beni intihara sürükleyen kitap halbuki yaşamak isterim
Celal Uslu
@cuslu
·
Her kitaba bir renk addedecek olursak; Vantablack -2014 yılında geliştirilmeye başlanan rengin üretimi sonuçlandı. Işığın %99'unu hapseden yeni renk, nano teknolojiyle hayata geçti. Renk olarak: siyahtan daha siyahtır -rengi kitabı kendiliğinden sahiplenir, tencere yuvarlanıp kapağını bulmuş olurdu.
Exponansiyel biçimde artan ve tüm kaynakları tüketmek için birbirleri ile ezeli rekabet içerisinde olan dünya nüfusu, toprağın-doğanın-suyun-havanın-insanın sömürüsü, tahribatı ağır olan savaşlar, faşizm, milliyetçilik, militarizm, sırtımızdan inmeyen parazit ruhban sınıfı, gelenekler, insan eliyle kutsallaştırılan ahlak tarzımız, dogmatik fikirler, psikolojik atalet... -her küme kendisinin alt kümesidir yasası gereğince- alt küme elemanları olsun ve insanı da sabit fonksiyon olarak ele alalım (bilinen tarihten asla ders çıkarmadığına göre sabit olarak kabul görebilir) evrensel küme içerisinde kalan bölgede yaşanan etkileşimlerden kaynaklı varoluşçuluktan muzdarip insan ortaya çıkabilir. Bunu anlıyorum ama Albert farklı, diğer varoluşçuları tüketmeden bu adama bulaşmayın.
Her satırını okurken -aklımdan, istemsizce- Hasan H. Korkmazgil - Ağustos Şiiri'nden bir kesit olan "yüreğim sızlıyor bu roman iyi bitmeyecek" mısrası geçti. Albert bey, amiyane tabiriyle geri vitessiz anlatarak, lamı cimi yok bu işin diyor ve beyninizin kıvrımlarına kadar size çektiği acısını hissettiriyor.
Diyeceksiniz ki; hiç mi çıkar yolu yok bu karanlıktan, -yazarımıza göre- artık çok geç ama şerh olarak koyduğu 3 yasası var. (Daha detaya girmesini beklerdim.) Spoiler vermemek adına geçiyorum.
Denenmesi yolunda seve seve gönüllü olacağım bir çıkış noktası var, değinmeden geçemeyeceğim. Eril düzenin felaketten başka bir şey getirmeyeceğine ve savaş, sömürü, yıkım olarak kendini kanıtlama peşinden