Saadet Özkan

Saadet Özkan
Sadece okuduğum kitapları paylaşıyorum Instagram @saadetozkan_
Puan vermedi
@filikakitap_ sayesinde tanıdığım @devrimdemirkocak ‘tan okuduğum ilk kitap “Yağmurdan Sonra Bahardan Önce” . Edebi yönünden ziyade kendi kişisel tarihimle örtüşen mekanları , olayları ve kişilerinin tanıdıklığı ile gönlümü çeldiİçinden Ankara geçen romanlara olan tutkum bilinir .Edebiyat nasıl da yakışıyor canım Ankara’ma . Mustafa Suphi’yle yakın yaşlardayız muhtemelen, Mustafa Suphi ismini ve hikayesini ilk kez lisede duymuştum , kızıl saçlı , ufak tefek bir çocuk olan Mustafa Suphi’den … Sonra Dil -Tarih mezunu olarak Abdi İpekçi parkı , Batıkent otobüslerinin kalktığı Sezenler Sokak , hazırlık ve YL ‘yi geçirdiğim Cebeci Kampüsü ve Kurtuluş ParkıKaçak binmenin inanılmaz bir haz verdiği banliyö treni …Maltepe -Demirtepe arası …Çok az gittiğim Mamak …Beni aldı , 90’ların sonu 2000’lerin başına götürdü.Kalbim sızlaya sızlaya okudum. . E bir de toplumsal travmalarımız .Peş peşe patlayan bombalar. Sahi biz hiç kaygısız , huzurlu yaşadık mı ? . Yurt Apartmanı , kentsel dönüşümün eşiğinde bir eski apartman.Yeni kiracıları İnci ve babası Mesut , Ankara Garı’nda gerçekleşen patlamanın yaralarını sarmaya çalışırken Mustafa Suphi ve diğer bina sakinleriyle de tanışırlar .Oysa gemide kaçak yolcular da vardır ; dil bilmez , işsiz , yuvasız mülteciler . Sıkıcı meslekler sıralamasında en üst sıralarda yer alan muhasebecilik ile iştigal eden Mustafa Suphi’nin renksiz ve sıradan hayatı bu yeni komşularıyla bambaşka bir yöne akacak , kalbi de bir başka çarpacaktır . Yakın tarihi, tanık olduğumuz olayları artık edebiyatta görmek hem heyecan verici hem üzücü .Bildiğimiz bir şeyleri romanlarda görmenin sevinci yaşlanmanın hüznüne karışıyor .Bir taraftan da unuttuğumuzu sandığımız olaylarla karşılaşmanın sıkıntısı …Seviyorum güncel edebiyatı takip etmeyi . Tabi ki eleştirilerim de var
Yağmurdan Sonra Bahardan ÖnceDevrim Koçak · Everest Yayınları · 202530 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Balıkçı !
Puan vermedi
Ortaokuldayken , rengarenk opak çoraplar giyen çılgınca bir Türkçe öğretmenim olmuştu kısa bir süreliğine…Ege’den Denize Bırakılmış Bir Çiçek kitabını okutmuştu bize, hala durur baba evindeki kütüphanedeBen o kitabı evire çevire defalarca okudum, özellikle bazı öykülerini…Sonra zaman içinde Aganta Burina Burinata , Mavi Sürgün ve diğerleri…Hatta üniversitede bir dergi için yazılar hazırlarken ilk yazım yine Halikarnas Balıkçısı üzerineydi Okuduğumuz bir kitap, bir isim nerelere götürüyor bizi …Ya ben nasıl tutkun olmayayım edebiyata! . Mavi Sürgün ‘ü de bir yıl önce almışım , kısmeti bugüneymiş.Aslında biraz şaşırttı beni , ben Bodrum’da bir sürgün hayatı beklerken kitabın ikinci yarısından sonra başlıyor Bodrum hayatı .Bu arada Bodrum ismini şövalyelerin inşa ettiği Saint Peter Kalesinden alıyormuş .Petrium olmuş Bodrum ! . Kitap ,yazarın İstanbul’daki , minyatürler tezhipler yapıp gazetelerde yazılar yazdığı günlerde başlar.Üsküdar’da , kıt kanaat yaşayan evli ve bir çocuk babasıdır. Bugünlerde yazdığı bir yazı yüzünden İstiklal Mahkemesinde yargılanmak üzere Ankara’ya götürülür.İdam beklerken Bodrum’da kalebentlik cezasına çarptırılır ve 4 ay kadar süren bir yolculuğun ardından Bodrum’a varır.Ev tutup avludan denizi gördüğü , kumları avuçladığı anlat eminim edebiyat tarihine geçecektir. 1,5 yılın ardından cezasını tamamlamak üzere İstanbul’a gönderilir ancak asıl sürgün şimdi başlamıştır. . Cezası dolar dolmaz Bodrum’a koşar , artık birlikte anılacakları dönem başlar ve 25 yıl boyunca, çocukları büyüyüne kadar Bodrum’da kalır.Bodrum ‘u adeta cennete çevirir.Avrupa’dan fidanlar , tohumlar getirtir.Turunçgiller , çiçekler,palmiyeler onun sayesinde köklendi Bodrum’da. Sürgün Cevat Şakir’i tekrar doğurdu ve Halikarnas Balıkçısı adıyla ölümsüzleştirdi . Kitabı
İnsan ve Hayat
Mavi SürgünHalikarnas Balıkçısı · Bilgi Yayınevi · 20222,113 okunma
Çehov’dan Bir Novella
Puan vermedi
Klasikleri okumayı severim uzun bir ara verdiysem koşa koşa giderim onlara!Çehov’un yeri ayrı zaten .İnsanın her hali aradan geçen bunca zaman rağmen Çehov öykülerinde öyle canlı ve tanıdık ki hala şaşırıyorum . . Düello, çok severek okuduğum Hafriyat’ta geçiyordu, kitapların okuru başka kitaplara yönlendirmesi şahane bir olay değil mi? . 124 sayfalık bir novella Düello, yaklaşık 1,5 günde okudum. Kafkasya’da küçük bir şehirde evli bir kadın ile yaşayan Layevski ki kendisi eğitimli bir aristokrat, ilişkisi, kadınlara olan düşkünlüğü, çevresine iskambil oyunları öğretmesi ve alkole alıştırması gibi nedenlerle eleştiriliyor, hor görülüyor. Tam karşısında zoolog Von Karen ise bilim odaklı ve akılcı bir tavırla yaklaşmakta çevresine , Layevski’den tiksinmektedir , bu karşılıklı negatif duyguları onları bir duelloya sürükleyecektir. . Din adamlarini temsilen Diyakoz ve Doktor Samoylenko en sevdiğim kişiler oldu.Çehov ise bence tüm karakterlerini seviyor, onlara eşit yaklaşıyor. Ve insanlardan umudunu kesmiyor, çarenin yine insanlarda olduğundan adeta emin . Puşkin,Lermantov,Tolstoy ,Shakespeare , Spencer gibi yazarların yaptığı göndermeler çok güzeldi . O dönemin toplumsal ahlak anlayışı da ortaya koyuyor ama Nadejda Fedorovna ‘ya yönelik eleştiriler canımı epey sıktı kadının en entellektüel fikirleri Layevski tarafından küçümsenenir, yapabilecekleri ve yetenekleri ciddiye alınmaz. Kıyafetleri, temizlik anlayışı acımasızca eleştirilir. Rahatsız ediciydi. . Rus edebiyatındaki bu isim sorununu nasıl aşacağız . Her yönüyle çok sevdiğim bir Çehov eseri oldu sevgiyle tavsiye ederim
Edebiyat
DüelloAnton Çehov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20221,294 okunma

Saadet Özkan

, bir kitap okudu
8/10
·232 syf.··
2026 2. kitabı
Elena Ferrante
7.4/10 · 455 okunma
15 Yıllık Evlilik Bir Günde Sona Erer Mi?
8/10
·232 syf.··
2026 2. kitabı
Elena Ferrante yazdığı için mi sevdim yoksa her türlü sever miydim? Bilmiyorum. . İlk yarı su gibi aktı ama tam yarısında Olga’nın adeta kaybolduğu, hayal ile gerçek arasında savrulduğu yerde biraz tıkandım. Oğlunun ve köpeğinin eş zamanlı hastalığı, Olga’nın bir türlü doğru hamleleri yapamaması nefesimi kesti …Biraz ara vermek istedim. Adeta boğdu beni, ama bu sayfaları geçince yine aktı .Sanki kitaba be Olga’nın hayatına güneş doğdu . 15 yıllık evliliği , eşinin aniden ayrılmak istemesiyle biten Olga , iki çocuk ve bir köpekle ne yapacağını bilemez bir halde kalıverir.Üstelik kocasını sevmekte eve döneceğini ummaktadır. Ancak ihanete uğradığını ve kadını eski komşuları , 20 yaşındaki Carla olduğunu öğrenmek onu büyük bir zihinsel ve duygusal karmaşaya sürükler. . Beni en çok sarsan Olga’nın yalnızlığıydı.Bir de aslımda bir ilişki sırasında kendimizi ya da eşimizi ne kadar tanıdığımızı bilmiyor oluşumuz.Hangi yüzümüzü gösteriyor , neleri gizliyoruz acaba? Örneğin kibar ve sakin Olga’nın ayrılık haberiyle birlikte kullandığı argo dil çok rahatsız ediciydi. . Bir de çocuklarıyla ilişkisi inişli çıkışlı , yorucu , kaygı vericiydi. . En sevdiğim, etkilendiğim yer ise Carrano ‘nun sahnede devleştiği , mütevazı tavırlarının altına gizlediği müzisyenliği ile Olga ‘yı büyülemesiydi . . Mesleki anlamda Olga’nın yazma çabası içinde olduğu görülüyor .Ne kadar ilerledi bilemem ama 3 dile hakim olması sayesinde bulduğu iş çok iyi oldu doğrusu . Velhasıl sevdimElena Ferranta kitapları sıralamamda Napoli Romanları ve Karanlık Kız’dan sonra üçüncü sıraya oturdu . Yer yer depresif ve tetikleyici olsa da ( özellikle çocuklarının bakımını tek başına üstlenen anneler için) sevgiyle tavsiye ediyorum
Edebiyat
Sen Gittin GideliElena Ferrante · Everst Yayınları · 2017455 okunma