Klasikleri okumayı severim uzun bir ara verdiysem koşa koşa giderim onlara!Çehov’un yeri ayrı zaten .İnsanın her hali aradan geçen bunca zaman rağmen Çehov öykülerinde öyle canlı ve tanıdık ki hala şaşırıyorum .
.
Düello, çok severek okuduğum Hafriyat’ta geçiyordu, kitapların okuru başka kitaplara yönlendirmesi şahane bir olay değil mi?
.
124 sayfalık bir novella Düello, yaklaşık 1,5 günde okudum. Kafkasya’da küçük bir şehirde evli bir kadın ile yaşayan Layevski ki kendisi eğitimli bir aristokrat, ilişkisi, kadınlara olan düşkünlüğü, çevresine iskambil oyunları öğretmesi ve alkole alıştırması gibi nedenlerle eleştiriliyor, hor görülüyor. Tam karşısında zoolog Von Karen ise bilim odaklı ve akılcı bir tavırla yaklaşmakta çevresine , Layevski’den tiksinmektedir , bu karşılıklı negatif duyguları onları bir duelloya sürükleyecektir.
.
Din adamlarini temsilen Diyakoz ve Doktor Samoylenko en sevdiğim kişiler oldu.Çehov ise bence tüm karakterlerini seviyor, onlara eşit yaklaşıyor. Ve insanlardan umudunu kesmiyor, çarenin yine insanlarda olduğundan adeta emin
.
Puşkin,Lermantov,Tolstoy ,Shakespeare , Spencer gibi yazarların yaptığı göndermeler çok güzeldi
.
O dönemin toplumsal ahlak anlayışı da ortaya koyuyor ama Nadejda Fedorovna ‘ya yönelik eleştiriler canımı epey sıktı kadının en entellektüel fikirleri Layevski tarafından küçümsenenir, yapabilecekleri ve yetenekleri ciddiye alınmaz. Kıyafetleri, temizlik anlayışı acımasızca eleştirilir. Rahatsız ediciydi.
.
Rus edebiyatındaki bu isim sorununu nasıl aşacağız
.
Her yönüyle çok sevdiğim bir Çehov eseri oldu sevgiyle tavsiye ederim