Bugün bir kez daha fark ettim ve farkında olmayanlar için yinelemek istiyorum bu sözlerimi. Hayatı o kadar çok vurdum duymaz yaşıyorsunuz ki, yaşıyoruz ki, etrafınızda kimi etkilediğine hiç bakmıyorsunuz. Kendi affınıza sığınıp sürekli beklenmedik bir yerden sizi tasdik etmelerini istediğiniz insanlar arıyorsunuz. Yapmayın. Çünkü kimse sizi tasdik etmeyecek. Kimse yaptıklarınızı haklı bulmayacak. Eğer haksızlık varsa ortada, eğer bir drama dönüyorsa. Sadece bırakın. Ve izleyin. Çünkü drama maymunların sahnelediği bir tiyatro oyunudur. Ve izlediğiniz drama tiyatrosunda maymunlar birbirini acımasızca yerler. Kendinizi dramaya atmayın. Kısacası; "Maymun olmayın." Sağlıcakla.
Patladı çoktan içim. Ama ölmedim. Çünkü biz, zihinleri ile misket oynayanlar, beyinlerini uçurtma niyetine uçuranlar, toprağın yiyemediği plastikler gibiyiz. Herkes ölür, biz kalırız. Ne ölü , ne de diri.
Kinyas ve Kayra, sadece bir kitap değil günümüz sözde "modern" dünyasın da çoğu saçma ideolojiye karşı baş kaldıran bir sanat eseridir. Bazı okuyanlar şöyle düşünüyor "Depresif ve gereksiz distopik bir evrenin bulunduğu bir kitap." Ama benim düşündüğüm ve gördüğüm o depresifliğin altında yatan "Harekete geç artık!" mesajının çok iyi verilmiş olması. Kinyas ve Kayra sadece bir kitap değil! Neden mi? Çünkü bu kitap da bir ideoloji var oda "Ya insan ol, ya da yaşayan bir ölü." Toplumun bunaltısı ve manipülasyonunu gördükten sonra hayata çok daha farklı açıdan bakmaya başlamış 2 karakter. İşte bu beşeri nizamın çökmesini isteyen bir kitap ve ideolojidir.