Sabahattin Ali İçimizdeki Şeytan adlı eserinde, "İnsan dünyaya sadece yemek, içmek, koynuna birini alıp yatmak için gelmiş olamazdı. Daha büyük ve insanca bir sebep lazımdı." diyor.
Musa (as)'da vaktiyle kavmine şöyle demişti: Ey kavmim! Nefislerinizi öldürün. Nefsinizle hareket etmeyin, nefsinizi eğitin.
Evet insanı, insan yapan şey bu değil midir? İnsanı diğerlerinden ayıran şey.
Yoksa insan bu dünyada yiyip içmekten başka, nefsini geçici zevklerle oyalamaktan başka bir şey yapmazsa diğer varlıklardan farkı ne o zaman?
İşte Sabahattin Ali'nin aradığı ve insanca diye nitelediği bu sebebi bakın Yüce Rabbimiz Kur'an'da nasıl açıklıyor :
وَمَا خَلَقْتُ الْجِنَّ وَالْاِنْسَ اِلَّا لِيَعْبُدُونِ
"Ben cinleri ve insanları ancak bana kulluk etsinler diye yarattım."
İşte insanın var oluş gayesi. Yaratılış sebebi..
Ne mutlu var oluş gayesini bilen ve bu uğurda yaşayanlara...
Ordu'nun Akkuş ilçesinde bulunan tarihi ahşap camiinden bir kaç kare paylaşmak istedim. İçeriye adım atar atmaz çok güzel bir ahşap kokusu karşıladı bizi. Kürsü, mihrap ve minbere selam verdikten sonra üst kata çıktık. Üst kattaki manzara daha güzeldi. El dokuması kilim ve halılarla kaplı zeminde attığımız her adımda adeta tahtalar ezgi mırıldanıyordu. Vel hasıl biz çok sevdik, çok beğendik. İçinde iki rekat namaz kıldık. Yolunuz düşerse ziyaret edin, namaz kılın..☺️
En büyük bela, belaya alışmaktır. Alışmayalım, Gazze'de çocukların ölmesine. Alışmayalım, masum insanların katledilmesine. Alışmayalım, ekranlarda düşen bombaları hissizce seyretmeye.
Hz İbrahim'in yanan devasa ateşine, söndüremeyeceğini bile bile su taşıyan karınca misali, safımız belli olsun..
Unutmayalım! Rabbimiz bize sadece yaptıklarımızın hesabını sormayacak. Yapma imkanımız varken, yapmadıklarımızdan da hesaba çekileceğiz.