matematik problemini çözmek de değildir. Doğrudan insanı anlama uğraşı, yaşamak için doğru yöntemi bulma çabasıdır."
Ve ortalık öyle bir nizamsızlık ve plânsızlık bataklığına dönmüş bulunuyor ki, zifiri karanlıkta önden ve arkadan patlatılan, sıkılan kurşunların namlu alevinden başka bir şey görünmüyor, karaltı, karaltı üzerine ateş ettiğinden fazla bir şey bilmiyor; kime, niçin ve ne maksatla hangi netice uğrunda çullandığından haberli bulunmuyor. Haber ve plân, sadece, haklarında gençlik kelimesi yerine «küfür devşirme» tabirini kullanabileceğimiz (robot)larda... Plânları da açık:Karanlığı büsbütün yoğunlaştırmak, memleketi birbirine katmak, her karaltının karşısına bir başka karaltı dikmek, böylece bir aile çatısı altında ana, baba, oğul ve kız kardeşi bile birbirini teşhis edemez hâle getirmek, hükûmet ve idare zaafını tımarhanelik dereceye çıkarmak ve böyle bir vasat içinde, dışardan takviyeli, hattâ fiilen himayeli ihtilâl gününü kollamak...