"Hani hep bir yuva aradık ya kendimize, hani evimizi hiç yuva olarak görmedik, hani hep kaçmak istedik... Hani birileri hezarlıklarda uyudu ya bu yüzden. Belki de hepimiz burada yanıldık ve kaplumbağalar haklıydı; yuvamız dört duvarı olan bir yığını ya da dizlerinde yatmak istediğimiz anne babalarımız değildi... Kendi zihnimizin içiydi daima ve biz de en çok bu yüzden kaçtık. Kafalarımızın içindeki düşünceler mahvetmedi mi bizi, herkesle savaşıp kendi kendimize yenilmedik mi?"