ömür hanımla tanıdım şükrü erbaşı.. ve sonrasında anlattıklarına karşı merakım başladı. bu kitaptaki deneme yazıları ile tam olarak aradığımı buldum diyebilirim. düşüncelerini yazıya döküş biçimi, fikir dünyası sanki benim içimden, benim ruhumdan dökülmüş hissiyatı verdi. ben yazmış olsam böyle bir şey çıkardı, çıkmasını isterdim, dedim. kendime en yakın bulduğum kalemler arasında şükrü erbaş benim için.
yaralı bir geçmiş, çaresiz bir şimdi, ama hep ışıyıp duran bir gelecek. sevginin ve inancın olduğu yerde, iç yaşantının dünyadan büyük olacağını sessizce biliyorsunuz. böyle olunca da bir derviş tevekkülü ile sürgüne de, geçmişe de, geleceğe de şifalı sözler büyüteceksiniz. siz denizseniz, uzak-yakın bütün acıları göğsünüzde uyutursunuz; adanızı merhametli bir hasretle kucaklarsınız. yoksa dünya denen, zaman denen bir hoyratlık sizin iyiliğinizi bir nefeste tüketecektir.