Ortalık hâlâ aydınlıktı, ama artık akşam oluyordu. Odada derin bir sessizlik vardı. Hatta merdivenlerden bile hiçbir ses gelmiyordu. Yalnız uçarken cama çarpan bir sineğin vızıltısı duyuluyordu. En sonunda bu, dayanılmaz bir hal aldı: Raskolnikov, birdenbire doğruldu, divana oturdu ve sordu: "Eee, söyleyiniz bakalım, ne istiyorsunuz?
Yabancı adam sakin bir gülümseyişle şu tuhaf cevabı verdi: "Ben zaten uyumadığınızı, sadece uyur gibi yaptığınızı anlamıştım, İzin veriniz de kendimi tanıtayım: Adım Arkadi Ivanoviç Svidrigaylov'dur.