Bir zamanlar öylesine saftım ki yüksek mevkilerde oturan iyi evlerde yaşayan, öğrenim görmüş ve bankalarda hesapları olan insanları saygıdeğer kimseler sanırdım.
Sosyopatların çevre ve koşullar tarafından şekillendiğini, ancak psikopatlığın doğuştan geldiğini okuduğumu hatırlıyorum. Manipülatif doğaları, pişmanlık duymamaları, başkalarına zarar vermekten keyif almaları genetikti, önceden belirlenmişti. Sevme, şefkat, anlayış kapasitesi olmayan bir adama mı aşık oldum? Benimle fiziksel ve duygusal olarak oynamaktan keyif alan birine? Gerçekten bu kadar mı muhtaçtım? Bu kadar mı saftım?
"Bir zamanlar öylesine saftım ki; yüksek mevkilerde oturan, iyi evlerde yaşayan, öğrenim görmüş ve bankalarda hesapları olan insanları saygı değer kimseler sanırdım."
"Eskiden bilginin bir şeyleri açıklığa kavuşturacağına inanacak kadar saftım, ama anladım ki bazı şeyler dizi dizi söz ve anlam katmanlarının ardında, günlerin ve saatlerin, unutulmuş, kurtarılmış ve elden çıkarılmış isimlerin ardında kalmış ve yaranın varlığını bilmek onu açığa çıkarmaya yaramıyor."
Sayfa 62 - Harfa Yayınları, İngilizceden Çeviren: Deniz Koç·Kitabı okuyor
O kadar saftım ki, yaşadığımız tüm sıkıntıların büyük, güzel sonuca doğru giden yolda ufak tefek pürüzler olduğuna inanmıştım.
Ancak çok fena yanılmıştım.